lunedì 21 settembre 2026

İtalya’da İtalyan veya AB vatandaşıyla aile birleşimi: Türkiye’den D vizesi, nulla osta ve 5 yıllık oturum

İtalya’da yaşayan bir İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşıyla kalıcı olarak birleşmek isteyen Türk vatandaşları için uygulanacak prosedür, yabancı bir vatandaşla yapılan klasik aile birleşiminden farklıdır. En önemli farklar şunlardır: belirli aile üyeleri için Sportello Unico per l’Immigrazione’dan “nulla osta” alınmaz, uzun süreli yerleşme amacıyla ulusal D tipi aile vizesi kullanılır ve İtalya’ya girişten sonra verilecek oturum belgesinin türü, İtalyan veya AB vatandaşının hukuki durumuna göre değişir.

Türkiye’den hangi vize alınır?

1 Haziran 2024’ten itibaren, İtalya’da kalıcı olarak yaşayan bir İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşının yabancı aile üyesi İtalya’ya aile birleşimi amacıyla yerleşecekse, kısa süreli turistik Schengen vizesi yerine “motivi familiari” gerekçeli ulusal D tipi vize talep edilmesi gerekir. Bu vize 365 gün süreli ve çok girişli olarak düzenlenir.

2026 yılında İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu ve İzmir Konsolosluğu da vize kategorileri arasında “Motivi familiari – congiunti cittadini UE” başlığını açıkça göstermektedir. Bu nedenle Türkiye’den yapılacak başvurularda vize kategorisinin doğru seçilmesi önemlidir. İtalya’ya yalnızca üç aydan kısa süreli aile ziyareti amacıyla gidilecekse farklı olarak kısa süreli Schengen rejimi uygulanır.

Kimler bu kolaylaştırılmış aile prosedüründen yararlanabilir?

D.Lgs. 30/2007’nin 2. maddesi uyarınca bu rejim esas olarak İtalyan veya AB vatandaşının eşi, bir AB üyesi devlet hukukuna göre tanınmış kayıtlı partneri, 21 yaşından küçük doğrudan çocukları veya ekonomik olarak kendisine bağımlı çocukları ile ekonomik olarak kendisine bağımlı anne ve babasını kapsar. Eşin veya kayıtlı partnerin aynı nitelikteki çocukları ve üstsoyu da şartların bulunması halinde bu kapsama girebilir.

21 yaşını geçmiş çocuklar ile anne ve babalar bakımından yalnızca akrabalık bağını göstermek yeterli değildir; ekonomik bağımlılık durumunun da somut belgelerle kanıtlanması gerekir. Konsolosluk, düzenli para transferleri, gelir durumu ve başvuru sahibinin kendi ülkesindeki ekonomik koşulları gibi unsurları değerlendirebilir.

“Nulla osta” gerekiyor mu?

Bu nokta uygulamada en çok karıştırılan konulardan biridir. İtalyan veya AB vatandaşının D.Lgs. 30/2007’nin 2. maddesinde sayılan doğrudan aile üyeleri için, üçüncü ülke vatandaşı bir yabancının ailesini getirdiği klasik aile birleşiminde olduğu gibi Prefettura bünyesindeki Sportello Unico per l’Immigrazione’dan önceden “nulla osta al ricongiungimento familiare” alınması öngörülmez.

Başvuru doğrudan yetkili İtalyan diplomatik-konsolosluk makamına yapılır. Başvuruda aile bağını gösteren medeni hâl belgeleri, İtalyan veya AB vatandaşı aile üyesinin kimlik belgesi, birlikte yaşama veya aile birliğini kurma iradesini gösteren beyan ve duruma göre ekonomik bağımlılığı kanıtlayan belgeler önem taşır. Türkiye’de düzenlenen belgelerin hangi hallerde Apostille, tercüme veya çok dilli nüfus kayıt örneği ile sunulabileceği, belgenin türüne göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Vize ücretsiz mi?

D.Lgs. 30/2007 kapsamındaki doğrudan aile üyeleri için konsolosluk vize harcı alınmaz. Bununla birlikte başvurunun dış hizmet sağlayıcısı üzerinden yapılması halinde, vize harcından farklı olarak başvuru merkezinin hizmet bedeli doğabilir. Bu nedenle “vize ücretsizdir” ifadesi, her durumda hiçbir masraf olmayacağı anlamına gelmez.

İtalya’ya girişten sonra hangi oturum belgesi alınır?

İtalya’ya girişten sonra başvuru sahibinin yalnızca vizeyle kalması yeterli değildir. Kural olarak girişten itibaren sekiz iş günü içinde yetkili oturum prosedürü başlatılmalıdır. Burada önemli bir hukuki ayrım vardır.

İtalyan vatandaş daha önce başka bir AB ülkesinde serbest dolaşım hakkını fiilen kullanmışsa veya aile üyesi başka bir AB vatandaşına katılıyorsa, D.Lgs. 30/2007’de öngörülen AB vatandaşı aile üyesi oturum kartı gündeme gelir. Buna karşılık İtalyan vatandaş İtalya’da yaşayan ve Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım hakkını daha önce kullanmamış bir “cittadino italiano statico” ise, yabancı aile üyesine D.Lgs. 30/2007’nin 23. maddesinin 1-bis fıkrası uyarınca aile nedenli beş yıllık oturum izni verilir.

Bu beş yıllık aile oturumu yenilenebilir ve kanunda açıkça belirtildiği üzere çalışma amaçlı oturum iznine dönüştürülebilir. Dolayısıyla “İtalyan vatandaşıyla evli olmak” her durumda aynı oturum kartının verileceği anlamına gelmez; İtalyan vatandaşın serbest dolaşım geçmişi, düzenlenecek belgenin hukuki niteliğini etkiler.

2026’da Questura başvurularında neden yerel prosedür kontrol edilmeli?

Oturum belgesinin hukuki dayanağı ulusal mevzuattan kaynaklansa da, başvurunun fiilen nasıl teslim edileceği konusunda Questuralar arasında operasyonel farklılıklar görülebilir. Örneğin bazı Questuralar 2026 yılında İtalyan veya AB vatandaşı aile üyelerinin ilk başvuru ve yenilemelerinde posta kitinin kullanılmasını öngörmeye başlamıştır; bazı yerlerde ise farklı randevu kanalları kullanılmaktadır. Bu nedenle İtalya’ya girişten sonra yalnızca genel bilgiye dayanmak yerine, ikamet edilen ilin Questura’sının güncel talimatlarının kontrol edilmesi gerekir.

Pratik olarak en sık yapılan hata

En yaygın hata, İtalya’da yaşayan İtalyan eşin yanına kalıcı olarak taşınmak isteyen kişinin Türkiye’den normal turistik vizeye başvurmasıdır. Kalıcı aile birleşimi amacı varsa doğru kategori ulusal aile vizesidir. Yanlış vize kategorisi başvurunun uzamasına, ek belge talebine veya başvurunun kabul edilmemesine yol açabilir.

İkinci önemli hata, aile bağının bulunmasının tek başına yeterli olduğu düşüncesidir. Özellikle 21 yaş üzerindeki çocuklar ve üstsoy bakımından “bakmakla yükümlülük” şartının ayrıca belgelenmesi gerekir. Ayrıca evlilik veya doğum belgesinin İtalyan makamlarının kabul edeceği biçimde hazırlanması, başvurunun en kritik aşamalarından biridir.

Sonuç olarak, Türkiye’den bir İtalyan veya AB vatandaşıyla kalıcı aile birleşimi planlanıyorsa ilk yapılması gereken klasik yabancı aile birleşimi ile AB/İtalyan vatandaşı aile prosedürünü birbirinden ayırmaktır. Doğru vize kategorisinin seçilmesi, gerekli hallerde ekonomik bağımlılığın belgelenmesi ve İtalya’ya girişten sonra doğru oturum türüne başvurulması, sürecin hukuken sağlam ilerlemesini sağlar.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – materia: Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da işini kaybeden yabancılar: “attesa occupazione” oturum izni, çalışma hakkı ve 2026’daki yeni INPS uygulaması

İtalya’da çalışan bir yabancının işini kaybetmesi, oturum hakkının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. İtalyan göç hukukunda işsiz ...