lunedì 14 settembre 2026

İtalya’da oturum izni makbuzunun süresi dolarsa iş biter mi? 2026’da çalışma hakkı nasıl korunuyor?

İtalya’da oturum izninin verilmesini, yenilenmesini veya başka bir izin türüne dönüştürülmesini bekleyen yabancılar için en önemli pratik sorunlardan biri, fiziki kart henüz çıkmamışken çalışmaya devam edilip edilemeyeceğidir. 2026’da yürürlükte olan kurallar, usulüne uygun başvuru yapıldığını gösteren makbuzun yalnızca idari bir belge olmadığını; belirli şartlarda düzenli ikametin ve çalışma hakkının devamını ispatlayan temel belge olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Başvuru makbuzu neden önemlidir?

İtalya Göç Kanunu’nun 5. maddesinin 9-bis fıkrası, 2025 yılında yapılan değişikliklerden sonra, oturum izninin ilk verilmesi, yenilenmesi veya dönüştürülmesi süresince yabancının hukuki konumunun korunmasını daha açık hale getirmiştir. Kuralın amacı, idarenin işlem süresi nedeniyle kişinin işini kaybetmesini veya kayıt dışı çalışmaya itilmesini önlemektir.

Bu nedenle, oturum izni başvurusunun usulüne uygun şekilde yapıldığını gösteren makbuz, işlemin devam ettiğini kanıtlar. Kanun belirli tek bir makbuz türünü zorunlu kılmaz; önemli olan belgenin başvurunun gerçekten sunulduğunu göstermesidir.

Makbuz üzerinde yazan süre dolarsa çalışma sona erer mi?

Hayır, sadece makbuz üzerinde belirtilen tarihin dolmuş olması iş ilişkisinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. 11 Kasım 2024’ten itibaren elektronik oturum izni başvurularına ilişkin bazı makbuzlarda işlemin azami dokuz aylık bir süresi gösterilmektedir. Ancak bu tarih, idari işlemin fiilen sonuçlandırılmamış olması halinde kişinin kendi kusuru olmaksızın çalışma hakkını ortadan kaldırmaz.

Başvuru halen karara bağlanmamışsa çalışma ilişkisi düzenli şekilde devam edebilir. Yabancının, Questura tarafından yapılabilecek çağrılar için ulaşılabilir olması ve nihai oturum kartı verildiğinde bunu işverene sunması gerekir.

Yeni bir işveren kişiyi makbuzla işe alabilir mi?

Evet. İzin başvurusunun hukuken çalışmaya imkân veren bir prosedür kapsamında olması halinde, işveren başvuru makbuzuna dayanarak işe alım işlemini yapabilir. İşveren veya yetkili aracı, normal işe alımda olduğu gibi UNILAV bildirimini çalışma gününden önce yetkili istihdam merkezine elektronik olarak göndermelidir.

UNILAV formunda oturum belgesinin durumu, somut olaya göre “izin verilmesini bekliyor” veya “yenileme aşamasında” şeklinde gösterilebilir. Ev hizmetlerinde ise gerekli bildirim INPS üzerinden yapılır.

Dönüşüm başvurusu sırasında yeni işe başlanabilir mi?

2026 bakımından özellikle önemli yeniliklerden biri, korumanın oturum izni dönüşüm işlemlerini de açıkça kapsamasıdır. Örneğin mevsimlik çalışma iznini normal süreli veya süresiz çalışma iznine dönüştürmek için başvuran bir kişi, idarenin kararını beklerken şartları mevcutsa yeni ve mevsimlik olmayan işine başlayabilir. Bunun için işverenin gerekli UNILAV bildirimini yapması gerekir.

Bu düzenleme, uzun idari bekleme sürelerinin işçi ile işveren arasındaki yeni iş ilişkisini fiilen engellemesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Başvuru reddedilirse ne olur?

Makbuz, başvurunun olumlu sonuçlanacağını garanti etmez. Oturum izninin verilmesi, yenilenmesi veya dönüştürülmesi talebi reddedildiğinde, bu geçici çalışma dayanağı da kural olarak sona erer. Ret kararına karşı yargı yoluna başvurulması halinde ise, çalışma ve ikamet durumunun devam edip etmediği somut davada verilen tedbir veya askıya alma kararına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Pratik olarak hangi belgeler saklanmalıdır?

Başvuru sahibi, pasaportunu, varsa süresi dolan önceki oturum kartını, posta veya Questura makbuzunu, başvuruya ilişkin diğer belgeleri ve iş sözleşmesiyle ilgili evrakı birlikte muhafaza etmelidir. Özellikle uzun süren işlemlerde, yalnızca makbuzdaki son tarihe bakılarak kişinin artık çalışamayacağı sonucuna varılması doğru değildir.

Sonuç olarak, İtalya’da oturum izninin fiziksel kart olarak henüz verilmemiş olması tek başına çalışmanın durması anlamına gelmez. 2026’da yürürlükte olan sistem, başvurunun usulüne uygun şekilde yapılmış olması ve işlemin halen devam etmesi halinde, verilme, yenileme ve dönüşüm aşamalarında çalışma sürekliliğini korumayı amaçlamaktadır. Ancak makbuz geçici bir belgedir; başvurunun hukuki niteliği ve sonradan verilecek karar her zaman ayrıca kontrol edilmelidir.


Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalyan vatandaşıyla evlilikten sonra vatandaşlık: Türkiye’de yaşayan eşler için 2026 şartları

İtalyan vatandaşıyla evlilikten sonra vatandaşlık: Türkiye’de yaşayan eşler için 2026 şartları

İtalyan vatandaşıyla evlilik, İtalyan vatandaşlığını otomatik olarak kazandırmaz. Başvuru için belirli sürelerin dolması, evliliğin İtalyan nüfus kayıtlarına işlenmiş olması, B1 düzeyinde İtalyanca bilgisinin bulunması ve ceza geçmişi ile güvenlik bakımından engel bulunmaması gerekir. Türkiye’de yaşayan başvuru sahipleri bakımından konsolosluk prosedürü ayrıca özel önem taşır.

Başvuru ne zaman yapılabilir?

Türkiye’de veya başka bir ülkede yaşayan yabancı eş, İtalyan vatandaşıyla evliliğin üzerinden üç yıl geçtikten sonra vatandaşlık başvurusunda bulunabilir. Eşlerin ortak doğmuş veya evlat edinilmiş çocukları varsa bu süre yarıya iner ve bir yıl altı aya düşer. İtalya’da yasal olarak ikamet eden yabancı eş için ise süre iki yıldır; ortak çocuk varsa bir yıla iner.

İtalyan eş vatandaşlığı evlilikten sonra kazanmışsa, süre evlilik tarihinden değil, eşin İtalyan vatandaşlığını kazandığı tarihten itibaren hesaplanır.

Evliliğin İtalya’da kayıtlı olması şarttır

Evlilik Türkiye’de yapılmışsa, vatandaşlık başvurusundan önce evlilik kaydının yetkili İtalyan belediyesinin medeni hâl kayıtlarına geçirilmiş olması gerekir. Bu nedenle yalnızca Türk makamlarınca düzenlenmiş evlilik belgesine sahip olmak yeterli değildir.

Evlilik bağının başvuru sırasında mevcut olması da yetmez. Evlilik veya medeni birlik, vatandaşlık kararının verildiği tarihe kadar devam etmelidir. Karardan önce boşanma, evliliğin iptali veya kişisel ayrılık meydana gelirse başvuru olumsuz sonuçlanabilir. Buna karşılık, başvuru yapıldıktan sonra İtalyan eşin ölmesi, tek başına vatandaşlığın kazanılmasına engel oluşturmaz.

B1 düzeyinde İtalyanca şartı

Başvuru sahibi, kural olarak, Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesine göre en az B1 düzeyinde İtalyanca bildiğini belgelemelidir. Kabul edilen belgeler arasında PLIDA, CILS, CELI, CertIt ve yetkili kurumlarca verilen diğer tanınmış sertifikalar yer alır.

Bazı kişiler ayrıca B1 sertifikası sunmak zorunda değildir. İtalya tarafından verilmiş AB uzun dönem ikamet iznine sahip olanlar, entegrasyon anlaşması kapsamındaki şartları yerine getirmiş olanlar veya mevzuatın kabul ettiği bir İtalyan eğitim kurumundan diploma sahibi olanlar bakımından istisnalar uygulanabilir. Yabancı bir ülkeden alınmış herhangi bir dil kursu belgesi ise otomatik olarak yeterli sayılmaz.

Türkiye’den hangi belgeler hazırlanmalıdır?

Başvuruda kimlik belgesinin yanı sıra doğum kayıt belgesi, gerekli ceza kayıtları, evlilik kaydı ve dil yeterliliğini gösteren belge gibi evraklar sunulur. İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğunun güncel açıklamasına göre Türkiye’de doğan başvuru sahipleri bakımından çok dilli Formul A doğum belgesi kullanılabilir ve bu belge için apostil aranmaz. Türkiye ile İtalya’nın çok dilli medeni hâl belgelerine ilişkin uluslararası sözleşmeye taraf olması bu kolaylığın temelidir.

Ceza kaydı bakımından ise yalnızca Türkiye’deki sabıka kaydı her durumda yeterli olmayabilir. Başvuru sahibinin on dört yaşından sonra ikamet ettiği bazı üçüncü ülkelerden ve sahip olduğu diğer vatandaşlıklara ilişkin ülkelerden de belge istenebilir. Belgelerin düzenlenme tarihi, apostil ve tercüme şartları ayrıca kontrol edilmelidir; özellikle ceza kayıtlarının başvurudan önceki altı ay içinde düzenlenmiş olması önem taşır.

Başvuru nasıl yapılır?

Türkiye’de yaşayan kişi başvuruyu, ikamet ettiği yer bakımından yetkili İtalyan diplomatik-konsolosluk makamına yönelik olarak İçişleri Bakanlığının çevrim içi vatandaşlık portalından sunar. Yurt dışında yaşayan başvuru sahibinin SPID kullanması zorunlu değildir; portal kaydı kendi e-posta adresiyle yapılabilir.

Başvuruda kullanılan e-posta adresi çok önemlidir. Belge tamamlama talepleri, randevular, kabul veya ret bildirimleri ve nihai karar dâhil olmak üzere işlemin önemli aşamaları elektronik olarak bildirilebilir. Bu nedenle başvurudan sonra e-posta ve portal hesabının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.

Ücret ve işlem süresi

Vatandaşlık başvurusu için 250 avro tutarında katkı payı ödenir. Başvuru eksiksiz şekilde yapıldıktan sonra karar süresi kural olarak 24 aydır; bu süre en fazla 36 aya kadar uzatılabilir.

Olumlu karar verilmesi vatandaşlığı hemen doğurmaz. Kararın tebliğinden sonra başvuru sahibinin altı ay içinde İtalyan Cumhuriyeti’ne ve kanunlarına sadakat yemini etmesi gerekir. Bu süre kesin niteliktedir. Vatandaşlık, yemin tarihini takip eden günden itibaren kazanılır.

Pratik açıdan en sık yapılan hata

Türkiye’de yaşayan başvuru sahipleri açısından en sık karşılaşılan sorunlardan biri, evliliğin İtalya’da henüz tescil edilmemiş olması veya Türk belgelerindeki ad, soyad, doğum yeri ve tarih bilgilerinin İtalyan kayıtlarıyla uyuşmamasıdır. Başvuru yapılmadan önce bu bilgilerin karşılaştırılması, varsa isim veya soyisim değişikliklerinin belgelenmesi ve konsolosluk yetki alanının doğru belirlenmesi, uzun gecikmelerin ve belge tamamlama taleplerinin önüne geçebilir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da çalışma için tek izin: 2026’da ilk izin 30 gün, yenileme 90 gün

İtalya’da çalışma amacıyla bulunan veya çalışma vizesiyle ülkeye yeni giren üçüncü ülke vatandaşları için 2026 yılında önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. 16 Nisan 2026 tarihli ve 83 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Avrupa Birliği’nin 2024/1233 sayılı Direktifini İtalyan hukukuna aktararak “permesso unico lavoro”, yani tek çalışma ve oturum izni sisteminin sürelerini ve usul güvencelerini yeniden düzenledi.

Yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe girdi?

Düzenleme 20 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı ve 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarih önemlidir; çünkü yeni süreler ve işverenin bilgilendirme yükümlülüğü bu tarihten itibaren uygulanmaktadır.

Tek çalışma ve oturum izni sistemi özellikle Türkiye gibi Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden İtalya’ya bağımlı çalışma amacıyla gelen kişiler açısından önem taşır. Sistem, çalışma hakkı ile oturum hakkını aynı idari süreç içinde birleştirmeyi amaçlar.

İlk izin için 30 günlük süre

Yeni düzenlemenin en somut değişikliklerinden biri, tek çalışma ve oturum izninin Questura tarafından verilmesi için öngörülen süredir. İtalya’ya çalışma amacıyla giriş yapan yabancı açısından, başvurunun tamamlanmasından sonra tek çalışma ve oturum izninin 30 gün içinde verilmesi öngörülmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: 30 günlük süre otomatik olarak İtalya’ya giriş gününden başlamaz. Kanun, sürenin başvurunun tamamlanmasından itibaren işlemesini öngörür. Eksik belge, tamamlanmamış işlem veya idare tarafından gerekli görülen ek işlemler bulunması halinde başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi önem kazanır.

Bu nedenle çalışma vizesiyle İtalya’ya gelen bir Türk vatandaşının yalnızca pasaportundaki vizeye güvenmesi yeterli değildir. Giriş sonrasında sözleşme, Sportello Unico per l’Immigrazione ve Questura aşamalarının zamanında tamamlanması gerekir.

Yenileme işlemlerinde 90 günlük süre

2026 reformu, oturum izninin yenilenmesine ilişkin süreleri de değiştirdi. Kanunda daha önce 60 gün olarak öngörülen bazı süreler 90 güne çıkarıldı. Yenileme işlemlerinde idari makamın karar süresi de kural olarak 90 gün olarak düzenlenmiştir.

Bu değişiklik, yabancının yenileme başvurusunu son güne bırakabileceği anlamına gelmez. Tam tersine, çalışma ilişkisinin devamı, sosyal güvenlik işlemleri, sağlık hizmetleri, banka işlemleri ve işverenle ilişkiler bakımından başvurunun zamanında yapılması büyük önem taşır. Süresi bitmek üzere olan bir oturum izni varsa, yenileme dosyasının önceden hazırlanması en güvenli yoldur.

Başvuru beklerken çalışma hakkı

İtalyan göç hukukunda izin belgesinin fiziksel olarak henüz teslim edilmemiş olması her zaman çalışma hakkının sona erdiği anlamına gelmez. Usulüne uygun şekilde yapılmış bir ilk izin, yenileme veya dönüşüm başvurusu bulunması halinde, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde başvuru makbuzu yabancının düzenli başvuru yaptığını kanıtlayan önemli bir belgedir.

Bu nedenle işverenin yalnızca plastik oturum kartının üzerindeki son geçerlilik tarihine bakarak çalışanı otomatik olarak işten çıkarması doğru değildir. Başvurunun türü, zamanında yapılıp yapılmadığı, eldeki makbuz ve devam eden idari süreç birlikte değerlendirilmelidir.

İşveren artık yabancı çalışanı bilgilendirmek zorunda

Yeni düzenleme işveren açısından da açık bir yükümlülük getiriyor. İşveren, çalışma için gerekli nulla osta süreciyle ilgili olarak idareden aldığı her iletişimi yabancı çalışana zamanında bildirmek zorundadır.

Bu hüküm pratikte önemlidir. Geçmişte bazı çalışanlar, işverenin veya aracının aldığı bir bildirimden haberdar olmadıkları için belge tamamlama, sözleşme veya giriş prosedürlerinde süre kaybedebiliyordu. Yeni düzenleme, yabancı çalışanın kendi dosyasının durumundan haberdar olmasını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

30 günlük kural her oturum iznine uygulanmaz

“30 günde oturum izni” ifadesini bütün oturum izinleri için geçerli genel bir kural gibi yorumlamak hatalı olur. Reform özellikle tek çalışma ve oturum izni sistemine ilişkindir. Öğrenci izinleri, uluslararası koruma, özel koruma, geçici koruma ve kanunda ayrı usule tabi tutulan diğer bazı izin türlerinde farklı kurallar uygulanabilir.

Bu nedenle başvurunun hangi hukuki kategoriye girdiği ilk olarak belirlenmelidir. Aynı kişi çalışma hakkına sahip olsa bile, sahip olduğu oturum izninin türü “permesso unico lavoro” kapsamında olmayabilir.

Gecikme olursa ne yapılabilir?

Kanunda bir süre öngörülmüş olması, uygulamada her dosyanın tam olarak o gün içinde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Questura veya diğer yetkili makamlar süreci makul olmayan şekilde uzatırsa, başvuru sahibi dosyanın durumunu yazılı olarak sorabilir, gerekli hallerde resmi bir sollecito veya diffida gönderebilir ve idari gecikmeye karşı hukuki koruma yollarını değerlendirebilir.

Özellikle çalışmanın devamı, aile birliği, sağlık hizmetleri veya yurtdışına çıkış gibi somut hakların gecikmeden etkilendiği durumlarda dosyanın sadece beklemeye bırakılması yerine hukuki durumun aktif biçimde takip edilmesi daha doğru olur.

Türk vatandaşları için pratik sonuç

Türkiye’den İtalya’ya çalışma vizesiyle gelen veya İtalya’da çalışma amaçlı oturum iznini yenileyen kişiler açısından 2026 reformunun temel sonucu daha açık süreler, işveren açısından daha fazla şeffaflık ve yabancı çalışan açısından daha belirgin usul güvenceleridir.

Ancak tek başına “30 gün” veya “90 gün” rakamlarına bakmak yeterli değildir. Başvurunun hangi tarihte tamamlandığı, hangi izin türüne ilişkin olduğu, eksik belge bulunup bulunmadığı ve başvuru sahibinin elindeki makbuzların niteliği her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalyan veya AB vatandaşı aile bireyine katılmak: Türkiye’den hangi aile vizesi alınmalı?

İtalya’da yaşayan bir İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşının Türk vatandaşı olan eşi, çocuğu ya da bakmakla yükümlü olduğu ebeveyni, aile birleşimi amacıyla İtalya’ya yerleşmek istediğinde normal turist vizesiyle hareket etmemelidir. Mevcut sistemde, kalıcı aile birleşimi amacı taşıyan başvurular için ulusal D tipi “aile nedenleri” vizesi öngörülmektedir. Bu ayrım özellikle Türkiye’den yapılacak başvurularda önemlidir; çünkü kısa süreli ziyaret ile İtalya’da aile hayatını sürekli olarak kurma amacı hukuken farklı prosedürlere tabidir.

Kimler bu aile vizesinden yararlanabilir?

İtalya’da uygulanan temel düzenleme 6 Şubat 2007 tarihli ve 30 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’dir. Bu düzenlemenin 2. maddesinde, İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşının belirli aile bireyleri açıkça sayılmıştır.

Bunlar öncelikle eş; İtalyan hukukunca evliliğe eşdeğer kabul edilen kayıtlı birliktelikteki partner; 21 yaşından küçük doğrudan çocuklar ile yaşı ne olursa olsun ekonomik olarak bağımlı çocuklar; ayrıca ekonomik olarak bağımlı anne ve babadır. Aynı kurallar, gerekli koşullarda eşin veya kayıtlı partnerin çocukları ve üst soyu bakımından da uygulanabilir.

Bu nedenle her akrabalık ilişkisi otomatik olarak bu özel rejime girmez. Örneğin yetişkin bir çocuk 21 yaşını geçmişse, çoğu durumda ekonomik bağımlılığın somut biçimde gösterilmesi gerekir. Benzer şekilde anne veya babanın da yalnızca akrabalık bağını değil, gerçek ve süreklilik taşıyan ekonomik bağımlılığı ortaya koyması gerekebilir.

Uzun süreli yerleşme için turist vizesi yeterli değildir

1 Haziran 2024’ten itibaren İtalya’da yerleşik bir İtalyan veya AB vatandaşının aile bireyi, İtalya’ya aile birleşimi amacıyla geliyorsa ulusal D tipi “motivi familiari” vizesine başvurmalıdır. Bu düzenleme 2026 yılında da yürürlüktedir ve İstanbul’daki İtalya Başkonsolosluğunun güncel vize kategorileri arasında da “Motivi familiari – congiunti cittadini UE” başlığıyla yer almaktadır.

Buradaki temel ölçüt seyahatin gerçek amacıdır. Kişi yalnızca birkaç haftalık veya kısa süreli bir aile ziyareti yapacaksa, Schengen C tipi kısa süreli vize rejimi uygulanmaya devam eder. Ancak amaç İtalya’ya taşınmak, eşle veya aile bireyiyle sürekli birlikte yaşamak ve İtalya’da ikamet kurmak ise doğru kategori ulusal D tipi aile vizesidir.

Sportello Unico’dan “nulla osta” alınması gerekir mi?

Hayır. Bu prosedürü, üçüncü ülke vatandaşı olan bir yabancının kendi yabancı eşini veya ailesini İtalya’ya getirmesi için kullanılan klasik ricongiungimento familiare prosedürüyle karıştırmamak gerekir.

İtalyan veya AB vatandaşının, 30/2007 sayılı düzenlemenin 2. maddesinde yer alan aile bireyleri bakımından Sportello Unico per l’Immigrazione tarafından verilen klasik aile birleşimi nulla osta’sı aranmaz. Vize başvurusu doğrudan yetkili İtalyan konsolosluk makamı önünde yürütülür.

Bu fark pratik açıdan önemlidir. Normal yabancı-yabancı aile birleşiminde gelir, konut uygunluğu ve Prefettura nezdindeki nulla osta süreci merkezi öneme sahipken, İtalyan veya AB vatandaşının aile bireyi için hukuki dayanak ve prosedür farklıdır.

Başvuruda hangi belgeler önemlidir?

Başvuruda geçerli seyahat belgesi, vize başvuru formu, fotoğraf ve aile bağını kanıtlayan medeni hâl belgeleri temel unsurlardır. İtalyan veya AB vatandaşı olan aile bireyinin de İtalya’daki ikametini, vatandaşlığını ve başvuru sahibiyle olan aile bağını gösteren bir beyanı ve kimlik belgesini sunması gerekir.

Ekonomik bağımlılığın kanunen gerekli olduğu durumlarda, yalnızca soy bağının ispatlanması yeterli olmayabilir. Düzenli para transferleri, ekonomik destek, başvuru sahibinin kendi gelir durumu ve bu desteğin temel ihtiyaçların karşılanması bakımından gerçek önem taşıdığını gösteren belgeler belirleyici olabilir.

Türkiye’de düzenlenen nüfus ve medeni hâl belgelerinin İtalya’da kullanılabilmesi için, belgenin türüne göre apostil, tercüme ve konsolosluk tarafından talep edilen diğer şekil şartlarının dikkatle kontrol edilmesi gerekir. Başvuru öncesinde İstanbul Başkonsolosluğu veya yetkili İtalyan temsilciliğinin güncel belge listesinin esas alınması özellikle önemlidir.

Vize alındıktan sonra İtalya’da ne yapılır?

Ulusal aile vizesi İtalya’ya giriş hakkı sağlar; ancak uzun süreli hukuki statünün tamamlanması için İtalya’daki oturum işlemlerinin de yapılması gerekir.

İtalyan vatandaşının “statik” aile bireyi ile AB serbest dolaşım hakkını kullanmış bir İtalyan ya da başka bir AB vatandaşının aile bireyi aynı belgeye tabi olmayabilir. Uygulamada, İtalyan vatandaşının serbest dolaşım hakkını kullanmadığı durumlarda beş yıllık elektronik aile oturum izni; AB serbest dolaşım rejiminin uygulandığı durumlarda ise AB vatandaşı aile bireyi için beş yıllık elektronik ikamet kartı söz konusu olabilir.

Başvurunun hangi kanaldan yapılacağı da yerel Questura uygulamasına göre kontrol edilmelidir. Nitekim 2026 yılında bazı Questure, İtalyan vatandaşlarının ve AB vatandaşlarının aile bireylerine ilişkin ilk başvuru ve yenileme işlemlerinde posta kiti kullanımına yönelik yeni operasyonel düzenlemeler yayımlamıştır. Bu nedenle vize alınmış olması, İtalya’ya geldikten sonraki idari işlemlerin otomatik olarak tamamlandığı anlamına gelmez.

Kısa ziyaret ile aile birleşimini baştan ayırmak gerekir

Türk vatandaşları açısından en sık yapılan hatalardan biri, İtalya’da yaşayan İtalyan eşin veya AB vatandaşı aile bireyinin yanına yerleşme planı olduğu hâlde başvuruyu sıradan turistik ziyaret gibi kurgulamaktır. Oysa kısa ziyaret ile kalıcı aile birleşimi farklı hukuki amaçlara ve farklı vize kategorilerine dayanır.

Başvurunun en başında gerçek amacın doğru belirlenmesi, hem vize aşamasında hem de İtalya’ya girişten sonraki oturum işlemlerinde gereksiz gecikme ve uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyicidir. Özellikle evlilik, çocuk bağı veya ekonomik bağımlılık gibi unsurların yalnızca mevcut olması değil, gerektiğinde doğru ve tutarlı belgelerle ispatlanabilmesi gerekir.


Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

domenica 13 settembre 2026

Türk vatandaşları için İtalya Schengen vizesinde 6 aydan 5 yıla kademeli çok giriş sistemi

İtalya’ya turistik, aile ziyareti, iş veya başka bir kısa süreli amaçla sık seyahat eden Türk vatandaşları açısından Schengen vizesinin süresi büyük önem taşır. Avrupa Komisyonu’nun 15 Temmuz 2025 tarihli C(2025) 4694 sayılı kararı, Türkiye’de ikamet eden ve vize başvurusunu Türkiye’de yapan Türk vatandaşları için çok girişli kısa süreli vizelerde daha elverişli, kademeli bir sistem getirmiştir. Bu sistem 2026 yılında da uygulanmakta olup, önceki vizelerini kurallara uygun kullanan başvuru sahiplerinin 6 aylık vizelerden 5 yıla kadar uzanan çok girişli vizelere ilerleyebilmesine imkân tanımaktadır.

Sistem kimlere uygulanır?

Yeni kademeli sistem, Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşlarının Türkiye’deki Schengen ülkeleri konsolosluklarına yaptığı kısa süreli vize başvurularına uygulanır. Dolayısıyla İtalya’ya yapılacak kısa süreli seyahatler için Ankara, İstanbul veya yetkili diğer İtalyan konsolosluk makamları nezdinde yapılan başvurular da bu çerçevededir.

Bununla birlikte düzenleme, mesleki faaliyetleri kapsamında vize başvurusu yapan ağır vasıta sürücülerine uygulanmaz. Ayrıca Türkiye’de ikamet eden ancak Türk vatandaşı olmayan diğer vizeye tabi ülke vatandaşları da bu özel kademeli sistemin kapsamında değildir.

İlk aşama: 6 aylık çok girişli vize

Başvuru sahibi daha önce aldığı bir vizeyi kurallara uygun şekilde kullanmış ve bu önceki vizenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde yeni başvurusunu yapmışsa, giriş koşullarının da sağlanması hâlinde 6 ay geçerli çok girişli vize verilmesi öngörülmektedir.

Buradaki önemli nokta, önceki vizenin yalnızca alınmış olmasının yeterli olmamasıdır. Vizenin hukuka uygun kullanılmış olması gerekir. Başka bir ifadeyle, izin verilen kalış süresinin aşılmaması, seyahat amacına aykırı kullanım bulunmaması ve sınır kurallarına uyulmuş olması sonraki başvurular açısından doğrudan önem taşır.

İkinci aşama: 1 yıllık çok girişli vize

Başvuru sahibi daha önce 6 ay geçerli bir vizeyi usulüne uygun kullanmışsa ve bu vizenin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yeni başvuru yaparsa, diğer giriş koşullarının da mevcut olması şartıyla 1 yıl geçerli çok girişli vize öngörülmektedir.

Bu nedenle geçmiş seyahatlerin belgelenmesi, önceki pasaportların ve eski vize etiketlerinin korunması pratik açıdan önemlidir. Konsolosluk makamının önceki vize kullanımını değerlendirebilmesi için seyahat geçmişinin açık ve tutarlı olması gerekir.

Üçüncü aşama: 3 yıllık çok girişli vize

Bir önceki aşamada 1 yıl geçerli vizeyi kurallara uygun kullanan kişi, bu vizenin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yeni başvuru yaparsa 3 yıl geçerli çok girişli vize sistemine geçebilir.

Bu aşama özellikle İtalya ile düzenli ticari, mesleki veya ailevi ilişkisi bulunan kişiler açısından önemlidir. Ancak uzun süreli çok girişli vize verilmesi, kişinin İtalya’da üç yıl kesintisiz kalabileceği anlamına gelmez. Vizenin geçerlilik süresi ile Schengen alanında izin verilen fiilî kalış süresi birbirinden farklıdır.

Dördüncü aşama: 5 yıllık çok girişli vize

Başvuru sahibi daha önce 3 yıl geçerli vizeyi hukuka uygun şekilde kullanmışsa ve bu vizenin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yeniden başvurursa, 5 yıl geçerli çok girişli vize verilmesi öngörülmektedir.

Bu, özellikle yıllardır düzenli biçimde Schengen bölgesine seyahat eden ve önceki vizelerinde ihlal bulunmayan Türk vatandaşları açısından önemli bir kolaylıktır. Bununla birlikte her yeni başvuruda temel giriş koşullarının yeniden mevcut olması gerekir.

5 yıllık vize, 5 yıl İtalya’da kalma hakkı vermez

En çok karıştırılan konulardan biri budur. Çok girişli Schengen vizesinin 1, 3 veya 5 yıl geçerli olması, sahibine bu süre boyunca kesintisiz olarak İtalya’da veya Schengen bölgesinde kalma hakkı vermez.

Kısa süreli Schengen vizelerinde temel kural, her 180 günlük dönem içinde en fazla 90 gün kalıştır. Bu nedenle uzun süreli çok girişli bir vize, esasen vize geçerlilik süresi içinde tekrar tekrar seyahat etme imkânı sağlar; fakat her seyahatte ve her 180 günlük referans döneminde 90 günlük sınır ayrıca hesaplanmalıdır.

90/180 kuralının ihlali yalnızca mevcut seyahatte sorun yaratmakla kalmaz; daha sonraki vizelerin süresi ve hatta yeni vize başvurusunun sonucu üzerinde de olumsuz etki yaratabilir.

Pasaport süresi vize süresini sınırlar

Kademeli sistemde teorik olarak 1, 3 veya 5 yıllık vize hakkı doğsa bile pasaport süresi buna izin vermiyorsa vize daha kısa düzenlenir. Avrupa Komisyonu kararına göre, öngörülen vize süresi pasaportun geçerlilik süresini aşacaksa, çok girişli vizenin geçerliliği pasaportun sona ermesinden üç ay önce bitecek şekilde belirlenir.

Bu nedenle özellikle 3 veya 5 yıllık aşamaya gelmiş kişilerin yeni vize başvurusundan önce pasaportlarının kalan geçerlilik süresini kontrol etmeleri önemlidir.

Kademeli sistem otomatik ve koşulsuz bir hak değildir

Karar, önceki vizelerini usulüne uygun kullanan Türk vatandaşları için daha açık ve elverişli bir sistem kurmuştur. Buna rağmen konsolosluk makamı başvuruyu yine Schengen Sınırlar Kodu ve Vize Kodu çerçevesinde değerlendirir. Geçerli seyahat belgesi, seyahatin amacı ve koşulları, yeterli maddi imkânlar, kamu düzeni ve güvenliği bakımından engel bulunmaması ve ilgili diğer giriş şartları önemini korur.

Ayrıca belirli bir somut olayda gerekli koşulların gelecekte de yerine getirileceği konusunda makul şüphe bulunması gibi Vize Kodu’nda öngörülen durumlarda vizenin geçerlilik süresi kısaltılabilir. Buna karşılık, haklı nedenlerin mevcut olduğu özel durumlarda konsolosluk makamları beş yıla kadar çok girişli vizeyi kademeli sıralamadan bağımsız olarak da verebilir.

Türk başvuru sahipleri açısından pratik sonuç

Bu sistemin en önemli sonucu, önceki vizelerin artık yalnızca geçmişte yapılmış seyahatlerin belgesi olmaktan çıkıp gelecekteki vize süresini doğrudan etkileyen hukuki bir unsur hâline gelmesidir. Bu nedenle vize süresini aşmamak, giriş ve çıkış tarihlerini doğru hesaplamak, eski pasaportları saklamak ve yeni başvuruyu önceki vizenin sona ermesinden sonra öngörülen süreler içinde yapmak önemlidir.

Özellikle İtalya’ya düzenli seyahat eden Türk vatandaşları bakımından, vize başvurusunda yalnızca yapılacak yeni seyahatin belgelerini değil, önceki vizelerin düzenli ve hukuka uygun kullanımını gösteren seyahat geçmişini de sistematik biçimde sunmak uzun süreli çok girişli vize bakımından belirleyici olabilir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da iltica başvurusu yaparken çalışmak: 60 gün kuralı, C3 tarihi ve ret kararından sonra çalışma hakkı

İtalya’da uluslararası koruma başvurusu yapan bir yabancı, başvuru sonuçlanmadan da yasal olarak çalışabilir. Ancak çalışma hakkının ne zaman başladığı, hangi belgenin yeterli olduğu ve Komisyonun ret kararından sonra bu hakkın devam edip etmediği uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.

Çalışma hakkı ne zaman başlar?

İtalya’da uluslararası koruma talebinde bulunan kişi, başvurunun sunulmasından itibaren altmış gün geçtikten sonra çalışabilir. Uygulamada bu süre, Questura’da C3 formunun doldurulduğu tarihten itibaren hesaplanır. Bunun için başvurunun henüz sonuçlanmamış olması ve gecikmenin başvuru sahibine yüklenebilir bir nedenden kaynaklanmaması gerekir.

Dolayısıyla iltica başvurusu yapılmış olmak, ilk günden itibaren normal bir iş sözleşmesiyle çalışma hakkı vermez. Buna karşılık altmış günlük süre dolduğunda, prosedür halen devam ediyorsa başvuru sahibi işçi olarak düzenli biçimde istihdam edilebilir.

Fiziksel oturum kartı henüz çıkmadıysa ne olur?

Uluslararası koruma başvurusunun yapıldığını gösteren ricevuta, yani başvuru makbuzu, geçici oturum izni niteliğindedir. Bu nedenle çalışma hakkının doğduğu tarihten sonra işveren, yalnızca fiziksel kartın henüz basılmamış olmasını gerekçe göstererek işe alımı reddetmek zorunda değildir.

İşverenin yine de normal işe giriş yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir. Çalışan bir iş sözleşmesiyle alınacaksa zorunlu UNILAV bildirimi yapılmalı; ev hizmetlerinde ise ilgili bildirim INPS üzerinden gerçekleştirilmelidir.

Komisyon başvuruyu reddederse çalışma hakkı hemen sona erer mi?

Hayır, her ret kararı çalışma hakkını otomatik olarak aynı gün sona erdirmez. Bölgesel Komisyonun uluslararası koruma başvurusunu reddetmesi halinde, karara karşı süresi içinde yargı yoluna başvurulmuşsa, iltica başvurusuna bağlı oturum izni yenilenebilir veya uzatılabilir. İlk başvurudan itibaren altmış günlük süre geçmişse kişi, yargılama devam ederken mevcut işine devam edebilir veya yeni bir işe başlayabilir.

Bu nokta özellikle önemlidir: Komisyonun olumsuz kararı ile mahkeme kararının hukuki sonuçları aynı değildir. Yargısal başvurunun süresi, usulü ve oturum üzerindeki etkisi somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.

Mahkeme de başvuruyu reddederse

Mahkemenin de olumsuz karar vermesi halinde, iltica başvurusuna bağlı oturum izni kural olarak artık yenilenemez ve bu izne bağlı çalışma hakkı da sona erer. Cassazione aşamasında başvuru yapılması ve kararın icrasının durdurulmasının talep edilmesi gibi durumlarda ise hukuki sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir. Bu aşamada dosyanın bireysel olarak incelenmesi özellikle önemlidir.

İltica oturum izni çalışma iznine çevrilebilir mi?

Uluslararası koruma başvurusu nedeniyle verilen oturum izni, yalnızca kişinin bir iş bulmuş olması nedeniyle doğrudan çalışma amaçlı oturum iznine çevrilemez. Başvuru sahibi çalışabilir, ancak bu durum iltica prosedürünü çalışma izni prosedürüne dönüştürmez. Başka bir bağımsız oturum hakkının mevcut olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Pratik olarak hangi belgeler saklanmalıdır?

Başvuru sahibi, C3 formunun düzenlendiği tarihi gösteren belgeleri, Questura tarafından verilen ricevuta’yı, mevcut oturum belgesini, Komisyon kararını ve varsa mahkemeye yapılan başvurunun sunulduğunu gösteren belgeleri düzenli biçimde saklamalıdır. İşveren açısından da işe giriş bildiriminin doğru şekilde yapılması ve çalışanın güncel oturum durumunun belgelenmesi önem taşır.

Sonuç olarak, İtalya’da uluslararası koruma başvurusu yapan bir kişinin çalışabilmesi için nihai kararın beklenmesi gerekmez. Altmış günlük sürenin dolmasıyla birlikte, başvuru halen devam ediyorsa ve gecikme kişiye yüklenemiyorsa çalışma hakkı doğar. Ret kararından sonra ise özellikle yargı yolunun zamanında kullanılıp kullanılmadığı belirleyicidir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da mevsimlik çalışma iznini normal çalışma iznine çevirmek: 2026’da artık kota ve click day yok

İtalya’da mevsimlik iş için verilen oturum izni, gerekli şartlar mevcutsa artık Decreto Flussi kontenjanına ve “click day” tarihlerine bağlı olmadan, yılın herhangi bir döneminde mevsimlik olmayan çalışma iznine çevrilebilir. Bu değişiklik özellikle tarım ve turizm sektörlerinde çalışan yabancılar bakımından büyük önem taşımaktadır; çünkü işverenin yeni ve düzenli bir iş teklifi sunması halinde, çalışanın her yıl yeni bir kota beklemesi veya ülkesine dönerek yeniden vize alması gerekmeyebilir.

Mevsimlik izin hangi durumda çevrilebilir?

İtalyan Göç Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca, mevsimlik çalışma amacıyla İtalya’ya gelen bir yabancı, ülkede en az üç ay düzenli olarak mevsimlik işte çalışmışsa ve kendisine mevsimlik olmayan bir iş sözleşmesi teklif edilmişse, mevcut oturum izninin bağımlı çalışma iznine çevrilmesini talep edebilir.

Tarım sektöründe ise idari uygulama daha ayrıntılı bir ölçüt kullanmaktadır: çalışanın ayda en az 13 gün olmak üzere üç aylık dönemde toplam en az 39 günlük düzenli çalışmasının bulunması ve ilgili sosyal güvenlik primlerinin ödenmiş olması gerekir.

Yeni iş teklifi belirli süreli veya belirsiz süreli olabilir. Esas olan, iş ilişkisinin artık “mevsimlik” nitelikte olmaması ve çalışma koşullarının yabancının yasal ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir çalışma ilişkisine girmesine imkân vermesidir.

2026’da en önemli değişiklik: kota beklemek gerekmiyor

Eskiden bu dönüşümler Decreto Flussi kapsamında belirlenen yıllık sayısal kotalara bağlıydı. Bu durum, gerekli tüm şartları taşıyan bir çalışanın dahi yalnızca kota kalmadığı için başvuru yapamamasına veya bir sonraki dönemi beklemesine yol açabiliyordu.

D.L. 145/2024 ile yapılan değişiklik sonucunda mevsimlik çalışma izninin mevsimlik olmayan bağımlı çalışma iznine çevrilmesi artık kota dışı işlemler arasına alınmıştır. Dolayısıyla 2026 yılında başvuru için belirli bir click day beklenmesi veya yıllık kontenjan bulunması şart değildir. Başvuru, koşullar oluştuğu anda yılın herhangi bir döneminde yapılabilir.

Bu nokta önemlidir: kota dışı olmak, başvurunun otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Çalışanın önceki mevsimlik çalışmasının gerçek ve düzenli olması, yeni iş teklifinin hukuken geçerli olması, işverenin ekonomik ve mali yeterliliği, çalışma koşullarının mevzuata uygunluğu ve istenen belgelerin sunulması yine kontrol edilir.

Başvuru nasıl yapılır?

Dönüşüm talebi İçişleri Bakanlığı’nın Portale Servizi ALI sistemi üzerinden, ikamet edilen ilin Sportello Unico per l’Immigrazione birimine gönderilir. Mevsimlik çalışmadan normal bağımlı çalışmaya geçiş için kullanılan başvuru modeli “VB” modelidir ve sistemde “Conversioni fuori quota e progetti speciali” bölümünde yer alır.

Başvuruda, genel olarak, daha önce yapılan mevsimlik çalışmayı gösteren belgeler, UNI-LAV bildirimi, mevcut oturum izni veya ilk başvuru makbuzu, geçerli pasaport, yeni iş teklifine ilişkin belgeler, işverenin ticari ve mali durumuna ilişkin bilgiler ve konut uygunluğuna dair belgeler istenebilir. Somut dosyaya göre Sportello Unico ek belge de talep edebilir.

Yeni işte hemen çalışmak mümkün mü?

Evet. Mevcut mevzuat ve idari uygulamaya göre, dönüşüm başvurusu usulüne uygun şekilde yapıldıktan sonra, idarenin kararını beklerken yeni mevsimlik olmayan işte çalışmak mümkündür. Bunun için işverenin gerekli işe giriş bildirimini, normal bağımlı çalışma bakımından UNI-LAV yoluyla, ev hizmetlerinde ise ilgili INPS bildirimiyle yapması gerekir.

Bu düzenleme pratikte çok önemlidir. Dönüşüm işleminin tamamlanması aylar sürebilir; ancak yalnızca idari işlemin devam ediyor olması, başvurusu usulüne uygun şekilde yapılmış yabancının çalışmasını durdurmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

İtalya’dan çıkıp yeniden vize almak gerekiyor mu?

Hayır. Mevsimlik çalışma izninin normal çalışma iznine çevrilmesi, İtalya içinden yürütülen bir işlemdir. Şartlar mevcutsa çalışanın Türkiye’ye veya başka bir ülkeye dönerek yeniden iş vizesi başvurusu yapması gerekmez.

Bu özellik, dönüşüm prosedürünü yeni bir yurtdışı işe giriş sürecinden ayıran temel unsurlardan biridir.

Oturum izni sona ermişse ne olur?

Başvurunun mümkün olduğunca oturum izni geçerliyken yapılması en güvenli yoldur. Bununla birlikte, İtalyan mevzuatında genel olarak izin süresinin sona ermesinden sonra 60 günlük bir tolerans dönemi kabul edilmektedir. Ayrıca Danıştay ve idari yargı kararlarında, izin süresinin aşılmasının her durumda otomatik ret sebebi olarak değerlendirilemeyeceği; esas şartların mevcut olması halinde dosyanın maddi yönden incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle izin süresi sona ermiş bir dosya otomatik olarak umutsuz değildir. Ancak gecikmenin süresi, önceki iş ilişkisi, yeni iş teklifi ve yabancının İtalya’daki genel hukuki durumu birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle 60 günlük sürenin aşılması halinde başvurunun profesyonel şekilde hazırlanması önem taşır.

Hangi dönüşümler mümkün değildir?

Mevsimlik çalışma izninin doğrudan serbest çalışma iznine dönüştürülmesi, bu prosedür kapsamında mümkün değildir. Aynı şekilde mevsimlik işin sona ermesi, kural olarak “attesa occupazione” adı verilen iş arama oturum iznine otomatik geçiş hakkı vermez.

Buna karşılık, yabancının aile bağlarına dayanarak aile oturum izni alma şartları mevcutsa, aile nedenli oturum izni yönünden farklı bir hukuki yol gündeme gelebilir. Bu nedenle hangi dönüşüm yolunun kullanılacağı yalnızca mevcut kartın adına bakılarak değil, kişinin çalışma, aile ve ikamet durumunun tamamı değerlendirilerek belirlenmelidir.

Pratik sonuç

2026 itibarıyla mevsimlik işçilerin en önemli avantajı şudur: düzenli bir mevsimlik çalışma dönemi tamamlandıktan sonra gerçek bir mevsimlik olmayan iş teklifi bulunuyorsa, dönüşüm için artık yeni bir Decreto Flussi kotası veya click day beklenmesi gerekmemektedir.

Bu, özellikle tarım, turizm ve otelcilik sektörlerinde İtalya’ya yasal olarak gelmiş ve daha sonra kalıcı bir iş fırsatı bulmuş Türk vatandaşları açısından önemli bir düzenleme alanı yaratmaktadır. Ancak başvurunun başarılı olması için eski ve yeni iş ilişkilerinin belgelerle uyumlu olması, işverenin gerçek ve yeterli bir ekonomik yapıya sahip bulunması ve başvurunun Portale ALI üzerinden doğru model ve doğru belgelerle yapılması gerekir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Camera dei deputati – Registro dei rappresentanti di interessi, materia Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da oturum izni makbuzunun süresi dolarsa iş biter mi? 2026’da çalışma hakkı nasıl korunuyor?

İtalya’da oturum izninin verilmesini, yenilenmesini veya başka bir izin türüne dönüştürülmesini bekleyen yabancılar için en önemli pratik so...