Sabit Adres Yoksa Oturma İzni de Yok: İdare Mahkemesi Katı Yaklaşımı Onayladı
Lazio Bölge İdare Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararı, oturma izni yenilemelerinde giderek daha katı bir yaklaşımın benimsendiğini açıkça ortaya koyuyor: Gerçek ve doğrulanabilir bir ikamet adresinin bulunmaması, başvurunun reddi için yeterli bir sebep olabilir.
20 Şubat 2026 tarihli ve 3262 sayılı karar (2022/16545 esas numarası) ile Mahkeme, Roma Emniyet Müdürlüğü’nün bir yabancı vatandaşın bağlı çalışmaya dayalı oturma izni yenileme talebini reddetme kararını hukuka uygun buldu.
Kararın tam metnine aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:
Calameo yayını:
https://www.calameo.com/books/008079775ba09cea21301
(Tam bağlantı: https://www.calameo.com/books/008079775ba09cea21301)
Somut olayda idare, başvuru sahibinin gerçek ve denetlenebilir bir ikamet adresine sahip olmadığını tespit etti. Beyan edilen adreste yapılan kontroller sonuçsuz kalmış ve kişi fiilen ulaşılamaz durumda kabul edilmiştir.
Mahkeme, ret kararını hukuka uygun bularak, konut durumunun kesinliği ve istikrarının oturma izninin verilmesi veya yenilenmesi için temel bir şart olduğunu vurguladı. Sadece bir iş sözleşmesine sahip olmak, İtalya’da kalma hakkını otomatik olarak garanti etmez.
Kararda ayrıca yanlış adres beyanı konusunda da net bir tutum sergilenmiştir. Gerçeğe aykırı bir adres bildirilmesi, basit bir şekli eksiklik olarak değerlendirilemez; aksine, başvurunun reddini haklı kılan belirleyici bir unsur olarak kabul edilmiştir.
Bir diğer önemli nokta ise idari işlemlerin, tesis edildikleri andaki hukuki ve fiili duruma göre değerlendirilmesi gerektiği ilkesidir. Bu nedenle, ret kararından sonra sunulan bir konaklama beyanı, önceki eksikliği geriye dönük olarak gideremez.
Bu karar, İtalyan idare hukukunda açık bir eğilimi teyit etmektedir: Entegrasyon yalnızca istihdamla ölçülmez. Konut istikrarı, ülkedeki varlığın izlenebilirliği ve kurallara tam uyum da değerlendirmede belirleyici unsurlardır.
Yabancı vatandaşlar ve hukuk uygulayıcıları açısından mesaj açıktır: Yenileme başvurusu yapılmadan önce konut durumunun doğru, tutarlı ve doğrulanabilir şekilde belgelenmiş olması gerekir. Göç hukukunda idari ayrıntılar çoğu zaman sonucun belirleyicisidir.
Şeffaflık notu: Bu makale, Lazio Bölge İdare Mahkemesi Birinci Ter Dairesi’nin 20 Şubat 2026 tarihli ve 3262 sayılı, 2022/16545 esas numaralı kararının resmi metnine dayanmakta olup, yukarıda belirtilen bağlantıdan yayımlanmıştır.
Avv. Fabio Loscerbo