İtalya’da uluslararası koruma başvurularının yapılma biçimi 12 Haziran 2026’dan itibaren önemli ölçüde değişti. Ancak geçiş dönemi henüz tamamlanmış değil: 31 Ekim 2026’ya kadar başvurunun alınması, kaydedilmesi ve resmileştirilmesi bakımından Questura ve sınır polisi yetkili olmaya devam ediyor. 1 Kasım 2026’dan itibaren ise başvurunun resmileştirilmesi için yeni ve daha ayrıntılı bir sistem uygulanacak.
Yeni sistem neden getirildi?
İtalya, Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı kapsamında kabul edilen ortak iltica usulünü iç hukukuna uyarladı. 12 Haziran 2026 tarihli 100 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, daha sonra 7 Ağustos 2026 tarihli 145 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan kanunlaştırıldı. Bu düzenlemeler, uluslararası koruma başvurusunu artık birbirinden ayrılan üç aşamalı bir süreç olarak ele alıyor: koruma talebinin açıklanması, başvurunun kaydedilmesi ve başvurunun resmileştirilmesi.
Bu ayrım yalnızca teknik değildir. Başvurucunun hangi makamla muhatap olacağı, hangi belgenin kendisine verileceği ve işlemin hangi tarihte hukuki sonuç doğuracağı bakımından doğrudan önem taşır.
31 Ekim 2026’ya kadar ne oluyor?
Geçiş düzenlemesine göre 31 Ekim 2026 tarihine kadar uluslararası koruma talebini alma, kaydetme ve resmileştirme işlemleri tüm başvurucular açısından Questura veya sınır polisi tarafından yürütülmeye devam eder. Dolayısıyla bugün İtalya’da bulunan ve iltica başvurusu yapmak isteyen bir kişi bakımından başvurulacak temel makam halen Questura’dır; sınırda yapılan başvurularda ise sınır polisi yetkilidir.
12 Haziran 2026’dan itibaren bu geçiş döneminde yapılan kayıt, aynı zamanda başvurunun şahsen resmileştirilmiş sayılmasını sağlar. Kayıt sırasında başvurucuya, başvurunun kaydedildiğini gösteren isimli bir belge verilmesi gerekir. Bu belge kimlik bilgilerini, fotoğrafı ve kayıtla bağlantılı tekil kimlik kodunu içerir ve daha sonraki belgenin düzenlenmesine kadar başvurucunun durumunu kanıtlayan temel belgedir.
1 Kasım 2026’dan sonra ne değişecek?
Geçiş dönemi sona erdiğinde, koruma talebinin açıklanması ve kaydı ile başvurunun resmileştirilmesi artık her durumda aynı makamda yapılmayacaktır. Yeni sistemde kayıt Questura veya yetkili sınır polisi tarafından yapılmaya devam ederken, resmileştirme işlemi başvurucunun durumuna göre farklı kanallardan yürütülecektir.
Genel durumda başvuru, Bölgesel Uluslararası Koruma Komisyonları nezdinde, İçişleri Bakanlığı ile anlaşmalı dış kuruluşlar aracılığıyla resmileştirilecektir. Bir kabul merkezinde kalan kişiler bakımından bu işlem, ilgili merkezin yöneticisi tarafından Bakanlığın bilişim sistemi üzerinden yürütülecektir. İdari gözetim altında bulunan veya cezaevinde olan başvurucular bakımından ise resmileştirme işlemi Questura tarafından yapılmaya devam edecektir.
Başvuru yapmak için özel bir hukuk terimi kullanmak gerekir mi?
Hayır. Avrupa Birliği’nin 2024/1348 sayılı Tüzüğü uyarınca kişinin mutlaka “uluslararası koruma”, “iltica” veya “ikincil koruma” gibi teknik ifadeler kullanması gerekmez. Önemli olan, ülkesine dönmekten korktuğunu veya dönüş halinde zulüm ya da ciddi zarar riskiyle karşı karşıya kalacağını açıkça ortaya koymasıdır. Bu irade beyanı, koruma prosedürünü başlatan ilk hukuki adımdır.
Ancak uygulamada sözlü beyanla yetinmek riskli olabilir. Başvurunun gerçekten kayda alındığını ve hangi tarihte yapıldığını gösteren belgenin teslim alınması özellikle önemlidir. Randevu verilmiş olsa bile, kişinin koruma talebini daha önce açıkladığını gösterebilecek yazılı belgelerin, teslim tutanaklarının veya diğer kanıtların saklanması uyuşmazlık halinde belirleyici olabilir.
Başvurunun tarihi neden önemlidir?
Başvurunun yapıldığı ve kaydedildiği tarih; İtalya’da kalma hakkı, kabul sistemine erişim, usuli güvenceler ve daha sonraki yargısal süreçler açısından önem taşır. Yeni AB sistemi ayrıca kaydın hızlı şekilde yapılmasını öngörmektedir. 2024/1348 sayılı Tüzük, başvurunun kural olarak talebin açıklanmasından itibaren beş gün içinde kaydedilmesini öngörür.
Bunun yanında 12 Haziran 2026’dan önce yapılmış uluslararası koruma başvurularına ilişkin idari ve yargısal süreçlerde önceki mevzuat uygulanmaya devam eder. Bu nedenle aynı tarihte İtalya’da bulunan iki yabancı bakımından dahi, başvurunun 12 Haziran 2026’dan önce veya sonra yapılmış olması uygulanacak usul açısından farklı sonuçlar doğurabilir.
Pratik olarak nelere dikkat edilmeli?
Özellikle Türkçe konuşan başvurucular açısından ilk aşamada üç unsurun dikkatle takip edilmesi gerekir: koruma talebinin hangi tarihte açıklandığı, Questura veya sınır polisi tarafından kaydın hangi tarihte yapıldığı ve hangi belgenin teslim edildiği. Başvurucunun adresi, telefon numarası veya e-posta bilgileri değiştiğinde bunların yetkili makamlara bildirilmesi de önemlidir; yeni AB düzenlemesi başvurucuya süreç boyunca yetkili makamlarla işbirliği yapma ve iletişim bilgilerini güncel tutma yükümlülüğü getirir.
1 Kasım 2026’dan sonra uygulamanın ilk döneminde Questura, Bölgesel Komisyonlar, kabul merkezi yöneticileri ve anlaşmalı kuruluşlar arasında görev paylaşımına ilişkin yerel farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle işlemin yalnızca “randevu alındı” bilgisiyle takip edilmesi yeterli değildir; kayıt ve resmileştirme aşamalarının gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Sonuç olarak, 2026 reformu iltica başvurusunu tek bir idari işlem olmaktan çıkarıp birbirini izleyen aşamalara ayırmıştır. 31 Ekim 2026’ya kadar Questura ve sınır polisi merkezi rolünü korumaktadır; 1 Kasım’dan itibaren ise başvurunun resmileştirilmesi başvurucunun bulunduğu duruma göre farklı makam ve kuruluşlar üzerinden yürütülecektir. Özellikle geçiş döneminde tarihler, verilen belgeler ve işlemin hangi aşamada bulunduğu dikkatle takip edilmelidir.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Camera dei deputati nezdinde Göç alanında Menfaat Temsilcileri Siciline kayıtlı
Avrupa Birliği Şeffaflık Sicili – Göç ve İltica: n. 280782895721-36
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.