Bologna Mahkemesi Cutro Kararnamesine Rağmen Özel Korumayı Onayladı
Bologna, İtalya – Bologna Mahkemesi tarafından 22 Mayıs 2026 tarihinde verilen iki önemli karar, İtalya’da gerçek ve istikrarlı bir yaşam kurmuş yabancıların, Cutro Kararnamesi ile getirilen kısıtlamalara rağmen özel koruma amaçlı oturma izni almaya devam edebileceğini ortaya koydu.
Davalar, uluslararası koruma başvuruları Bölgesel Komisyon tarafından reddedilen iki Fas vatandaşını ilgilendiriyordu. Ancak Mahkeme, dosyaları inceledikten sonra her iki kişinin de İtalya’da güçlü sosyal, mesleki ve kişisel bağlar geliştirdiği sonucuna vardı. Bu nedenle ülkeden çıkarılmalarının temel haklarına orantısız bir müdahale oluşturacağı değerlendirildi.
Kararların önemi, özellikle İtalyan Yargıtayı’nın 11 Kasım 2025 tarihli ve 13309 sayılı kararına dayanmasından kaynaklanmaktadır. Yargıtay bu kararında, 2023 yılında yapılan yasal değişikliklerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi tarafından güvence altına alınan özel ve aile hayatının korunmasını ortadan kaldırmadığını açıkça belirtmiştir.
Bologna Mahkemesi’ne göre, Cutro Kararnamesi sonrasında oluşan hukuki çerçeve, İtalya’nın anayasal ve uluslararası yükümlülükleri ışığında yorumlanmalıdır. Bu nedenle idari ve yargısal makamlar, bir kişinin sınır dışı edilmesinin İtalya’da kurduğu özel ve aile hayatına aşırı bir müdahale oluşturup oluşturmayacağını değerlendirmekle yükümlü olmaya devam etmektedir.
İlk davada mahkeme, başvurucunun inşaat sektöründe yıllarca kesintisiz çalışmasını, bağımsız bir konuta sahip olmasını ve İtalyan sürücü belgesi almasını dikkate aldı. İkinci davada ise süresiz iş sözleşmesi, İtalyanca dil kurslarına katılım, istikrarlı bir konut durumu ve herhangi bir sabıka kaydının bulunmaması özellikle önemli unsurlar olarak değerlendirildi.
Mahkeme, entegrasyonun yalnızca istihdam üzerinden ölçülemeyeceğini vurguladı. Değerlendirme yapılırken kişinin kurduğu sosyal ilişkiler, elde ettiği ekonomik bağımsızlık, toplum hayatına katılımı ve ev sahibi ülkenin kurallarına gösterdiği saygı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkeme, iki başvurucunun özel koruma kapsamında oturma izni alma hakkını tanıyarak, entegrasyonun Cutro Kararnamesi sonrasında da İtalyan göç hukukunun temel unsurlarından biri olmaya devam ettiğini teyit etti.
Bu kararların, özellikle İtalya’da yaşadıkları süre boyunca toplumla güçlü bağlar kurmuş yabancılarla ilgili çok sayıda devam eden davayı etkilemesi beklenmektedir.
Mahkemeler 2023 reformlarının kapsamını belirlemeye devam ederken, bu kararlar anayasal ilkelerin ve temel hakların korunmasının özel koruma başvurularının değerlendirilmesinde merkezi önemini koruduğunu göstermektedir.
Avv. Fabio Loscerbo