İtalya’da uzun yıllardır yaşayan birçok Türk vatandaşı için vatandaşlık başvurusunda en çok bilinen kural “10 yıl ikamet” şartıdır. Ancak uygulamada yalnızca on yılın dolmuş olması yeterli değildir. İkametin hukuka uygun ve kesintisiz olması, son üç yıllık gelir durumunun yeterli bulunması, İtalyanca dil şartının karşılanması ve yabancı ülkelerden alınan belgelerin usulüne uygun biçimde hazırlanması gerekir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce yalnızca takvime değil, bütün idari geçmişe bakılması önem taşır.
On yıl hangi tarihten itibaren hesaplanır?
Türk vatandaşları, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan üçüncü ülke vatandaşları bakımından geçerli olan genel kurala tabidir. İtalyan vatandaşlığının ikamet yoluyla talep edilebilmesi için kural olarak İtalya’da en az on yıl yasal ikamet gerekir. Buradaki esas nokta, sürenin yalnızca İtalya’ya ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanmamasıdır. İkametin hem yabancılar hukuku bakımından düzenli olması hem de belediye nüfus kayıtlarında hukuka uygun şekilde sürdürülmüş olması gerekir.
Bu nedenle anagrafe kaydındaki kesintiler, yurt dışına taşınma kayıtları, “irreperibilità” nedeniyle nüfus kaydından silinme veya ikamet statüsündeki başka düzensizlikler başvuruyu doğrudan etkileyebilir. Başvuru öncesinde tarihsel ikamet kaydının kontrol edilmesi, özellikle farklı belediyelerde yaşamış kişiler bakımından önemlidir.
Gelir şartı yalnızca başvuru yılını ilgilendirmez
Vatandaşlık makamları, başvurudan önceki son üç yıla ait gelir durumunu inceler. Resmî idari uygulamada tek başına başvuran kişi için yıllık asgari gelir eşiği 8.263,31 avro, eşin bakmakla yükümlü olunan kişi olması hâlinde ise 11.362,05 avro olarak esas alınır; ayrıca her ilave bakmakla yükümlü çocuk için 516 avro eklenir.
Aynı aile durum belgesinde yer alan bazı aile bireylerinin gelirleri de belirli koşullarla hesaba katılabilir. Ancak bu durumda ilgili aile bireylerinin gelirleri ve destek beyanları başvuru dosyasında doğru şekilde gösterilmelidir. Dolayısıyla yalnızca mevcut iş sözleşmesinin veya güncel maaşın yeterli olması, önceki yıllardaki gelir eksikliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
B1 düzeyinde İtalyanca bilgisi
İkamet yoluyla vatandaşlık başvurusunda, kural olarak Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi’nin en az B1 düzeyine karşılık gelen İtalyanca bilgisi aranır. Dil şartının nasıl belgeleneceği, kişinin eğitim geçmişine ve sahip olduğu oturum statüsüne göre değişebilir. Kanunda öngörülen bazı istisna hâlleri dışında, tanınmış bir kurum tarafından verilen uygun dil sertifikasının başvuru dosyasına eklenmesi gerekir.
Bu aşamada sık karşılaşılan sorunlardan biri, kişinin İtalyanca konuşabiliyor olmasına rağmen mevzuatın kabul ettiği belgeyi sunmamasıdır. Vatandaşlık prosedüründe fiilî dil bilgisi ile bu bilginin usulüne uygun biçimde kanıtlanması aynı şey değildir.
Türk belgelerinde isim ve kimlik bilgilerinin uyumu önemlidir
Başvuru çevrim içi olarak yapılır ve doğum belgesi ile adli sicil belgesi gibi yabancı belgelerin, uygulanabilir uluslararası kurallara göre apostil veya gerekli tasdik işlemlerinden geçirilmiş ve İtalyancaya usulüne uygun biçimde çevrilmiş olması gerekir. Özellikle ad, soyad, doğum yeri ve doğum tarihi bilgilerinin İtalyan belgeleriyle yabancı belgelerde aynı şekilde görünmesi büyük önem taşır.
Evlenme nedeniyle soyadı değişen kişilerde, farklı alfabe kullanımlarında veya pasaport ile doğum belgesindeki yazım farklılıklarında ek belge gerekebilir. Küçük görünen bir kimlik uyuşmazlığı, dosyanın tamamlanmasını geciktirebilir veya idarenin ek açıklama istemesine yol açabilir.
Başvuru otomatik vatandaşlık hakkı doğurmaz
İkamet yoluyla vatandaşlık, bütün biçimsel şartların yerine getirilmesiyle otomatik olarak kazanılan bir statü değildir. İdare, ikamet süresi ve gelir yanında adli geçmişi, kamu güvenliği açısından değerlendirmeleri ve başvuranın İtalya’daki entegrasyonunu da dikkate alabilir. Bu nedenle “10 yıl dolduysa vatandaşlık kesinleşir” düşüncesi hukuken doğru değildir.
Başvuru için 250 avroluk katkı payı ve 16 avroluk damga vergisi öngörülmektedir. Başvuru tamamlandıktan sonra dosya çevrim içi vatandaşlık portalından takip edilir. Güncel düzenlemeye göre 20 Aralık 2020’den sonra sunulan başvurular için işlem süresi 24 ay olup, bu süre en fazla 36 aya kadar uzatılabilir. Bu dönemde portalda yer alan bildirimlerin, e-posta adresinin ve dijital bildirim kanallarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.
Başvuru öncesi kontrol neden önemlidir?
Vatandaşlık dosyalarında en önemli hata, başvurunun yalnızca ikamet süresine bakılarak hazırlanmasıdır. Oysa on yıllık ikamet zinciri, gelir yılları, dil belgesi, adli sicil kayıtları ve yabancı belgelerdeki kimlik bilgileri birlikte değerlendirilmelidir. Eksiklik başvuru yapıldıktan sonra fark edildiğinde süreç uzayabilir; bazı durumlarda ise ret riski ortaya çıkabilir.
Bu nedenle özellikle uzun süre İtalya’da yaşamış, birden fazla belediyede ikamet etmiş, geçmişte oturum izni veya anagrafe kaydında kesinti yaşamış ya da Türkiye ile İtalya’daki belgelerinde farklı kimlik bilgileri bulunan kişilerin başvurudan önce dosyalarını bütüncül biçimde kontrol etmeleri yerinde olur.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.