Sınav Yoksa Dönüşüm Yok: İtalyan Göç Hukukunda Usul Neden Esastır
Emilia-Romagna Bölge İdare Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararı, İtalyan göç hukukunun temel bir ilkesini bir kez daha teyit etti: bir oturum izni geriye dönük olarak dönüştürülemez ve usule uygunluk basit bir formalite değil, hukuki korumanın özüdür.
13 Şubat 2026 tarihli ve 254 sayılı karar (genel sicil numarası 114/2026), İtalya’ya öğrenci vizesiyle giriş yapan bir yabancının durumunu ele aldı. Oturum izninin süresi dolduğunda, ilgili kişi iznini bağımlı çalışma amacıyla dönüştürmek için başvurduğunu ileri sürdü. Ancak Questura başvuruyu reddetti ve ayrıca sınır dışı kararı verdi.
Kararın tam metnine şu bağlantıdan ulaşılabilir:
https://www.calameo.com/books/0080797759fa26ea8a2c4
Mahkemenin incelediği temel mesele, gerçekten resmi bir dönüşüm başvurusu yapılıp yapılmadığıydı. Başvuru sahibi tarafından sunulan belge yalnızca idari harcın ödendiğine dair makbuzdu; açık ve net bir dönüşüm talebi değildi. Ayrıca dayanak olarak gösterilen iş sözleşmesi, yenileme başvurusundan sonra yapılmıştı.
Bu ayrıntı belirleyici oldu.
Mahkeme, idarenin başvuruyu öğrenci oturum izninin yenilenmesi talebi olarak değerlendirmesini hukuka uygun buldu. İtalyan hukuk sistemine göre, bir idari işlemin hukuka uygunluğu, fiilen sunulan başvuruya ve başvuru anında mevcut olan şartlara göre değerlendirilir. Daha sonra ortaya çıkan durumlar — örneğin sonradan yapılan bir iş sözleşmesi — resmi olarak talep edilmemiş bir dönüşümü geriye dönük olarak meşrulaştıramaz.
Mahkeme ayrıca yerleşik bir ilkeyi de yineledi: Questura, başvuru sahibi açıkça talep etmedikçe farklı bir oturum izni türünü kendiliğinden değerlendirmek zorunda değildir. Göç alanındaki idari süreç, başvuru sahibinin inisiyatifine dayanır. İdare, talep edilen husus hakkında karar verir; olası başka seçenekleri araştırmakla yükümlü değildir.
Karar, idari işlemin yalnızca İtalyanca düzenlenmiş olmasını da ele aldı. Mahkeme, yazılı çeviri eksikliğinin tek başına işlemi geçersiz kılmayacağını vurguladı. Eğer yabancı kişi yasal süre içinde itiraz edebilmiş ve savunma hakkını etkin biçimde kullanabilmişse, işlem hukuka aykırı sayılmaz. Somut olayda itiraz süresinde yapılmıştı.
Esasa ilişkin olarak Mahkeme, öğrenci oturum izninin gerçek ve doğrulanabilir bir akademik süreci gerektirdiğini açıkça belirtti. İncelenen olayda başvuru sahibi hiçbir üniversite sınavını geçmemişti; bu durum iznin yenilenmesini imkânsız kıldı.
Bu karar, İtalyan göç hukukunun yapısal bir özelliğini ortaya koymaktadır: Oturum izinleri belirli ve tipiktir; beyan edilen amaç ile fiili durum arasında uyum bulunmalıdır. Öğrenci izni, salt kolaylık nedeniyle çalışma iznine dönüşemez. Dönüşüm, resmi bir talep ve başvuru anında mevcut olan yasal şartların varlığını gerektirir.
İdari prosedür teknik bir engel değil, hakların doğduğu ve korunduğu hukuki çerçevedir.
İtalya’daki yabancı öğrenciler için mesaj nettir: Öğrenci izni gerçek bir akademik çaba gerektirir. Çalışmak isteyenler ise kanunun öngördüğü yolu dikkatle ve doğru biçimde takip etmelidir.
Avvocato Fabio Loscerbo
Bologna’da Avukat
Göç Hukuku