sabato 19 settembre 2026

İtalya’da 5 yıldan sonra AB uzun süreli oturum izni: 2026’da gelir, A2 ve yurtdışı süreleri

İtalya’da en az beş yıldır düzenli olarak yaşayan birçok üçüncü ülke vatandaşı için AB uzun süreli oturum izni, geçici izinlerden daha istikrarlı bir hukuki statüye geçiş anlamına gelir. Ancak “beş yıl doldu” düşüncesi tek başına yeterli değildir: başvuruda ikamet süresi, gelir, İtalyanca bilgisi, yurtdışında geçirilen dönemler ve aile bireyleri bakımından ek şartlar birlikte değerlendirilir.

Beş yıllık süre nasıl hesaplanır?

AB uzun süreli oturum izni, genel kural olarak en az beş yıldır İtalya’da yasal ve kesintisiz şekilde ikamet eden ve geçerli bir oturum iznine sahip olan yabancılar tarafından talep edilebilir. Bu nedenle yalnızca ilk oturum izninin tarihine bakmak yeterli değildir. İtalya’daki hukuki statünün devamlılığı, izinlerin türü ve yurtdışında geçirilen süreler de önem taşır.

Beş yıllık dönemde İtalya dışında geçirilen süreler özellikle dikkatle incelenmelidir. Kural olarak altı aydan uzun kesintisiz bir yurtdışı kalışı veya beş yıllık dönem içinde toplam on ayı aşan yokluk, gerekli sürekliliğin oluşmasını engelleyebilir. Askerlik yükümlülüğü, ciddi ve belgelenmiş sağlık nedenleri veya başka ağır ve kanıtlanabilir sebepler bakımından istisnalar değerlendirilebilir.

2026’da gelir şartı

Başvuru sahibi, en az yıllık sosyal yardım tutarına eşit bir gelire sahip olduğunu göstermelidir. 2026 yılı için yıllık sosyal yardım tutarı 7.101,12 avrodur. Başvuru aile bireylerini de kapsıyorsa gerekli gelir, aile birleşiminde kullanılan parametrelere göre yükselir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca “çalışıyor olmak” üzerinden değil, belgelendirilebilir ve yeterli yıllık gelir üzerinden yapılır.

Uygulamada gelir durumunu göstermek için vergi beyannameleri, iş sözleşmeleri, maaş belgeleri, Certificazione Unica ve başvurunun özelliklerine göre diğer ekonomik belgeler önem taşır. Belgelerin eksik veya birbiriyle uyumsuz olması, işlemin uzamasına veya olumsuz değerlendirmeye yol açabilir.

İtalyanca A2 şartı

Genel olarak başvuru sahibinin en az A2 düzeyinde İtalyanca bildiğini kanıtlaması gerekir. Bu şart, Prefettura tarafından düzenlenen dil sınavı ile veya mevzuatın kabul ettiği diploma ve sertifikalarla yerine getirilebilir.

14 yaşından küçük çocuklar, kamu sağlık kurumu tarafından belgelenmiş ciddi öğrenme güçlüğü bulunan kişiler ve kanunun öngördüğü diğer bazı kategoriler dil sınavından muaftır. Uluslararası koruma statüsü sahipleri bakımından da özel kurallar vardır. Bu nedenle herkes için aynı belge listesinin geçerli olduğu varsayılmamalıdır.

Kart 10 yıl geçerli, statü ise kalıcıdır

En sık karıştırılan konulardan biri, kartın üzerindeki son kullanma tarihi ile uzun süreli oturum statüsünün süresidir. AB uzun süreli oturum statüsü kalıcı niteliktedir; yetişkinler için düzenlenen fiziksel kart ise 10 yıl, reşit olmayanlar için 5 yıl geçerlidir. Kartın süresi dolduğunda statü otomatik olarak ortadan kalkmaz. Yeni fotoğraflarla yenileme başvurusu yapılır ve belge yenilenir.

Bununla birlikte kalıcı statü hiçbir koşulda kaybedilemez anlamına gelmez. Örneğin Avrupa Birliği topraklarından 12 ay kesintisiz uzak kalınması veya İtalya’dan çok uzun süre ayrılma gibi kanunda açıkça düzenlenmiş durumlarda statünün kaybı ya da geri alınması gündeme gelebilir.

Aile bireyleri için otomatik hak yoktur

Bir kişinin AB uzun süreli oturum izni almış olması, eşinin veya çocuklarının aynı statüyü otomatik olarak elde ettiği anlamına gelmez. Aile bireylerinin de kendi durumları bakımından kanuni şartları taşıması gerekir. Özellikle beş yıllık yasal ikamet şartı aile bireyleri açısından ayrıca değerlendirilebilir. Bu husus, ailece yapılan başvurularda sık karşılaşılan hatalardan biridir.

Başvuru öncesinde ne kontrol edilmeli?

Başvuru yapılmadan önce önceki oturum izinlerinin tarihleri, ikamet kayıtları, yurtdışına çıkış ve dönüş tarihleri, gelir belgeleri ve A2 şartının nasıl karşılanacağı birlikte kontrol edilmelidir. Aile bireyleri de başvuruya dahil edilecekse gelir ve konut uygunluğu belgeleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Oturum izni işlemlerinde bazı belgeler bakımından basit öz beyanın yeterli olmadığı da unutulmamalıdır. Özellikle uzun süreli oturum başvurularında, idarenin talep ettiği belgelerin doğru biçimde ve gerektiğinde asıllarıyla sunulması önemlidir.

Neden uzun süreli oturum izni önemlidir?

Bu statü, geçici oturum izinlerine kıyasla daha güçlü bir hukuki konum sağlar. İtalya’da çalışma ve yaşam bakımından daha istikrarlı bir statü yaratır; ayrıca Avrupa Birliği hukukunun öngördüğü çerçevede başka bir üye devlette daha uzun süreli çalışma, eğitim veya ikamet imkânlarının kullanılmasını da kolaylaştırabilir. Ancak başka bir AB ülkesinde yaşama veya çalışma hakkı otomatik değildir; gidilecek ülkenin prosedürleri ayrıca yerine getirilmelidir.

Sonuç olarak, İtalya’da beş yılın dolması önemli bir eşiktir fakat başvurunun başarıyla sonuçlanması için tek başına yeterli değildir. Gelir, dil, ikamet sürekliliği ve yurtdışı dönemleri birlikte incelenmeli; özellikle uzun yıllara yayılan oturum geçmişi olan kişiler başvuru yapmadan önce kendi kronolojilerini dikkatle kontrol etmelidir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
İtalya Temsilciler Meclisi (Camera dei deputati) Göç alanındaki Çıkar Temsilcileri Siciline kayıtlı
AB Şeffaflık Sicili (Registro per la Trasparenza UE) no. 280782895721-36 — Göç ve İltica
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da işinizi kaybederseniz oturum izniniz hemen sona ermez: “attesa occupazione” izni ve 2026’daki yeni haklar

İtalya’da çalışmaya bağlı oturum iznine sahip bir yabancının işini kaybetmesi, oturum hakkının aynı gün sona erdiği anlamına gelmez. İtalyan göç hukukunda işsizlik halinde kişiyi hemen düzensiz duruma düşürmemek için özel bir koruma mekanizması vardır: “permesso di soggiorno per attesa occupazione”, yani yeni iş arama dönemine bağlı oturum izni. 2026 yılında ayrıca bu iznin bazı aile yardımlarına erişim bakımından da önemli sonuçları bulunmaktadır.

İşin sona ermesi oturum iznini otomatik olarak iptal etmez

İtalya’da çalışma amacıyla düzenlenmiş bir oturum iznine sahip olan kişi işten çıkarıldığında veya iş ilişkisi sona erdiğinde, mevcut oturum izni sırf bu nedenle otomatik olarak geçersiz hale gelmez. İtalyan Göç Kanunu’nun 22. maddesinin 11. fıkrası, yabancı işçinin işini kaybetmesi halinde iş arayan olarak kayıtlı kalmasına ve yeni bir iş bulabilmesi için İtalya’da hukuka uygun biçimde kalmaya devam etmesine imkân tanır.

Bu koruma, mevcut oturum izninin kalan geçerlilik süresi boyunca devam eder ve mevsimlik çalışma izni dışında, kural olarak en az bir yıllık bir iş arama dönemini güvence altına alır. Yabancı işçi işsizlik ödeneği veya başka bir gelir desteği alıyorsa ve bu destek daha uzun sürüyorsa, ilgili dönem daha da uzun olabilir.

“Attesa occupazione” izni ne zaman gündeme gelir?

Çalışma izninin süresi dolmadan önce kişi yeni bir iş bulmuşsa, genel olarak yeni çalışma ilişkisine dayanarak normal yenileme süreci devam eder. Buna karşılık, oturum izni sona erdiğinde henüz yeni bir iş bulunamamışsa, kişi “attesa occupazione” gerekçesiyle oturum izni talep edebilir.

Bu nedenle iş kaybından sonra yapılması gereken en önemli işlemlerden biri, Centro per l’Impiego’ya başvurarak iş arayan statüsünü ve gerektiğinde “Dichiarazione di Immediata Disponibilità” olarak bilinen DID kaydını düzenlemektir. NASpI gibi işsizlik yardımlarının talep edilebilmesi bakımından da iş arayan statüsünün doğru şekilde kayda geçirilmesi önemlidir.

“Attesa occupazione” izni için başvuru, bu tür oturum izinlerinde öngörülen usule göre yapılır. Başvuru sırasında iş ilişkisinin sona erdiğini gösteren belgelerin, Centro per l’Impiego kayıtlarının, varsa işsizlik ödeneğine ilişkin belgelerin ve önceki oturum izninin düzenli şekilde saklanması gerekir.

Bu izinle yeniden çalışmak mümkündür

“Attesa occupazione” oturum izni yalnızca İtalya’da kalmaya izin veren pasif bir belge değildir. Kişi yeni bir iş bulduğunda yeniden yasal olarak çalışabilir. Bu nedenle işverenin, yalnızca önceki işin sona ermiş olmasından hareketle kişinin işe alınamayacağını düşünmesi doğru değildir.

Ayrıca oturum izninin yenilenmesi veya yeni iznin düzenlenmesi henüz tamamlanmamışsa, usulüne uygun şekilde yapılmış başvuruyu gösteren makbuzun da hukuki önemi vardır. Mevzuat, şartları taşıyan yabancıların sadece idari işlemin sonuçlanmasını bekledikleri için çalışma hayatının dışına itilmemesini amaçlamaktadır.

2026’daki önemli yenilik: Assegno Unico ve Bonus Nido

2026 yılında “attesa occupazione” izni sahipleri açısından önemli bir gelişme yaşandı. INPS, 22 Ocak 2026 tarihli 205 sayılı mesajıyla, mahkemelerin son yıllardaki kararları doğrultusunda bu oturum iznini taşıyan kişilerin de diğer şartları sağlamaları halinde Assegno Unico e Universale ile Bonus Asilo Nido’ya erişebileceğini kabul etti.

Bu değişiklik özellikle çocuklu aileler açısından önemlidir. Daha önce yalnızca oturum izninin türü gerekçe gösterilerek reddedilmiş bazı başvurular bakımından yeniden inceleme talep edilmesi mümkündür. INPS ayrıca yeni başvuruların, diğer yasal şartların bulunması halinde işleme alınacağını açıklamıştır.

Bununla birlikte, INPS mevcut ödemeleri devam eden yargılamaların sonucu bakımından “riserva di ripetizione” ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Başka bir ifadeyle, Yargıtay önündeki uyuşmazlıkların ileride farklı bir hukuki sonuca ulaşması halinde kurumun geri ödeme talebinde bulunma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle sosyal yardım başvurularında yalnızca oturum izninin türü değil, başvuru tarihindeki güncel INPS uygulaması da kontrol edilmelidir.

Mevsimlik işçiler için önemli istisna

Bu koruma bütün çalışma izinleri için aynı değildir. Mevsimlik çalışma izni, “attesa occupazione” sisteminden yararlanma bakımından özel kurallara tabidir ve mevsimlik izin sahibi bir kişi yalnızca işinin sona ermesine dayanarak bu izni normal çalışma izni sahibi gibi talep edemez. Mevsimlik işçiler bakımından mevcut iznin başka bir çalışma iznine çevrilip çevrilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yıldan sonra ne olur?

“Attesa occupazione” izninin en az bir yıllık koruma sağlaması, her dosyanın otomatik olarak yalnızca bir yıl sonra sona ereceği anlamına gelmez. İçişleri Bakanlığı uygulamasında, bazı durumlarda bir yıldan sonraki yenilemenin de mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Bu değerlendirmede kişinin aile bağları, İtalya’daki ikamet süresi, ekonomik kaynakları, sosyal entegrasyonu ve somut dosyanın diğer unsurları önem kazanır.

Bu nedenle işini kaybeden yabancı açısından en riskli davranış, hiçbir işlem yapmadan mevcut oturum izninin süresinin dolmasını beklemektir. İş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren belgelerin düzenlenmesi, Centro per l’Impiego kaydının yapılması, sosyal güvenlik haklarının kontrol edilmesi ve oturum izninin sona erme tarihinden önce uygun başvurunun hazırlanması gerekir.

Pratik sonuç

İtalya’da işinizi kaybetmeniz, otomatik olarak oturum hakkınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Hukuk sistemi yeni bir iş arayabilmeniz için belirli bir koruma süresi tanır. Ancak bu koruma, hiçbir işlem yapılmadan kendiliğinden güvence altına alınmış sayılmamalıdır. Özellikle oturum izninin sona erme tarihi yaklaşırken iş arayan kaydının, başvuru belgelerinin ve varsa INPS işlemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

venerdì 18 settembre 2026

İtalya’da AB Mavi Kartı 2026: yüksek nitelikli çalışanlar için kota dışı giriş ve 30 günlük izin süresi

İtalya’da yüksek nitelikli bir işte çalışmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için AB Mavi Kartı (Carta blu UE), klasik Decreto Flussi kotalarından bağımsız bir giriş yoludur. 2026 itibarıyla bu prosedür hem yasal sürelerin kısalması hem de işlemlerin dijitalleştirilmesi nedeniyle özellikle mühendisler, bilişim uzmanları, yöneticiler, sağlık profesyonelleri ve diğer yüksek nitelikli çalışanlar açısından daha işlevsel hale gelmiştir.

AB Mavi Kartı nedir?

AB Mavi Kartı, İtalya Göç Kanunu’nun (D.Lgs. 286/1998) 27-quater maddesinde düzenlenen ve Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin yüksek nitelikli vatandaşlarının İtalya’da çalışmasına imkân veren özel bir oturum ve çalışma sistemidir. En önemli özelliklerinden biri, bu giriş yolunun yıllık Decreto Flussi kotalarına bağlı olmamasıdır. Bu nedenle işverenin, normal kota sistemi kapsamında bir kontenjan açılmasını veya belirli bir “click day” tarihini beklemesi gerekmez.

Başvuruyu kural olarak İtalya’daki işveren, yetkili Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden yapar. İşverenin sunduğu iş sözleşmesi veya bağlayıcı iş teklifi en az altı aylık olmalı ve yapılacak iş, kanunun aradığı yüksek nitelik düzeyine uygun olmalıdır.

Hangi nitelikler kabul edilebilir?

Mevzuat artık yalnızca üniversite diplomasına dayanan dar bir sistem öngörmemektedir. Başvuru sahibinin durumuna göre farklı nitelik yolları kullanılabilir. En klasik yol, en az üç yıllık yükseköğrenimi belgeleyen üçüncül düzey bir diploma veya uygun bir yüksek mesleki yeterliliktir. Düzenlenmiş mesleklerde ise mesleki yeterliliğin İtalya’da tanınmasına ilişkin özel kurallar ayrıca uygulanır.

Bunun yanında, ilgili meslek veya sektörle bağlantılı en az beş yıllık üst düzey mesleki deneyim de belirli durumlarda yükseköğrenim niteliğine eşdeğer bir yeterlilik olarak değerlendirilebilir. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki belirli yönetici ve uzman profilleri bakımından ise başvurudan önceki yedi yıl içinde edinilmiş en az üç yıllık ilgili mesleki deneyim yeterli olabilir. Bu nedenle özellikle bilişim sektöründe çalışan Türk vatandaşları açısından, üniversite diploması bulunmaması her zaman başvurunun imkânsız olduğu anlamına gelmez.

Ücret şartı nasıl hesaplanır?

AB Mavi Kartı başvurusunda ücret yalnızca tarafların serbestçe belirlediği herhangi bir miktar olamaz. Yıllık brüt ücret, uygulanabilir ulusal toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücretin altında olmamalı ve aynı zamanda ISTAT tarafından tespit edilen ortalama yıllık brüt ücret eşiğini de karşılamalıdır. Bu nedenle tek ve değişmez bir “Mavi Kart maaşı” rakamına güvenmek doğru değildir; başvuru hazırlanırken güncel ücret verileri ve uygulanacak toplu iş sözleşmesi birlikte kontrol edilmelidir.

2026’da önemli değişiklik: “nulla osta” için 30 günlük süre

2 Aralık 2025 tarihli 182 sayılı Kanun, yüksek nitelikli çalışanlara ilişkin prosedürde önemli bir hızlandırma getirdi. 18 Aralık 2025’ten itibaren yürürlükte olan düzenlemeye göre Sportello Unico per l’Immigrazione, AB Mavi Kartı için gerekli çalışma iznini, yani nulla osta al lavoro belgesini başvurunun sunulmasından itibaren en geç 30 gün içinde vermeli veya ret kararını bildirmelidir. Önceki yasal süre 90 gündü.

Bu süre, dosyanın eksiksiz hazırlanmasının önemini azaltmaz. Aksine, hızlandırılmış prosedürden yararlanabilmek için iş teklifinin, mesleki yeterliliğin, yabancı diploma veya deneyim belgelerinin ve ücret koşullarının baştan doğru biçimde belgelenmesi gerekir. Eksik veya çelişkili evrak, ek belge taleplerine ve sürecin fiilen uzamasına yol açabilir.

Türkiye’de bulunan çalışan için işlem nasıl ilerler?

Türkiye’de yaşayan ve İtalya’dan yüksek nitelikli bir iş teklifi alan kişi açısından ilk adımı çoğunlukla işveren atar. İşveren, BC modeli üzerinden yetkili Sportello Unico’ya başvurur. Gerekli incelemeler tamamlanıp nulla osta verildikten sonra çalışan, İtalya’ya uzun süreli çalışma amacıyla giriş yapabilmek için yetkili İtalyan diplomatik-konsolosluk makamında ulusal vize prosedürünü tamamlar.

İtalya’ya girişten sonra ise oturum izninin düzenlenmesine ilişkin işlemler başlar. 19 Haziran 2026’dan itibaren İçişleri Bakanlığı Portale Servizi sisteminde AB Mavi Kartı prosedürü bakımından da önemli bir dijital yenilik yürürlüğe girmiştir: işveren ile çalışan arasındaki contratto di soggiorno artık BC modeli için elektronik ortamda imzalanıp gönderilebilmektedir. Yabancı çalışanın el yazısıyla imza atması seçeneği de korunmuştur. İşveren ayrıca çalışanın İtalya’ya giriş bilgilerini portal üzerinden kaydetmeli ve PEC yoluyla alınan belgeleri sistem üzerinden iletmelidir.

İlk 12 ayda iş değişikliği tamamen serbest değildir

AB Mavi Kartı sahibinin İtalya’daki ilk 12 aylık yasal istihdam döneminde çalışma hayatı bakımından bazı sınırlamalar devam eder. Bu dönemde yapılan iş yüksek nitelikli nitelikte olmalıdır. İşveren değişikliği mümkündür; ancak ilk 12 ay içinde yeni iş sözleşmesinin yetkili Ispettorato Territoriale del Lavoro tarafından önceden değerlendirilmesi gerekir. Gerekli belgelerin alınmasından itibaren 15 gün geçmesine rağmen olumsuz bir görüş bildirilmezse, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde görüş alınmış sayılır.

Mavi Kart sahibi, yüksek nitelikli bağımlı çalışmasına paralel olarak, gerekiyorsa ilgili ruhsat ve mesleki izinleri almak şartıyla serbest meslek faaliyeti de yürütebilir.

İşin kaybedilmesi Mavi Kartın otomatik olarak iptal edilmesi anlamına gelmez

İş ilişkisinin sona ermesi halinde oturum hakkının aynı gün ortadan kalktığı düşüncesi doğru değildir. AB Mavi Kartı sahipleri bakımından da iş kaybına ilişkin koruyucu hükümler uygulanır. Çalışan, yeni bir iş aramak amacıyla istihdam sistemine kaydolabilir ve kanunun öngördüğü süre boyunca İtalya’da yasal kalışını sürdürebilir. Ancak yeni işin Mavi Kart rejiminin nitelik şartlarına uygunluğu ve özellikle ilk 12 ay içindeki iş değişikliğine ilişkin kurallar dikkatle kontrol edilmelidir.

Aile ve Avrupa içi hareketlilik açısından avantajlar

AB Mavi Kartı yalnızca çalışma açısından değil, aile birleşimi ve Avrupa Birliği içindeki hareketlilik bakımından da daha elverişli bir statü sunar. Mavi Kart sahibinin aile birleşimi, kartın süresinden bağımsız olarak mümkündür ve gerekli şartların gerçekleşmesi halinde aile üyelerine aile amaçlı oturum izni verilir.

Ayrıca başka bir AB üyesi devlet tarafından verilmiş geçerli bir Mavi Kartı bulunan kişiler için İtalya’ya kısa ve uzun süreli hareketlilik bakımından özel kurallar vardır. Bu nedenle hâlihazırda Almanya, Fransa, Hollanda veya başka bir üye devlette Mavi Kart sahibi olan bir Türk vatandaşı için İtalya’ya geçiş, Türkiye’den ilk kez yapılan bir çalışma başvurusundan farklı şekilde değerlendirilmelidir.

Pratik sonuç

2026’daki düzenlemeler, AB Mavi Kartını Türkiye’den İtalya’ya yüksek nitelikli iş için gelmek isteyen kişiler açısından daha güçlü bir seçenek haline getirmiştir. Kota dışı olması, nulla osta için yasal sürenin 30 güne indirilmesi ve sözleşme işlemlerinin dijitalleştirilmesi önemli avantajlardır. Buna karşılık başvurunun başarısı, işin gerçekten yüksek nitelikli sayılması, mesleki yeterliliğin doğru belgelenmesi, yabancı belgelerin usulüne uygun hazırlanması ve ücret şartının somut iş sözleşmesine göre doğru hesaplanmasına bağlıdır.

Özellikle Türkiye’de alınmış diploma veya mesleki deneyime dayanılan başvurularda, hangi yeterlilik yolunun kullanılacağı dosya hazırlanırken açıkça belirlenmelidir. Yanlış kategori üzerinden yapılan veya yalnızca iş unvanına dayanıp mesleki yeterliliği yeterince belgelemeyen başvurular, kota dışı ve hızlandırılmış bir sistem içinde olsa bile ret riski taşır.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da iltica başvurusu için aylarca C3 randevusu bekletilemez: 2026 TAR Veneto kararı ne değiştiriyor?

İtalya’da iltica başvurusu için aylarca C3 randevusu bekletilemez: 2026 TAR Veneto kararı ne değiştiriyor?

İtalya’da uluslararası koruma talep etmek isteyen bir yabancı için en kritik aşamalardan biri, koruma talebinin Questura tarafından resmen kayda geçirilmesidir. Kanun, bu işlemin belirsiz bir süre ertelenmesine izin vermez. 18 Mart 2026 tarihli TAR Veneto kararı da, Questura’daki sistematik gecikmelerin yalnızca personel eksikliği veya yoğun başvuru gerekçesiyle meşrulaştırılamayacağını açık biçimde ortaya koymuştur.

Başvuru ne kadar sürede kayda geçirilmelidir?

İtalyan mevzuatına göre, bir kişi uluslararası koruma talep etme iradesini Questura’ya bildirdiğinde C3 tutanağının kural olarak üç iş günü içinde düzenlenmesi gerekir. Koruma talebi sınır polisi nezdinde ifade edilmişse bu süre altı iş günüdür. Yalnızca çok sayıda ve kısa aralıklarla gerçekleşen olağanüstü gelişler söz konusuysa bu süreler en fazla on iş günü daha uzatılabilir.

C3 neden bu kadar önemlidir?

C3 yalnızca teknik bir form değildir. Bu işlem, uluslararası koruma prosedürünün resmi başlangıcını somutlaştırır ve başvuru sahibinin hukuki statüsünün, kabul sistemine erişiminin, geçici oturum belgesinin ve daha sonraki çalışma hakkı gibi birçok hakkın fiilen kullanılabilmesi açısından belirleyici rol oynar.

2026 TAR Veneto kararı ne söyledi?

TAR Veneto, 18 Mart 2026 tarihli 617 sayılı kararında, koruma başvurularının kanuni süreler içinde kaydedilmemesinin münferit bir gecikme olmaktan çıkıp sistematik hale gelmesi durumunda bunun Questura’nın yapısal organizasyon bozukluğu olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Mahkeme ayrıca, başvuru sayısındaki artış veya personel yetersizliğinin tek başına bu gecikmeleri haklı kılmaya yeterli olmadığını vurguladı.

Bu yaklaşım, 2024 ve 2025 yıllarında Danıştay tarafından verilen önceki kararlarla da uyumludur. Dolayısıyla bugün hukuki çerçeve oldukça nettir: idare, yoğunluk gerekçesiyle kanunda öngörülen süreleri fiilen etkisiz hale getiremez.

Aylarca randevu verilmiyorsa ne yapılabilir?

Koruma talep etme iradesini ne zaman ve nasıl bildirdiğinizi belgelemek önemlidir. Questura’ya gönderilen yazılı talepler, PEC yazışmaları, randevu talepleri, teslim alındı belgeleri ve varsa avukat veya dernek aracılığıyla yapılan başvurular mutlaka saklanmalıdır.

Uzun süre hiçbir işlem yapılmaması halinde hukuki yardım alınarak idareye resmi ihtar gönderilmesi, gecikmenin belgelenmesi ve somut olaya göre uygun yargısal başvuru yolunun değerlendirilmesi mümkündür. Hangi mahkemenin yetkili olduğu ve hangi dava yolunun kullanılacağı, uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca incelenmelidir.

Questura pasaport veya ikamet belgesi isteyebilir mi?

Koruma talebinin alınması, başvuru sahibinin mutlaka geçerli bir pasaport veya belirli bir ikamet belgesi sunmasına bağlı değildir. Uluslararası koruma talebi, kişinin koruma isteme iradesini açıkça ifade etmesiyle başlar. Bu nedenle, kanunda öngörülmeyen ek belgelerin C3 kaydını aylarca geciktiren bir ön koşula dönüştürülmesi hukuken sorunludur.

Pratik sonuç

2026’daki yargı kararları, yalnızca bireysel dosyalar açısından değil, Questura’ların çalışma düzeni bakımından da önemli bir mesaj vermektedir. Uluslararası koruma başvurusuna erişim idarenin takdirine bırakılmış bir kolaylık değil, kanunla güvence altına alınmış bir haktır. Başvuru sahibi, aylarca süren belirsizliği olağan kabul etmek zorunda değildir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da aile birleşimi 2026: iki yıllık ikamet şartı, 150 günlük süre ve yeni gelir eşikleri

İtalya’da aile birleşimi 2026: iki yıllık ikamet şartı, 150 günlük süre ve yeni gelir eşikleri

İtalya’da yaşayan ve eşini, çocuklarını veya belirli koşullarda anne ve babasını yanına getirmek isteyen yabancılar için aile birleşimi kuralları son iki yılda önemli ölçüde değişti. 2026’da başvuru yapacak Türk vatandaşları açısından özellikle üç konu önem taşıyor: başvurudan önce bazı durumlarda en az iki yıllık kesintisiz yasal ikamet şartı, Prefettura’nın nulla osta kararı için öngörülen sürenin 150 güne çıkarılması ve 2026 yılına ait yeni gelir eşikleri.

İki yıllık yasal ikamet şartı kimler için geçerli?

İtalya Göç Kanunu’nun aile birleşimine ilişkin düzenlemesinde yapılan değişiklik sonrasında, uluslararası koruma statüsüne sahip kişiler dışında kalan yabancıların, kural olarak aile birleşimi başvurusu yaptıkları tarihte İtalya’da en az iki yıldır yasal ve kesintisiz biçimde ikamet etmiş olmaları gerekiyor. Uygulamada Prefettura, bu süreyi yalnızca oturum izninin tarihine bakarak değil, kişinin İtalya’daki düzenli ikamet durumunu da dikkate alarak değerlendiriyor.

Bu nedenle, örneğin çalışma amacıyla İtalya’ya yeni gelen bir Türk vatandaşı, eşini hemen aile birleşimi yoluyla getirebileceğini varsaymamalıdır. Eş, bakıma muhtaç yetişkin çocuk veya belirli şartları taşıyan anne-baba bakımından iki yıllık sürenin dolmuş olması başvurunun temel unsurlarından biri haline gelmiştir.

Küçük çocuklar için önemli istisna

İki yıllık bekleme süresi küçük çocukların aile birleşiminde uygulanmaz. İtalya Göç Kanunu’nun 29. maddesi kapsamında, evli olmayan küçük çocuklar için, diğer ebeveyn mevcutsa onun rızası şartıyla, ebeveyn iki yıllık süreyi doldurmamış olsa dahi aile birleşimi talebinde bulunabilir. Evlat edinilen, koruyucu aileye verilen veya vesayet altındaki küçükler de bu düzenleme bakımından çocuklarla aynı şekilde değerlendirilir.

Bu istisna özellikle önemlidir; çünkü aile birliğinin korunması ile küçüklerin üstün yararı, yetişkin aile üyelerine uygulanan bekleme şartından farklı bir değerlendirmeyi gerektirir.

Uluslararası koruma sahipleri için farklı rejim

Mülteci statüsü veya ikincil koruma statüsü tanınmış kişiler bakımından aile birleşimi daha koruyucu kurallara tabidir. Bu kişiler için iki yıllık yasal ikamet şartı aranmaz. Ayrıca genel rejimde geçerli olan bazı gelir ve konut şartları da uluslararası koruma sahiplerine aynı şekilde uygulanmaz.

Resmî idari açıklamalar ayrıca AB Mavi Kart sahipleri ile ICT kapsamında şirket içi görevlendirmeyle bulunan bazı çalışanların durumlarının Avrupa Birliği hukukuna dayanan özel kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle oturum izninin türü, başvuru stratejisinin belirlenmesinde doğrudan önem taşır.

Nulla osta için süre artık 150 gün

2025 yılında yapılan bir başka değişiklikle, aile birleşimi için Prefettura bünyesindeki Sportello Unico per l’Immigrazione tarafından verilen nulla osta bakımından kanuni işlem süresi 90 günden 150 güne çıkarıldı. Bu değişiklik 2026 başvurularında doğrudan önem taşıyor.

Başvurunun elektronik sistem üzerinden sunulmuş olması işlemin kısa sürede sonuçlanacağı anlamına gelmez. Eksik belge, gelir veya konut uygunluğu konusunda yapılacak ek incelemeler, Questura tarafından yürütülen kontroller ya da ek belge talepleri süreci daha da etkileyebilir. Bu nedenle başvurunun eksiksiz hazırlanması, yalnızca ret riskini değil, gereksiz gecikmeleri de azaltır.

Oturum izni yenileme aşamasında olan kişilerin de başvuruyu otomatik olarak ertelemeleri gerekmez. Prefettura uygulamalarında, oturum izninin yenilenmesi için yapılan başvuruya ait geçerli ricevuta, gerekli diğer şartlar mevcutsa aile birleşimi talebinin sunulmasına imkân verebilir.

2026’da ne kadar gelir göstermek gerekiyor?

Gelir şartı her yıl İtalya’daki sosyal yardım tutarı esas alınarak yeniden hesaplanır. 2026 yılı için yıllık assegno sociale tutarı 7.101,12 avrodur. Genel kurala göre başvuru sahibinin yıllık yasal geliri, bu tutara aile birleşimi yapılacak her kişi için sosyal yardım tutarının yarısının eklenmesiyle belirlenir.

2026 için örnek olarak, bir aile üyesi getirilecekse en az 10.651,68 avro; iki aile üyesi için 14.202,24 avro; üç aile üyesi için 17.752,80 avro yıllık gelir aranır. Aynı evde yaşayan aile üyelerinin hukuka uygun biçimde elde ettikleri gelirler de, şartları varsa toplam gelir hesabında dikkate alınabilir.

İki veya daha fazla 14 yaşından küçük çocuğun birleştirilmesinde özel hesaplama kuralları vardır. Bu nedenle yalnızca “kaç kişi gelecek” hesabıyla hareket etmek yeterli değildir; çocukların yaşı ve aile yapısı da dikkate alınmalıdır.

Konut şartı artık daha sıkı kontrol ediliyor

Aile birleşiminde yalnızca gelir yeterli değildir. Başvuru sahibinin, aile bireylerinin yaşayacağı konutun hijyen ve sağlık koşullarına uygun olduğunu ve idoneità alloggiativa şartlarını taşıdığını da kanıtlaması gerekir. Son düzenlemeler, konutta fiilen kaç kişinin yaşayacağını ve konutun yüzölçümünün bu kişi sayısına uygun olup olmadığını daha sıkı biçimde değerlendirmeyi öngörmektedir.

Özellikle paylaşımlı evlerde, akrabalarla birlikte yaşanan konutlarda veya sözleşmede birden fazla kiracının bulunduğu durumlarda, başvuru yapılmadan önce konut belgesinin ve aile durumunun doğru biçimde kontrol edilmesi önemlidir. Prefettura ek belge isteyebilir ve eksiklerin zamanında tamamlanmaması ret öncesi bildirime yol açabilir.

Başvurudan vizeye kadar iki ayrı aşama

Aile birleşimi prosedürü iki temel aşamadan oluşur. İlk aşamada Prefettura, oturum hakkı, iki yıllık ikamet şartı uygulanıyorsa bu sürenin dolup dolmadığı, gelir, konut ve kamu güvenliğine ilişkin unsurları inceler. Nulla osta verildikten sonra ikinci aşama İtalya’nın yetkili dış temsilciliğinde yürütülür.

Konsolosluk bu aşamada aile bağını ve kişisel belgeleri inceler. Türkiye’den alınan nüfus ve medeni hal belgelerinin, başvurunun türüne göre, istenen biçimde sunulması, gerektiğinde usulüne uygun şekilde tercüme ve tasdik edilmesi gerekir. Nulla osta alınmış olması, konsolosluk aşamasındaki belge denetimini ortadan kaldırmaz.

Başvuru öncesinde en sık kontrol edilmesi gereken noktalar

2026’da aile birleşimi başvurusu yapacak bir Türk vatandaşı öncelikle oturum izninin türünü, iki yıllık şartın kendi dosyasına uygulanıp uygulanmadığını, ikamet kaydının kesintisiz olup olmadığını, gelir seviyesinin aile büyüklüğüne göre yeterli olup olmadığını ve konut belgesinin güncel durumunu kontrol etmelidir.

Aile birleşimi anayasal ve uluslararası düzeyde korunan aile hayatıyla doğrudan bağlantılı bir haktır; ancak İtalya’daki idari prosedür, bu hakkın kullanılmasını ayrıntılı şartlara bağlamaktadır. Yeni iki yıllık ikamet kuralı ve 150 günlük işlem süresi nedeniyle, özellikle eş veya ebeveyn için yapılacak başvurularda zamanlama artık geçmiş yıllara göre çok daha önemlidir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

2026/2027’de Türkiye’den İtalya’da üniversite: öğrenci vizesinde yeni iDATA sistemi ve 30 Kasım son tarihi

2026/2027 akademik yılında Türkiye’den İtalya’da üniversite eğitimi almak isteyen öğrenciler için vize süreci bazı önemli pratik kurallara bağlıdır. Üniversiteden kabul almak tek başına yeterli değildir: ön kayıt, konsolosluk işlemleri, vize değerlendirmesi ve İtalya’ya girişten sonraki oturum izni birbirinden ayrı aşamalardır. Özellikle 2026 yılında Türkiye’de öğrenci vizesi randevularının yönetiminde getirilen yeni iDATA uygulaması nedeniyle sürecin doğru sırayla takip edilmesi önem taşımaktadır.

Üniversite ön kaydı yalnızca Universitaly üzerinden yapılır

İtalya’da lisans, yüksek lisans ve yükseköğretim sistemine bağlı diğer programlara kayıt amacıyla vize isteyen, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde ikamet eden öğrenciler için resmi ön kayıt kanalı Universitaly portalıdır. 2026/2027 akademik yılı prosedürleri, vizeye yönelik ön kayıt başvurusunun bu portal üzerinden yapılmasını öngörmektedir.

Öğrenci önce seçtiği İtalyan yükseköğretim kurumuna ilişkin ön kayıt başvurusunu Universitaly üzerinden gönderir. Üniversite başvuruyu inceler ve uygun bulması halinde konsolosluk işlemlerine geçilebilmesi için doğrular. Ancak üniversitenin başvuruyu doğrulamış olması vizenin otomatik olarak verileceği anlamına gelmez. Vize hakkında nihai karar yetkili İtalyan diplomatik veya konsolosluk makamına aittir.

Türkiye’de 2026 için randevu sistemindeki önemli değişiklik

İstanbul Başkonsolosluğu ve İzmir Konsolosluğu tarafından 2026/2027 akademik yılı için yayımlanan güncel bilgilere göre, “eğitim – üniversite kaydı” vizesine ilişkin randevular bakımından öğrencinin Universitaly başvurusunun İtalyan üniversitesi tarafından doğru şekilde onaylanmış olması temel ön koşuldur. Bu aşamadan sonra iDATA, öğrencinin Universitaly başvurusunda belirttiği e-posta adresini kullanarak randevu için doğrudan öğrenciyle iletişime geçmektedir.

Bu nedenle öğrencinin Universitaly’de kullandığı e-posta adresini düzenli olarak kontrol etmesi, spam veya gereksiz posta klasörlerini de takip etmesi ve başvuru bilgilerindeki iletişim verilerinin doğru olduğundan emin olması gerekir. Türkiye’de hangi İtalyan konsolosluk makamının yetkili olduğu ikamet yerine göre değişebileceğinden, başvuru sahibinin kendi yetkili temsilciliğinin güncel talimatlarını ayrıca kontrol etmesi önemlidir.

30 Kasım 2026 genel son tarih, fakat üniversite daha erken bir tarih koyabilir

2026/2027 akademik yılı için lisans, yüksek lisans ve benzeri olağan yükseköğretim programlarına yönelik vize başvurularının en geç 30 Kasım 2026 tarihine kadar yetkili İtalyan temsilciliğine sunulması öngörülmektedir. Bununla birlikte bu tarih her öğrenci açısından fiilen kullanılabilecek son gün olarak görülmemelidir.

İtalyan üniversiteleri, derslerin başlangıcı ve kendi kayıt takvimleri nedeniyle daha erken tarihler belirleyebilir. Bu nedenle öğrencinin yalnızca 30 Kasım tarihine güvenerek beklemesi ciddi risk yaratabilir. Üniversitenin kendi son kayıt tarihleri ile vize işlemlerinin tamamlanması için gerekli süre birlikte değerlendirilmelidir.

Vize incelemesi üniversite kabulünden bağımsızdır

Üniversitenin kabul veya ön kayıt onayı, konsolosluğu vize vermeye zorlayan bir işlem değildir. Konsolosluk; eğitim amacının gerçekliğini, öğrencinin başvuruyla uyumlu kişisel ve mali durumunu, konaklama şartlarını, sağlık sigortasını ve yürürlükteki mevzuat uyarınca gerekli diğer unsurları ayrıca değerlendirir.

2026 yılı için İstanbul ve İzmir’de yayımlanan resmi bilgilendirmelerde, üniversiteye kayıt amaçlı öğrenci vizesi başvurularının mevzuatta öngörülen işlem süresinin başvuru tarihinden itibaren 90 güne kadar çıkabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle özellikle akademik yılın başlamasına yakın tarihlerde yapılan geç başvurular önemli sorunlar doğurabilir.

Master, doktora, Erasmus ve bazı diğer programlarda tarih farklı olabilir

30 Kasım 2026 tarihi özellikle lisans, yüksek lisans ve diğer olağan derece programları bakımından önemlidir. Master, doktora, Erasmus, tek ders programları ve foundation course gibi bazı eğitim türlerinde ise genel prosedür farklı olabilir; bu başvuruların her durumda eğitim faaliyetinin başlamasından önce tamamlanması gerekir.

Ayrıca Universitaly üzerinden ön kayıt prosedürüne tabi olmayan uzmanlık, staj, dil kursu veya değişim programlarında Türkiye’deki iDATA sistemi üzerinden ayrıca randevu alınması gerekebilir. Bu nedenle vize kategorisinin doğru belirlenmesi başvurunun ilk aşamasında önem taşır.

İtalya’ya girişten sonra oturum izni unutulmamalıdır

D tipi ulusal öğrenci vizesiyle İtalya’ya giren öğrenci, giriş tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde eğitim amaçlı oturum izni başvurusunu yapmak zorundadır. Vize yalnızca ülkeye giriş hakkı sağlar; uzun süreli yasal kalışın devamı için oturum izni prosedürünün zamanında başlatılması gerekir.

Öğrenci oturum izni, eğitim devam ederken sınırlı biçimde çalışma hakkı da sağlar. Mevzuata göre öğrenci, kural olarak haftada 20 saati ve yılda toplam 1.040 saati aşmamak üzere ücretli çalışma yapabilir. Eğitim sonrası çalışma amacıyla kalmak isteyenler bakımından ise, şartların bulunması halinde çalışma amaçlı oturum iznine geçiş ayrıca değerlendirilmelidir.

Pratik sonuç

Türkiye’den İtalya’ya eğitim amacıyla gelmek isteyen bir öğrencinin süreci yalnızca “üniversiteden kabul alma” olarak görmemesi gerekir. Universitaly ön kaydı, üniversite doğrulaması, Türkiye’deki yetkili konsolosluk makamının prosedürü, iDATA iletişimi, vize başvurusu ve İtalya’ya girişten sonra oturum izni birbirini izleyen ancak hukuken ayrı aşamalardır. En sık sorunlar, bu aşamalardan birinin otomatik olduğu düşüncesinden veya son tarihlerin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.

Özellikle 2026/2027 akademik yılında Türkiye’de uygulanan yeni randevu düzeni nedeniyle, Universitaly’de kullanılan e-posta adresinin doğru olması ve sürekli kontrol edilmesi, vize dosyasının üniversite kabulünden bağımsız olarak eksiksiz hazırlanması ve 30 Kasım genel son tarihinden çok önce harekete geçilmesi en güvenli yoldur.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – materia: Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

giovedì 17 settembre 2026

İtalya’da tek çalışma izni 2026: 30 günlük yeni süre, yenilemede 90 gün ve beklerken çalışma hakkı

2026’da yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, üçüncü ülke vatandaşlarının İtalya’da çalışma ve ikamet süreçlerinde önemli değişiklikler getirdi. Özellikle ilk tek çalışma izninin verilmesi için 30 günlük süre, yenileme işlemlerinde 90 günlük süre ve başvuru sonuçlanıncaya kadar çalışma hakkının korunması, uygulamada doğrudan sonuç doğuran başlıca yenilikler arasında yer alıyor.

“Tek çalışma izni” nedir?

İtalya’daki permesso unico lavoro, bir üçüncü ülke vatandaşına hem İtalya’da yasal olarak ikamet etme hem de çalışma hakkı tanıyan birleşik nitelikteki oturum iznidir. Sistem, Avrupa Birliği hukukunda öngörülen tek başvuru usulüne dayanır ve İtalya’da esas olarak Göç Kanunu’nun, yani 25 Temmuz 1998 tarihli 286 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi çerçevesinde uygulanır.

16 Nisan 2026 tarihli ve 83 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Avrupa Birliği’nin 2024/1233 sayılı Direktifi İtalyan hukukuna aktarılmıştır. Kararname 20 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 2026 yılı içinde çalışma amaçlı ikamet izinlerine ilişkin usulleri önemli ölçüde değiştirmiştir.

İlk izin için 30 günlük süre

Yeni düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri, ilk tek çalışma izninin Questura tarafından başvurunun tamamlanmasından itibaren 30 gün içinde verilmesinin öngörülmesidir. Bu süre, özellikle İtalya’ya çalışma vizesiyle giriş yapan ve daha sonra oturum izni işlemlerini tamamlayan kişiler açısından önem taşır.

Buradaki 30 günlük süre, işverenin yurtdışından işçi getirmek için aldığı nulla osta al lavoro süresiyle karıştırılmamalıdır. Çalışma amaçlı giriş süreci farklı idari aşamalardan oluşur: önce işveren tarafından gerekli çalışma izninin alınması, ardından vize işlemleri ve İtalya’ya giriş, son olarak da oturum izninin düzenlenmesi gerekir. Yeni kural, bu son aşamadaki bekleme süresini kısaltmayı amaçlamaktadır.

Yenilemede 90 günlük referans süresi

2026 reformu, çalışma izninin yenilenmesi bakımından da süreleri yeniden düzenlemiştir. Yenileme işlemlerinde idarenin karar verme süresi 90 gün olarak belirlenmiştir. Aynı değişiklikle, oturum izni sahibinin yenileme işlemini iznin sona ermesinden önce başlatmasına ilişkin kanuni referans süresi de 90 güne çıkarılmıştır.

Bu nedenle, çalışma izninin son kullanma tarihinin yaklaşması beklenmemelidir. Özellikle iş sözleşmesinin devam ettiğini, güncel gelir durumunu ve ikamet koşullarını gösteren belgelerin önceden hazırlanması, Questura veya posta kiti üzerinden yapılacak işlemlerde gecikme riskini azaltır.

Yenileme veya ilk düzenleme beklenirken çalışılabilir mi?

Evet. Göç Kanunu’nun 5. maddesinin 9-bis fıkrası uyarınca, oturum izninin ilk verilmesi, yenilenmesi veya dönüştürülmesi için usulüne uygun başvuru yapılmışsa, başvuru hakkında nihai karar verilinceye kadar yabancının yasal kalış durumu ve buna bağlı hakları korunur. Bu haklara çalışma hakkı da dahildir.

Başvurunun yapıldığını gösteren makbuz bu nedenle yalnızca idari bir belge değildir. İşveren açısından da çalışanın yasal statüsünü belgeleyen temel unsurlardan biridir. Çalışanın elinde geçerli pasaport, süresi dolmuş önceki izin ve yenileme başvurusunu gösteren makbuz bulunması, uygulamada özellikle işe devam veya yeni işe giriş işlemlerinde önem taşır.

İşveren, şartların mevcut olması halinde gerekli UNILAV bildirimiyle yabancı çalışanı işe alabilir veya mevcut iş ilişkisini sürdürebilir. Ancak başvurunun kesin olarak reddedilmesi halinde, yalnızca başvurunun beklemede olmasına bağlı çalışma hakkı da sona erer.

İşverenin bilgi verme yükümlülüğü güçlendirildi

Yeni düzenleme işverene de daha açık bir sorumluluk yüklemektedir. İşveren, nulla osta sürecinde aldığı idari bildirimler hakkında yabancı çalışanı zamanında bilgilendirmek zorundadır. Bu, özellikle olumlu veya olumsuz gelişmelerin yalnızca işverenin dijital hesabında kalmasını ve çalışanın kendi göçmenlik sürecinden habersiz bırakılmasını önlemeyi amaçlar.

Bu kural pratikte önemlidir; çünkü çalışma amacıyla İtalya’ya gelmek isteyen bir kişi çoğu zaman Portale ALI üzerinden yürütülen işlemi doğrudan takip edemez. İşverenin bildirim yükümlülüğü, yabancı çalışanın vize başvurusu, giriş hazırlığı ve olası hukuki itirazlar bakımından zamanında hareket edebilmesini sağlar.

Her çalışma hakkı veren oturum izni “tek çalışma izni” değildir

Çalışma hakkı veren bütün oturum izinları aynı hukuki kategoriye girmez. Serbest çalışma, yatırımcı statüsü ve kanunda özel olarak belirtilen bazı çalışma veya hareketlilik kategorileri tek çalışma izni rejiminin dışında tutulabilir. Bu nedenle kart üzerinde çalışma hakkının bulunması ile kartın hukuken permesso unico lavoro sayılması aynı şey değildir.

Özellikle AB Mavi Kartı, belirli şirket içi transferler, bazı yüksek nitelikli çalışma kategorileri veya özel amaçlı izinlerde farklı kurallar uygulanabilir. Bu tür durumlarda genel çalışma izni hükümlerinin otomatik olarak uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Questura gecikirse ne yapılabilir?

Kanunda bir işlem süresinin açıkça belirlenmiş olması, idarenin dosyayı süresiz biçimde bekletebileceği anlamına gelmez. Başvuru eksiksiz olduğu halde uzun süre işlem yapılmaması durumunda önce yazılı bir durum sorgulaması ve gerekirse resmî ihtar niteliğinde bir başvuru yapılabilir. Somut olayın koşullarına göre, idari sessizliğe karşı yargısal koruma yolları da değerlendirilebilir.

Ancak süre aşımı tek başına oturum izninin otomatik olarak verilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle her dosyada başvurunun gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı, ek belge talebi bulunup bulunmadığı ve gecikmenin hangi idari aşamada ortaya çıktığı ayrı ayrı incelenmelidir.

Türk vatandaşları açısından pratik sonuç

Türkiye’den İtalya’ya çalışma amacıyla gelmek isteyen veya hâlihazırda İtalya’da çalışma izniyle yaşayan kişiler için 2026 reformunun temel sonucu daha belirli süreler ve daha güçlü bir hukuki korumadır. İlk izin aşamasında 30 günlük süre, yenilemede 90 günlük işlem süresi ve bekleme döneminde çalışma hakkının açık biçimde korunması, uzun idari beklemelerin çalışanı fiilen işsiz bırakmasını önlemeye yöneliktir.

Bununla birlikte, her başvuruda kullanılan giriş kanalı, mevcut oturum izninin türü, iş sözleşmesinin niteliği ve dosyanın Questura ile Sportello Unico arasında hangi aşamada bulunduğu kontrol edilmelidir. İtalya’daki göçmenlik hukukunda aynı “çalışma” amacı altında dahi farklı izin türleri ve farklı usuller uygulanabilmektedir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da 5 yıldan sonra AB uzun süreli oturum izni: 2026’da gelir, A2 ve yurtdışı süreleri

İtalya’da en az beş yıldır düzenli olarak yaşayan birçok üçüncü ülke vatandaşı için AB uzun süreli oturum izni, geçici izinlerden daha istik...