lunedì 21 settembre 2026

İtalya’da aile birleşimi 2026: iki yıllık yasal ikamet şartı, çocuk istisnası ve 150 günlük süre

2026 yılında İtalya’da aile birleşimi başvurularında iki önemli kural özellikle dikkat gerektiriyor: bazı aile üyeleri için başvuru sahibinin en az iki yıllık kesintisiz yasal ikametini tamamlamış olması ve Prefettura’daki nulla osta işlemi için kanuni sürenin 150 güne çıkmış olması. Küçük çocuklar için ise iki yıllık bekleme şartı uygulanmıyor.

İtalya’da yaşayan birçok yabancı için aile birleşimi, oturum sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Ancak son yıllarda yapılan değişiklikler nedeniyle eski bilgilerle hareket etmek ciddi gecikmelere veya başvurunun henüz yapılabilir olmadığı bir zamanda dosya hazırlanmasına yol açabilir. Özellikle Türkiye’de bulunan eşini, çocuğunu veya ebeveynini İtalya’ya getirmek isteyen kişilerin, başvuru tarihinden önce hem ikamet süresini hem de gelir ve konut koşullarını dikkatle değerlendirmesi gerekir.

İki yıllık kesintisiz yasal ikamet şartı kimlere uygulanıyor?

İtalya Göç Kanunu’nun aile birliğine ilişkin 28. maddesine 2024 yılında eklenen düzenleme uyarınca, uluslararası koruma statüsünden kaynaklanan oturum izni sahipleri dışında kalan yabancılar, bazı aile üyeleri bakımından aile birleşimi talebinde bulunmadan önce İtalya’da en az iki yıl kesintisiz ve yasal olarak ikamet etmiş olmalıdır.

Bu şart esas olarak eş, tamamen bakıma muhtaç yetişkin çocuklar ve kanunda öngörülen koşulları taşıyan ebeveynler için önem taşır. İki yıllık sürenin yalnızca oturum kartının üzerinde yazılı tarihe bakılarak değerlendirilmesi doğru değildir; idare, İtalya’daki yasal ve kesintisiz ikamet durumunu ve uygulamada anagrafik kayıtları da inceleyebilir. Bu nedenle başvuru yapmadan önce iki yıllık dönemin belgelerle ispatlanabilir olması önemlidir.

Küçük çocuklar için iki yıl beklemek gerekmiyor

En önemli istisna küçük çocuklardır. On sekiz yaşından küçük çocukların aile birleşiminde iki yıllık asgari ikamet şartı uygulanmaz. Bu ayrım uygulamada büyük önem taşır: İtalya’ya yeni gelmiş ve henüz iki yıllık ikametini tamamlamamış bir ebeveyn, diğer şartları taşıyorsa küçük çocuğu için aile birleşimi sürecini başlatabilir; buna karşılık eş için aynı anda yapılan başvuru iki yıllık şart nedeniyle farklı şekilde değerlendirilebilir.

Uluslararası koruma statüsü sahipleri bakımından da özel hükümler vardır. Mülteci veya ikincil koruma statüsünden kaynaklanan oturum iznine sahip kişilere iki yıllık bekleme şartı uygulanmaz. Ayrıca AB Mavi Kartı sahipleri ve ICT kapsamında görevlendirilen bazı çalışanlar bakımından Avrupa Birliği hukukundan kaynaklanan farklı ve daha elverişli kurallar söz konusu olabilir.

Nulla osta için süre artık 150 gün

Aile birleşiminin ilk aşaması, İtalya’da ikamet eden kişinin Prefettura bünyesindeki Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden nulla osta talebinde bulunmasıdır. 2025 yılında yürürlüğe giren değişiklikle bu işlemin sonuçlandırılması için öngörülen kanuni süre 90 günden 150 güne çıkarılmıştır.

Bu değişiklik, 2026 yılında başvuru yapan kişiler açısından planlamayı doğrudan etkiler. Başvurunun yapılmış olması, birkaç hafta içinde vize aşamasına geçileceği anlamına gelmez. Dosyanın eksiksiz hazırlanması yine de çok önemlidir; çünkü gelir, konut veya aile bağlarına ilişkin belgelerde eksiklik bulunması halinde Prefettura ek belge talep edebilir ve süreç daha da uzayabilir.

2026 yılında gelir şartı nasıl hesaplanıyor?

Genel kural olarak başvuru sahibi, yasal kaynaklardan elde edilen yeterli yıllık geliri belgelemelidir. Hesaplama, her yıl belirlenen sosyal yardım tutarı esas alınarak yapılır. 2026 yılı için yıllık sosyal yardım tutarı 7.101,12 avrodur. Bir aile üyesi için genel olarak en az 10.651,68 avro, iki aile üyesi için ise yaklaşık 14.202,24 avro yıllık gelir aranır. Aile yapısına, özellikle küçük çocukların sayısına göre hesaplama değişebilir.

Aynı evde yaşayan aile üyelerinin belgelenebilir gelirleri de belirli koşullarda toplam gelirin hesabında dikkate alınabilir. Buna karşılık yalnızca banka hesabında bulunan para veya düzenli ve yasal kaynağı ispatlanamayan tutarlar her zaman yeterli kabul edilmez. Çalışma sözleşmesi, maaş bordroları, vergi belgeleri ve iş ilişkisinin gerçekliği birlikte değerlendirilebilir.

Konut uygunluğu da ayrı bir şarttır

Başvuru sahibinin, aile birleşimi sonrasında kullanılacak konutun hijyen ve yaşanabilirlik şartlarını karşıladığını gösteren uygunluk belgesini sunması gerekir. Kira sözleşmesinin bulunması tek başına yeterli değildir. Belediyeden veya yetkili idareden alınan idoneità alloggiativa belgesi, aile birleşimi dosyasının temel belgelerinden biridir.

Özellikle çok sayıda aile üyesinin getirileceği dosyalarda konutun yüzölçümü ve kişi sayısına uygunluğu önceden kontrol edilmelidir. Aksi halde yeterli gelir bulunsa bile konut şartı nedeniyle başvuru olumsuz sonuçlanabilir.

Türkiye’deki aile üyesi için ikinci aşama: vize

Prefettura nulla osta verdikten sonra süreç sona ermez. Türkiye’de bulunan aile üyesi, yetkili İtalyan konsolosluk makamında aile birleşimi vizesi için başvurur. Bu aşamada evlilik, doğum veya akrabalık bağını gösteren belgeler incelenir. Türk makamlarınca düzenlenen belgelerin türüne göre apostil, tercüme veya uluslararası çok dilli belge kullanımı gerekebilir.

Bu nedenle aile birleşimi dosyasını yalnızca İtalya’daki nulla osta aşaması olarak görmek hatalıdır. Prefettura’daki koşullar ile Türkiye’deki konsolosluk aşamasında kullanılacak medeni durum ve aile bağı belgeleri birlikte planlanmalıdır.

Pratik sonuç

2026 yılında aile birleşimi başvurusu hazırlayan bir kişinin ilk olarak hangi aile üyesini getirmek istediğini belirlemesi gerekir. Küçük çocuk için iki yıllık bekleme şartı yoktur; eş, yetişkin bakıma muhtaç çocuk veya ebeveyn için ise kural olarak iki yıllık kesintisiz yasal ikamet kontrol edilmelidir. Daha sonra gelir ve konut şartları doğrulanmalı, başvuru Portale Servizi ALI üzerinden eksiksiz yapılmalı ve 150 günlük yasal işlem süresi dikkate alınmalıdır.

Aile birleşimi, yalnızca form doldurularak yürütülen teknik bir işlem değildir. Yanlış aile kategorisinin seçilmesi, iki yıllık sürenin hatalı hesaplanması veya gelir ve konut belgelerindeki uyumsuzluk, aylar sürebilecek bir gecikmeye neden olabilir. Bu nedenle özellikle sınırda kalan veya birden fazla aile üyesini kapsayan dosyalarda başvuru öncesi hukuki kontrol büyük önem taşır.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Camera dei deputati – Registro dei rappresentanti di interessi, materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

domenica 20 settembre 2026

İtalya’ya click day beklemeden çalışma: yurt dışında eğitim alanlar için 2026’da SIISL ve kota dışı giriş

İtalya’ya click day beklemeden çalışma: yurt dışında eğitim alanlar için 2026’da SIISL ve kota dışı giriş

İtalya’da çalışmak isteyen yabancılar için en önemli sorunlardan biri Decreto Flussi kapsamındaki kontenjanlar ve “click day” sistemidir. Ancak İtalyan Göç Kanunu’nun 23. maddesi, yurt dışında İtalya tarafından onaylanmış mesleki ve yurttaşlık-dil eğitim programlarını başarıyla tamamlayan kişiler için farklı bir yol öngörmektedir. Bu kişiler, gerekli şartlar sağlandığında, yıllık göç kotalarını ve click day tarihlerini beklemeden çalışma amacıyla İtalya’ya giriş yapabilir. 2026 yılında bu sistem SIISL platformuna kayıt ve yeni dijital işlemlerle daha da yapılandırılmıştır.

Bu yol kimler için geçerlidir?

Bu prosedür, İtalya dışında ikamet eden ve İtalyan makamlarınca onaylanmış bir mesleki eğitim ile yurttaşlık-dil eğitimi programını tamamlayan üçüncü ülke vatandaşlarına yöneliktir. Programların yalnızca belirli ülkelerde düzenlenmesi zorunlu değildir: Avrupa Birliği üyesi olmayan üçüncü ülkelerde, Avrupa Birliği’ne aday ülkeler de dahil olmak üzere, gerçekleştirilebilir. Bu nedenle Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşları da, onaylanmış bir programa dahil olmaları halinde, bu kanaldan yararlanabilir.

Önemli nokta şudur: Herhangi bir özel kursa katılmak bu hakkı doğurmaz. Eğitim programının İtalya Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, Göç Kanunu’nun 23. maddesi çerçevesinde onaylanmış olması gerekir. Programı teklif eden ve yöneten kuruluşlar, mevzuatta belirtilen kamu kurumları, işveren örgütleri, üniversiteler, araştırma kuruluşları, akredite eğitim ve istihdam kurumları veya uygun sivil toplum kuruluşları arasından olmalıdır.

2026’da yeni SIISL sistemi ne getiriyor?

2026 yılında yürürlüğe giren yeni düzenleme, bu programları başarıyla tamamlayan yabancıların Sistema Informativo per l’Inclusione Sociale e Lavorativa (SIISL) sistemine kaydedilmesini öngörmektedir. Kayıt işlemi, kursu tamamlayan kişinin tek başına yaptığı bağımsız bir başvuru değildir. Programı yürüten kuruluş, eğitimi başarıyla bitiren kişilerin bilgilerini ilgili platformlar üzerinden SIISL sistemine aktarır ve profilin tamamlanmasını sağlar.

Profil etkinleştirildiğinde sistem, kişinin tamamladığı eğitime ilişkin bilgileri içeren önceden doldurulmuş bir özgeçmiş oluşturur. Bu profil, eğitimin niteliğiyle uyumlu sektörlerde faaliyet gösteren işverenler tarafından görülebilir. Amaç, eğitim alan yabancıyı doğrudan İtalya’daki işgücü talebiyle buluşturmaktır. Bu nedenle sistem yalnızca göç hukuku açısından değil, işe yerleştirme bakımından da önem taşımaktadır.

İşveren ne yapmalıdır?

Bir İtalyan işveren, onaylı programı tamamlayan yabancıyı işe almak istediğinde Sportello Unico per l’Immigrazione nezdinde kişiye özel çalışma nulla osta başvurusu yapar. Başvuru, İçişleri Bakanlığı’nın Portale Servizi sistemi üzerinden LFE modeli kullanılarak gerçekleştirilir.

Bu başvurunun en önemli avantajı, Decreto Flussi kotalarının dışında olmasıdır. Başka bir ifadeyle işverenin belirli bir click day gününü beklemesi veya yıllık kontenjanın dolmamış olmasını kontrol etmesi gerekmez. Başvuru yıl içinde yapılabilir. Ayrıca mevzuatta yapılan son değişikliklerle, bu kategorideki çalışanlar için çalışma nulla osta’sının verilmesine ilişkin azami süre 30 güne indirilmiştir.

Vize için süre 12 aya kadar uzatıldı

Önceki sistemde, eğitimin tamamlanmasından sonra giriş vizesi başvurusunun altı ay içinde yapılması gerekiyordu. 2025 sonunda yapılan yasal değişiklikle bu süre, deneysel olarak 31 Aralık 2027’ye kadar, 12 aya çıkarılmıştır. Dolayısıyla 2026 yılında programı başarıyla tamamlayan bir kişi bakımından, vize işlemlerinin hazırlanması için daha geniş bir zaman aralığı bulunmaktadır.

Bununla birlikte bu süre, otomatik olarak vize verileceği anlamına gelmez. İşverenin somut işe alım iradesi, nulla osta prosedürü, konsolosluk incelemesi ve diğer giriş şartları yine yerine getirilmelidir. Bu kanalın avantajı, esas olarak kotadan bağımsız olması ve kişinin önceden tanımlanmış, kamu makamlarınca onaylanmış bir eğitim sürecinden geçmiş bulunmasıdır.

Eğitimin içeriği neden önemlidir?

Programlar yalnızca teknik meslek eğitimi vermeyi amaçlamaz. Mesleki bölüm, kişinin belirli bir iş veya mesleği yapabilmesi için gerekli becerileri, iş sağlığı ve güvenliği bilgilerini de içerebilir. Yurttaşlık ve dil eğitimi ise İtalya’daki sosyal ve çalışma hayatına uyumu kolaylaştırmayı amaçlar. Program sonunda dil eğitimi bakımından en az A1 düzeyinin belgelendirilmesi öngörülmektedir.

Bu sistemin mantığı, İtalya’ya geldikten sonra iş arayan bir kişiden farklıdır: burada mesleki hazırlık, temel dil bilgisi ve işverenle eşleşme mümkün olduğunca girişten önce gerçekleştirilir. Dolayısıyla prosedür, düzenli işgücü göçünü doğrudan mesleki ihtiyaçlarla ilişkilendirmeyi hedeflemektedir.

Ücret talep eden “garantili giriş” tekliflerine dikkat

Bu alanda özellikle dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. Resmî kurallara göre programı yürüten kuruluşların, eğitim faaliyetlerinin yararlanıcılarından doğrudan veya dolaylı şekilde ücret talep etmesi yasaktır. Bu nedenle “para karşılığında kesin İtalya vizesi”, “garantili iş ve oturum” veya “kontenjansız giriş paketi” gibi teklifler ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

Gerçek bir 23. madde programında programın onaylı olması, katılımcının resmî listelerde yer alması, eğitimi başarıyla tamamlaması ve sonrasında İtalya’daki bir işveren tarafından nominatif çalışma nulla osta başvurusu yapılması gerekir. Sadece özel bir kurs sertifikası veya aracı bir şirketle yapılan sözleşme bu prosedür için yeterli değildir.

Türkiye’den başvurmayı düşünenler için pratik sonuç

Türkiye’de yaşayan ve İtalya’da çalışmak isteyen bir kişi açısından bu kanal, klasik Decreto Flussi prosedürüne önemli bir alternatif oluşturabilir. Ancak ilk adım doğrudan konsolosluğa vize başvurusu yapmak değildir. Öncelikle gerçekten onaylı bir eğitim programına dahil olunması, programın tamamlanması, kişinin SIISL sistemine kaydedilmesi ve İtalya’daki bir işverenin LFE prosedürüyle çalışma nulla osta talep etmesi gerekir.

Bu nedenle başvuru hazırlığında programın resmî niteliği, katılımcının sistemde kayıtlı olup olmadığı, işverenin hangi prosedürü kullanacağı ve vize için öngörülen süre birlikte kontrol edilmelidir. 2026’daki yeni SIISL düzenlemesi bu kanalı daha görünür ve daha yapılandırılmış hale getirmiştir; fakat prosedür yine de birbirine bağlı birkaç idari aşamadan oluşmaktadır ve her dosyanın somut şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da çalışma oturumunda 2026 değişikliği: ilk izin için 30 gün, yenilemede 90 gün ve işverenin yeni bilgi yükümlülüğü

22 Mayıs 2026’dan itibaren İtalya’da “tek çalışma izni” (permesso unico di lavoro) sisteminde önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, çalışma amacıyla İtalya’ya gelen üçüncü ülke vatandaşları için ilk oturum izninin verilme süresini kısaltırken, yenileme işlemleri bakımından 90 günlük yeni bir süre öngörüyor ve işverene yabancı işçiyi sürecin gelişmeleri hakkında bilgilendirme yükümlülüğü getiriyor.

“Tek çalışma izni” nedir?

İtalya’da birçok çalışma amaçlı oturum izni, yabancı işçinin hem ülkede yasal olarak kalmasına hem de çalışmasına imkân veren tek bir idari belge niteliğindedir. Bu nedenle kart üzerinde “perm. unico lavoro” ibaresi yer alabilir. Düzenlemenin amacı, oturum ve çalışma hakkını tek bir sistem içinde daha açık ve öngörülebilir hale getirmektir.

16 Nisan 2026 tarihli ve 83 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İtalya, Avrupa Birliği’nin 2024/1233 sayılı Direktifini iç hukuka aktardı. Yeni kurallar 22 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe girdi ve özellikle ilk çalışma izni, yenileme süreleri ve çalışanların bilgilendirilmesi bakımından somut sonuçlar doğurdu.

İlk girişten sonra oturum izni için 30 günlük süre

Çalışma amacıyla İtalya’ya ilk kez gelen bir yabancı bakımından yeni sistemin en önemli değişikliklerinden biri, Questura’nın tek çalışma iznini düzenlemesi için öngörülen sürenin 30 güne indirilmesidir. Bu süre, başvurunun gerekli unsurlarıyla tamamlanmasından itibaren işler.

Çalışma yoluyla giriş prosedürü yine iki temel aşamadan oluşur. İlk aşamada işveren, Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden çalışma için gerekli “nulla osta”yı talep eder. Bu aşama için genel süre 60 gündür. Yabancı işçinin İtalya’ya girişinden ve oturum izni başvurusunun tamamlanmasından sonra ise Questura bakımından 30 günlük süre öngörülmüştür. Böylece iş amaçlı ilk giriş prosedüründe iki aşamanın toplamı bakımından 90 günlük bir çerçeve ortaya çıkar.

Yenilemede 90 günlük yeni süre

Yeni düzenleme yalnızca ilk izin bakımından süreyi kısaltmıyor. Oturum izninin yenilenmesi ve nulla osta gerektirmeyen bazı olağan oturum izinleri bakımından idarenin işlem süresi 90 gün olarak düzenlenmiştir.

Bu değişiklik başvuru sahibinin hazırlık takvimini de etkiler. Genel kural olarak, yenileme başvurusunun izin süresinin sona ermesinden önce ve artık 90 günlük süre dikkate alınarak yapılması gerekir. Bu nedenle son haftaya kadar beklemek, özellikle iş sözleşmesi, gelir belgeleri, ikamet bilgileri veya pasaport süresi bakımından eksiklik çıkması halinde ciddi sorun yaratabilir.

Pratik açıdan en doğru yaklaşım, oturum kartının bitiş tarihinden aylar önce dosyanın kontrol edilmesi, iş sözleşmesinin ve çalışma ilişkisinin devam edip etmediğinin değerlendirilmesi ve gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasıdır.

İşveren artık yabancı işçiyi bilgilendirmek zorunda

2026 reformunun dikkat çekici yeniliklerinden biri de işverenin bilgi verme yükümlülüğüdür. İşveren, nulla osta süreciyle ilgili olarak aldığı önemli bildirimleri yabancı işçiye zamanında iletmek zorundadır. Bu yükümlülük, olumsuz bir karar veya prosedürü etkileyen başka bir idari iletişim bakımından da geçerlidir.

Bu kural uygulamada önemlidir. Çünkü geçmişte yabancı işçi, başvurunun hangi aşamada olduğunu veya işverenin hangi resmi bildirimi aldığını her zaman doğrudan öğrenemeyebiliyordu. Yeni sistem, işçinin kendi dosyasının durumunu bilmesini ve gerektiğinde süresi içinde hukuki adım atabilmesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yeni elektronik kartta daha fazla bilgi

Yeni nesil elektronik oturum kartında çalışma hakkı ve ilgili koşullar daha açık biçimde gösterilecektir. “Perm. unico lavoro” ibaresi yanında, kartın açıklama alanlarında çalışma koşulları, haklar ve usuli güvenceler hakkında ek bilgiler yer alabilecektir.

Bu nokta yalnızca teknik bir kart değişikliği değildir. Oturum izninin hangi hakları verdiğinin açık biçimde anlaşılması, işverenler, kamu kurumları ve yabancı çalışan bakımından uygulamadaki tereddütleri azaltabilir.

Her çalışma hakkı veren izin “tek çalışma izni” değildir

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. İtalya’da çalışmaya izin veren her oturum izni, hukuken “permesso unico lavoro” sayılmaz. Serbest çalışma, yatırımcı statüsü, dijital göçebe veya uzaktan çalışan izinleri, bazı şirket içi transferler, öğrenciler, geçici koruma sahipleri, sosyal koruma veya sağlık gerekçeli bazı izinler gibi çeşitli kategoriler özel düzenlemelere tabidir.

Bu nedenle kişinin yalnızca “çalışabiliyorum” demesi yeterli değildir. Hangi tür oturum iznine sahip olduğu, hangi prosedürün uygulanacağı ve yenileme veya dönüşüm bakımından hangi şartların aranacağı ayrıca incelenmelidir.

90 günlük süre otomatik kabul anlamına gelmez

Kanunda bir işlem süresi bulunması, bu sürenin sonunda başvurunun otomatik olarak kabul edilmiş sayılacağı anlamına gelmez. Questura, dosyada eksik belge bulunması, gerekli kontrollerin tamamlanmaması veya kişinin oturum şartlarını kaybetmiş olması halinde ek belge talep edebilir veya olumsuz bir karar verebilir.

Bununla birlikte, idarenin kanunda öngörülen süreleri sebepsiz biçimde aşması da hukuken önemsiz değildir. Uzun süre sonuçlandırılmayan başvurularda, dosyanın durumuna göre yazılı talep, diffida, dosyaya erişim başvurusu veya yargısal koruma yolları değerlendirilebilir.

Başvuru sahibi ne yapmalı?

Çalışma amaçlı oturum izni olan kişilerin, özellikle 2026’daki yeni kurallar sonrasında, üç noktaya dikkat etmesi yararlıdır. Birincisi, oturum kartının bitiş tarihini beklemeden yenileme dosyasını hazırlamak gerekir. İkincisi, işverenle nulla osta veya çalışma ilişkisine ilişkin tüm resmi bildirimlerin paylaşılması konusunda düzenli iletişim kurulmalıdır. Üçüncüsü, başvuru yapıldıktan sonra posta makbuzu, Questura çağrıları, sözleşmeler, UNI-LAV kayıtları ve diğer belgeler saklanmalıdır.

Bir oturum izni dosyasında sürelerin doğru hesaplanması çoğu zaman yalnızca idari bir ayrıntı değildir; çalışma hakkının, gelir sürekliliğinin ve ileride uzun süreli oturum veya vatandaşlık gibi başka statülere geçişin korunması bakımından belirleyici olabilir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – materia: Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalyan vatandaşıyla evlilik: 2026’da vatandaşlık başvurusu için süreler, B1 ve Türkiye’den gerekli belgeler

İtalyan vatandaşıyla evlilik: 2026’da vatandaşlık başvurusu için süreler, B1 ve Türkiye’den gerekli belgeler

İtalyan vatandaşıyla evli olmak, İtalyan vatandaşlığını otomatik olarak kazandırmaz. Ancak Kanun n. 91/1992’nin 5. maddesi, belirli sürelerin dolması, evliliğin devam etmesi, gerekli belgelerin sunulması ve İtalyanca bilgisinin kanıtlanması halinde vatandaşlık başvurusu yapılmasına imkân verir. Türkiye’de doğmuş veya Türk vatandaşı olan başvuru sahipleri açısından bazı belgelerin hazırlanma biçimi özellikle önemlidir.

Ne zaman başvuru yapılabilir?

İtalya’da yasal olarak ikamet eden yabancı eş, evlilik tarihinden itibaren en az iki yıllık yasal ikametin ardından vatandaşlık başvurusu yapabilir. Eşlerin ortak doğmuş veya evlat edinilmiş çocukları varsa bu süre yarıya iner ve bir yıl olur.

Başvuru sahibi yurtdışında ikamet ediyorsa genel süre evlilik tarihinden itibaren üç yıldır; ortak doğmuş veya evlat edinilmiş çocukların bulunması halinde bu süre bir buçuk yıla düşer. İtalyan eş vatandaşlığı evlilikten sonra kazanmışsa, sürenin başlangıcı bakımından eşin İtalyan vatandaşlığını kazandığı tarih esas alınır.

Türkiye’de yapılan evlilik İtalya’da kayıtlı olmalıdır

Evlilik Türkiye’de yapılmışsa, vatandaşlık başvurusundan önce evliliğin İtalya’daki yetkili belediyenin medeni hâl kayıtlarına geçirilmiş olması gerekir. Türkiye ile İtalya, çok dilli medeni hâl belgelerine ilişkin Viyana Sözleşmesi’ne taraf olduğundan, Türk makamlarınca düzenlenen çok dilli Formul B evlilik belgesi, İtalya’daki tescil işlemlerinde kural olarak İtalyanca tercüme ve apostil gerektirmez.

Bu nedenle başvuru hazırlığında yalnızca evlilik cüzdanına sahip olmak yeterli değildir. Evliliğin İtalyan medeni hâl sisteminde gerçekten tescil edilmiş olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir.

Evlilik başvuru boyunca devam etmelidir

Vatandaşlık kararı verilene kadar evliliğin hukuken devam etmesi gerekir. Boşanma, evliliğin iptali, medeni etkilerinin sona ermesi veya hukuki ayrılık karardan önce gerçekleşirse vatandaşlık hakkı doğmaz. Buna karşılık, başvuru yapıldıktan sonra İtalyan eşin vefatı, yürürlükteki kurallara göre tek başına başvurunun düşmesine yol açmaz.

B1 düzeyinde İtalyanca şartı

Başvurunun temel koşullarından biri, Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi’ne göre en az B1 düzeyinde İtalyanca bilgisinin kanıtlanmasıdır. Bu şart, tanınmış eğitim belgeleri veya yetkili kuruluşların verdiği dil sertifikalarıyla yerine getirilebilir. Kanunda öngörülen bazı özel muafiyetler saklıdır; ancak başvuru sahibinin muafiyet kapsamında olup olmadığı başvuru yapılmadan önce ayrıca kontrol edilmelidir.

Türkiye’den hazırlanacak temel belgeler

Türk vatandaşları açısından belge hazırlığı, başvurunun en çok hata yapılan bölümüdür. Genel olarak aşağıdaki belgelerin kontrol edilmesi gerekir:

  • doğum belgesi; Türkiye bakımından çok dilli Formul A kullanılabilir ve İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu bilgilerine göre bu belge apostil gerektirmez;
  • Türkiye’den alınmış adli sicil belgesi ve gerekli olması halinde 14 yaşından sonra ikamet edilen veya vatandaşlığı taşınan diğer ülkelerden alınmış adli sicil belgeleri; bu belgeler kural olarak başvurudan önceki altı ay içinde düzenlenmiş, gerektiğinde apostilli ve İtalyancaya tercüme edilmiş olmalıdır;
  • geçerli kimlik veya pasaport;
  • İtalya’daki belediyeden alınmış evlilik kayıt belgesi;
  • B1 düzeyindeki dil şartını gösteren belge veya uygulanabilir bir muafiyeti kanıtlayan belge;
  • 250 avroluk vatandaşlık katkı payının ödendiğini gösteren belge;
  • İtalya’da ikamet edenler açısından ikamet ve yasal kalış durumunu gösteren belgeler.

Başvuru çevrim içi yapılır

Vatandaşlık başvurusu İçişleri Bakanlığı’nın vatandaşlık portalı üzerinden elektronik olarak yapılır. İtalya’da ikamet eden kişiler bakımından dosya yetkili Prefettura tarafından, yurtdışında ikamet edenler bakımından ise ilgili İtalyan diplomatik veya konsolosluk makamı tarafından yürütülür.

Başvuru gönderildikten sonra dosyaya bir K10/C kodu atanır. Başvuru sahibi, portal üzerindeki iletişimleri ve gerektiğinde IO uygulamasını düzenli şekilde kontrol etmelidir. Eksik belge taleplerinin veya idari bildirimlerin gözden kaçırılması işlemin uzamasına veya olumsuz sonuçlanmasına yol açabilir.

Karar süresi: 24 ay, gerektiğinde 36 aya kadar

Usulüne uygun ve eksiksiz başvurular bakımından kanuni işlem süresi 24 aydır ve gerekli görülmesi halinde en fazla 36 aya kadar uzatılabilir. Bu sürenin hesaplanmasında başvurunun eksiksiz sunulması önemlidir; sonradan istenen belgeler ve idari incelemeler süreci fiilen etkileyebilir.

Başvurudan önce yapılması gereken son kontrol

Evlilik yoluyla vatandaşlıkta en önemli mesele yalnızca gerekli sürenin dolmuş olması değildir. Evliliğin İtalya’da tescili, yasal ikametin kesintisizlığı, B1 şartı, yabancı adli sicil belgelerinin geçerlilik süresi ve başvuru tarihindeki aile durumunun birlikte kontrol edilmesi gerekir. Özellikle Türkiye’den alınan belgelerde yanlış belge türü, eksik apostil veya gereksiz tercüme masrafı sık karşılaşılan sorunlardır.

Başvuru yapılmadan önce dosyanın bütün olarak kontrol edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uzun gecikmeleri ve belge tamamlama taleplerini önemli ölçüde azaltabilir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 — Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

sabato 19 settembre 2026

İtalya’da 5 yıldan sonra AB uzun süreli oturum izni: 2026’da gelir, A2 ve yurtdışı süreleri

İtalya’da en az beş yıldır düzenli olarak yaşayan birçok üçüncü ülke vatandaşı için AB uzun süreli oturum izni, geçici izinlerden daha istikrarlı bir hukuki statüye geçiş anlamına gelir. Ancak “beş yıl doldu” düşüncesi tek başına yeterli değildir: başvuruda ikamet süresi, gelir, İtalyanca bilgisi, yurtdışında geçirilen dönemler ve aile bireyleri bakımından ek şartlar birlikte değerlendirilir.

Beş yıllık süre nasıl hesaplanır?

AB uzun süreli oturum izni, genel kural olarak en az beş yıldır İtalya’da yasal ve kesintisiz şekilde ikamet eden ve geçerli bir oturum iznine sahip olan yabancılar tarafından talep edilebilir. Bu nedenle yalnızca ilk oturum izninin tarihine bakmak yeterli değildir. İtalya’daki hukuki statünün devamlılığı, izinlerin türü ve yurtdışında geçirilen süreler de önem taşır.

Beş yıllık dönemde İtalya dışında geçirilen süreler özellikle dikkatle incelenmelidir. Kural olarak altı aydan uzun kesintisiz bir yurtdışı kalışı veya beş yıllık dönem içinde toplam on ayı aşan yokluk, gerekli sürekliliğin oluşmasını engelleyebilir. Askerlik yükümlülüğü, ciddi ve belgelenmiş sağlık nedenleri veya başka ağır ve kanıtlanabilir sebepler bakımından istisnalar değerlendirilebilir.

2026’da gelir şartı

Başvuru sahibi, en az yıllık sosyal yardım tutarına eşit bir gelire sahip olduğunu göstermelidir. 2026 yılı için yıllık sosyal yardım tutarı 7.101,12 avrodur. Başvuru aile bireylerini de kapsıyorsa gerekli gelir, aile birleşiminde kullanılan parametrelere göre yükselir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca “çalışıyor olmak” üzerinden değil, belgelendirilebilir ve yeterli yıllık gelir üzerinden yapılır.

Uygulamada gelir durumunu göstermek için vergi beyannameleri, iş sözleşmeleri, maaş belgeleri, Certificazione Unica ve başvurunun özelliklerine göre diğer ekonomik belgeler önem taşır. Belgelerin eksik veya birbiriyle uyumsuz olması, işlemin uzamasına veya olumsuz değerlendirmeye yol açabilir.

İtalyanca A2 şartı

Genel olarak başvuru sahibinin en az A2 düzeyinde İtalyanca bildiğini kanıtlaması gerekir. Bu şart, Prefettura tarafından düzenlenen dil sınavı ile veya mevzuatın kabul ettiği diploma ve sertifikalarla yerine getirilebilir.

14 yaşından küçük çocuklar, kamu sağlık kurumu tarafından belgelenmiş ciddi öğrenme güçlüğü bulunan kişiler ve kanunun öngördüğü diğer bazı kategoriler dil sınavından muaftır. Uluslararası koruma statüsü sahipleri bakımından da özel kurallar vardır. Bu nedenle herkes için aynı belge listesinin geçerli olduğu varsayılmamalıdır.

Kart 10 yıl geçerli, statü ise kalıcıdır

En sık karıştırılan konulardan biri, kartın üzerindeki son kullanma tarihi ile uzun süreli oturum statüsünün süresidir. AB uzun süreli oturum statüsü kalıcı niteliktedir; yetişkinler için düzenlenen fiziksel kart ise 10 yıl, reşit olmayanlar için 5 yıl geçerlidir. Kartın süresi dolduğunda statü otomatik olarak ortadan kalkmaz. Yeni fotoğraflarla yenileme başvurusu yapılır ve belge yenilenir.

Bununla birlikte kalıcı statü hiçbir koşulda kaybedilemez anlamına gelmez. Örneğin Avrupa Birliği topraklarından 12 ay kesintisiz uzak kalınması veya İtalya’dan çok uzun süre ayrılma gibi kanunda açıkça düzenlenmiş durumlarda statünün kaybı ya da geri alınması gündeme gelebilir.

Aile bireyleri için otomatik hak yoktur

Bir kişinin AB uzun süreli oturum izni almış olması, eşinin veya çocuklarının aynı statüyü otomatik olarak elde ettiği anlamına gelmez. Aile bireylerinin de kendi durumları bakımından kanuni şartları taşıması gerekir. Özellikle beş yıllık yasal ikamet şartı aile bireyleri açısından ayrıca değerlendirilebilir. Bu husus, ailece yapılan başvurularda sık karşılaşılan hatalardan biridir.

Başvuru öncesinde ne kontrol edilmeli?

Başvuru yapılmadan önce önceki oturum izinlerinin tarihleri, ikamet kayıtları, yurtdışına çıkış ve dönüş tarihleri, gelir belgeleri ve A2 şartının nasıl karşılanacağı birlikte kontrol edilmelidir. Aile bireyleri de başvuruya dahil edilecekse gelir ve konut uygunluğu belgeleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Oturum izni işlemlerinde bazı belgeler bakımından basit öz beyanın yeterli olmadığı da unutulmamalıdır. Özellikle uzun süreli oturum başvurularında, idarenin talep ettiği belgelerin doğru biçimde ve gerektiğinde asıllarıyla sunulması önemlidir.

Neden uzun süreli oturum izni önemlidir?

Bu statü, geçici oturum izinlerine kıyasla daha güçlü bir hukuki konum sağlar. İtalya’da çalışma ve yaşam bakımından daha istikrarlı bir statü yaratır; ayrıca Avrupa Birliği hukukunun öngördüğü çerçevede başka bir üye devlette daha uzun süreli çalışma, eğitim veya ikamet imkânlarının kullanılmasını da kolaylaştırabilir. Ancak başka bir AB ülkesinde yaşama veya çalışma hakkı otomatik değildir; gidilecek ülkenin prosedürleri ayrıca yerine getirilmelidir.

Sonuç olarak, İtalya’da beş yılın dolması önemli bir eşiktir fakat başvurunun başarıyla sonuçlanması için tek başına yeterli değildir. Gelir, dil, ikamet sürekliliği ve yurtdışı dönemleri birlikte incelenmeli; özellikle uzun yıllara yayılan oturum geçmişi olan kişiler başvuru yapmadan önce kendi kronolojilerini dikkatle kontrol etmelidir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
İtalya Temsilciler Meclisi (Camera dei deputati) Göç alanındaki Çıkar Temsilcileri Siciline kayıtlı
AB Şeffaflık Sicili (Registro per la Trasparenza UE) no. 280782895721-36 — Göç ve İltica
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da işinizi kaybederseniz oturum izniniz hemen sona ermez: “attesa occupazione” izni ve 2026’daki yeni haklar

İtalya’da çalışmaya bağlı oturum iznine sahip bir yabancının işini kaybetmesi, oturum hakkının aynı gün sona erdiği anlamına gelmez. İtalyan göç hukukunda işsizlik halinde kişiyi hemen düzensiz duruma düşürmemek için özel bir koruma mekanizması vardır: “permesso di soggiorno per attesa occupazione”, yani yeni iş arama dönemine bağlı oturum izni. 2026 yılında ayrıca bu iznin bazı aile yardımlarına erişim bakımından da önemli sonuçları bulunmaktadır.

İşin sona ermesi oturum iznini otomatik olarak iptal etmez

İtalya’da çalışma amacıyla düzenlenmiş bir oturum iznine sahip olan kişi işten çıkarıldığında veya iş ilişkisi sona erdiğinde, mevcut oturum izni sırf bu nedenle otomatik olarak geçersiz hale gelmez. İtalyan Göç Kanunu’nun 22. maddesinin 11. fıkrası, yabancı işçinin işini kaybetmesi halinde iş arayan olarak kayıtlı kalmasına ve yeni bir iş bulabilmesi için İtalya’da hukuka uygun biçimde kalmaya devam etmesine imkân tanır.

Bu koruma, mevcut oturum izninin kalan geçerlilik süresi boyunca devam eder ve mevsimlik çalışma izni dışında, kural olarak en az bir yıllık bir iş arama dönemini güvence altına alır. Yabancı işçi işsizlik ödeneği veya başka bir gelir desteği alıyorsa ve bu destek daha uzun sürüyorsa, ilgili dönem daha da uzun olabilir.

“Attesa occupazione” izni ne zaman gündeme gelir?

Çalışma izninin süresi dolmadan önce kişi yeni bir iş bulmuşsa, genel olarak yeni çalışma ilişkisine dayanarak normal yenileme süreci devam eder. Buna karşılık, oturum izni sona erdiğinde henüz yeni bir iş bulunamamışsa, kişi “attesa occupazione” gerekçesiyle oturum izni talep edebilir.

Bu nedenle iş kaybından sonra yapılması gereken en önemli işlemlerden biri, Centro per l’Impiego’ya başvurarak iş arayan statüsünü ve gerektiğinde “Dichiarazione di Immediata Disponibilità” olarak bilinen DID kaydını düzenlemektir. NASpI gibi işsizlik yardımlarının talep edilebilmesi bakımından da iş arayan statüsünün doğru şekilde kayda geçirilmesi önemlidir.

“Attesa occupazione” izni için başvuru, bu tür oturum izinlerinde öngörülen usule göre yapılır. Başvuru sırasında iş ilişkisinin sona erdiğini gösteren belgelerin, Centro per l’Impiego kayıtlarının, varsa işsizlik ödeneğine ilişkin belgelerin ve önceki oturum izninin düzenli şekilde saklanması gerekir.

Bu izinle yeniden çalışmak mümkündür

“Attesa occupazione” oturum izni yalnızca İtalya’da kalmaya izin veren pasif bir belge değildir. Kişi yeni bir iş bulduğunda yeniden yasal olarak çalışabilir. Bu nedenle işverenin, yalnızca önceki işin sona ermiş olmasından hareketle kişinin işe alınamayacağını düşünmesi doğru değildir.

Ayrıca oturum izninin yenilenmesi veya yeni iznin düzenlenmesi henüz tamamlanmamışsa, usulüne uygun şekilde yapılmış başvuruyu gösteren makbuzun da hukuki önemi vardır. Mevzuat, şartları taşıyan yabancıların sadece idari işlemin sonuçlanmasını bekledikleri için çalışma hayatının dışına itilmemesini amaçlamaktadır.

2026’daki önemli yenilik: Assegno Unico ve Bonus Nido

2026 yılında “attesa occupazione” izni sahipleri açısından önemli bir gelişme yaşandı. INPS, 22 Ocak 2026 tarihli 205 sayılı mesajıyla, mahkemelerin son yıllardaki kararları doğrultusunda bu oturum iznini taşıyan kişilerin de diğer şartları sağlamaları halinde Assegno Unico e Universale ile Bonus Asilo Nido’ya erişebileceğini kabul etti.

Bu değişiklik özellikle çocuklu aileler açısından önemlidir. Daha önce yalnızca oturum izninin türü gerekçe gösterilerek reddedilmiş bazı başvurular bakımından yeniden inceleme talep edilmesi mümkündür. INPS ayrıca yeni başvuruların, diğer yasal şartların bulunması halinde işleme alınacağını açıklamıştır.

Bununla birlikte, INPS mevcut ödemeleri devam eden yargılamaların sonucu bakımından “riserva di ripetizione” ile gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Başka bir ifadeyle, Yargıtay önündeki uyuşmazlıkların ileride farklı bir hukuki sonuca ulaşması halinde kurumun geri ödeme talebinde bulunma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle sosyal yardım başvurularında yalnızca oturum izninin türü değil, başvuru tarihindeki güncel INPS uygulaması da kontrol edilmelidir.

Mevsimlik işçiler için önemli istisna

Bu koruma bütün çalışma izinleri için aynı değildir. Mevsimlik çalışma izni, “attesa occupazione” sisteminden yararlanma bakımından özel kurallara tabidir ve mevsimlik izin sahibi bir kişi yalnızca işinin sona ermesine dayanarak bu izni normal çalışma izni sahibi gibi talep edemez. Mevsimlik işçiler bakımından mevcut iznin başka bir çalışma iznine çevrilip çevrilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yıldan sonra ne olur?

“Attesa occupazione” izninin en az bir yıllık koruma sağlaması, her dosyanın otomatik olarak yalnızca bir yıl sonra sona ereceği anlamına gelmez. İçişleri Bakanlığı uygulamasında, bazı durumlarda bir yıldan sonraki yenilemenin de mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Bu değerlendirmede kişinin aile bağları, İtalya’daki ikamet süresi, ekonomik kaynakları, sosyal entegrasyonu ve somut dosyanın diğer unsurları önem kazanır.

Bu nedenle işini kaybeden yabancı açısından en riskli davranış, hiçbir işlem yapmadan mevcut oturum izninin süresinin dolmasını beklemektir. İş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren belgelerin düzenlenmesi, Centro per l’Impiego kaydının yapılması, sosyal güvenlik haklarının kontrol edilmesi ve oturum izninin sona erme tarihinden önce uygun başvurunun hazırlanması gerekir.

Pratik sonuç

İtalya’da işinizi kaybetmeniz, otomatik olarak oturum hakkınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Hukuk sistemi yeni bir iş arayabilmeniz için belirli bir koruma süresi tanır. Ancak bu koruma, hiçbir işlem yapılmadan kendiliğinden güvence altına alınmış sayılmamalıdır. Özellikle oturum izninin sona erme tarihi yaklaşırken iş arayan kaydının, başvuru belgelerinin ve varsa INPS işlemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

venerdì 18 settembre 2026

İtalya’da AB Mavi Kartı 2026: yüksek nitelikli çalışanlar için kota dışı giriş ve 30 günlük izin süresi

İtalya’da yüksek nitelikli bir işte çalışmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için AB Mavi Kartı (Carta blu UE), klasik Decreto Flussi kotalarından bağımsız bir giriş yoludur. 2026 itibarıyla bu prosedür hem yasal sürelerin kısalması hem de işlemlerin dijitalleştirilmesi nedeniyle özellikle mühendisler, bilişim uzmanları, yöneticiler, sağlık profesyonelleri ve diğer yüksek nitelikli çalışanlar açısından daha işlevsel hale gelmiştir.

AB Mavi Kartı nedir?

AB Mavi Kartı, İtalya Göç Kanunu’nun (D.Lgs. 286/1998) 27-quater maddesinde düzenlenen ve Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin yüksek nitelikli vatandaşlarının İtalya’da çalışmasına imkân veren özel bir oturum ve çalışma sistemidir. En önemli özelliklerinden biri, bu giriş yolunun yıllık Decreto Flussi kotalarına bağlı olmamasıdır. Bu nedenle işverenin, normal kota sistemi kapsamında bir kontenjan açılmasını veya belirli bir “click day” tarihini beklemesi gerekmez.

Başvuruyu kural olarak İtalya’daki işveren, yetkili Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden yapar. İşverenin sunduğu iş sözleşmesi veya bağlayıcı iş teklifi en az altı aylık olmalı ve yapılacak iş, kanunun aradığı yüksek nitelik düzeyine uygun olmalıdır.

Hangi nitelikler kabul edilebilir?

Mevzuat artık yalnızca üniversite diplomasına dayanan dar bir sistem öngörmemektedir. Başvuru sahibinin durumuna göre farklı nitelik yolları kullanılabilir. En klasik yol, en az üç yıllık yükseköğrenimi belgeleyen üçüncül düzey bir diploma veya uygun bir yüksek mesleki yeterliliktir. Düzenlenmiş mesleklerde ise mesleki yeterliliğin İtalya’da tanınmasına ilişkin özel kurallar ayrıca uygulanır.

Bunun yanında, ilgili meslek veya sektörle bağlantılı en az beş yıllık üst düzey mesleki deneyim de belirli durumlarda yükseköğrenim niteliğine eşdeğer bir yeterlilik olarak değerlendirilebilir. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki belirli yönetici ve uzman profilleri bakımından ise başvurudan önceki yedi yıl içinde edinilmiş en az üç yıllık ilgili mesleki deneyim yeterli olabilir. Bu nedenle özellikle bilişim sektöründe çalışan Türk vatandaşları açısından, üniversite diploması bulunmaması her zaman başvurunun imkânsız olduğu anlamına gelmez.

Ücret şartı nasıl hesaplanır?

AB Mavi Kartı başvurusunda ücret yalnızca tarafların serbestçe belirlediği herhangi bir miktar olamaz. Yıllık brüt ücret, uygulanabilir ulusal toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücretin altında olmamalı ve aynı zamanda ISTAT tarafından tespit edilen ortalama yıllık brüt ücret eşiğini de karşılamalıdır. Bu nedenle tek ve değişmez bir “Mavi Kart maaşı” rakamına güvenmek doğru değildir; başvuru hazırlanırken güncel ücret verileri ve uygulanacak toplu iş sözleşmesi birlikte kontrol edilmelidir.

2026’da önemli değişiklik: “nulla osta” için 30 günlük süre

2 Aralık 2025 tarihli 182 sayılı Kanun, yüksek nitelikli çalışanlara ilişkin prosedürde önemli bir hızlandırma getirdi. 18 Aralık 2025’ten itibaren yürürlükte olan düzenlemeye göre Sportello Unico per l’Immigrazione, AB Mavi Kartı için gerekli çalışma iznini, yani nulla osta al lavoro belgesini başvurunun sunulmasından itibaren en geç 30 gün içinde vermeli veya ret kararını bildirmelidir. Önceki yasal süre 90 gündü.

Bu süre, dosyanın eksiksiz hazırlanmasının önemini azaltmaz. Aksine, hızlandırılmış prosedürden yararlanabilmek için iş teklifinin, mesleki yeterliliğin, yabancı diploma veya deneyim belgelerinin ve ücret koşullarının baştan doğru biçimde belgelenmesi gerekir. Eksik veya çelişkili evrak, ek belge taleplerine ve sürecin fiilen uzamasına yol açabilir.

Türkiye’de bulunan çalışan için işlem nasıl ilerler?

Türkiye’de yaşayan ve İtalya’dan yüksek nitelikli bir iş teklifi alan kişi açısından ilk adımı çoğunlukla işveren atar. İşveren, BC modeli üzerinden yetkili Sportello Unico’ya başvurur. Gerekli incelemeler tamamlanıp nulla osta verildikten sonra çalışan, İtalya’ya uzun süreli çalışma amacıyla giriş yapabilmek için yetkili İtalyan diplomatik-konsolosluk makamında ulusal vize prosedürünü tamamlar.

İtalya’ya girişten sonra ise oturum izninin düzenlenmesine ilişkin işlemler başlar. 19 Haziran 2026’dan itibaren İçişleri Bakanlığı Portale Servizi sisteminde AB Mavi Kartı prosedürü bakımından da önemli bir dijital yenilik yürürlüğe girmiştir: işveren ile çalışan arasındaki contratto di soggiorno artık BC modeli için elektronik ortamda imzalanıp gönderilebilmektedir. Yabancı çalışanın el yazısıyla imza atması seçeneği de korunmuştur. İşveren ayrıca çalışanın İtalya’ya giriş bilgilerini portal üzerinden kaydetmeli ve PEC yoluyla alınan belgeleri sistem üzerinden iletmelidir.

İlk 12 ayda iş değişikliği tamamen serbest değildir

AB Mavi Kartı sahibinin İtalya’daki ilk 12 aylık yasal istihdam döneminde çalışma hayatı bakımından bazı sınırlamalar devam eder. Bu dönemde yapılan iş yüksek nitelikli nitelikte olmalıdır. İşveren değişikliği mümkündür; ancak ilk 12 ay içinde yeni iş sözleşmesinin yetkili Ispettorato Territoriale del Lavoro tarafından önceden değerlendirilmesi gerekir. Gerekli belgelerin alınmasından itibaren 15 gün geçmesine rağmen olumsuz bir görüş bildirilmezse, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde görüş alınmış sayılır.

Mavi Kart sahibi, yüksek nitelikli bağımlı çalışmasına paralel olarak, gerekiyorsa ilgili ruhsat ve mesleki izinleri almak şartıyla serbest meslek faaliyeti de yürütebilir.

İşin kaybedilmesi Mavi Kartın otomatik olarak iptal edilmesi anlamına gelmez

İş ilişkisinin sona ermesi halinde oturum hakkının aynı gün ortadan kalktığı düşüncesi doğru değildir. AB Mavi Kartı sahipleri bakımından da iş kaybına ilişkin koruyucu hükümler uygulanır. Çalışan, yeni bir iş aramak amacıyla istihdam sistemine kaydolabilir ve kanunun öngördüğü süre boyunca İtalya’da yasal kalışını sürdürebilir. Ancak yeni işin Mavi Kart rejiminin nitelik şartlarına uygunluğu ve özellikle ilk 12 ay içindeki iş değişikliğine ilişkin kurallar dikkatle kontrol edilmelidir.

Aile ve Avrupa içi hareketlilik açısından avantajlar

AB Mavi Kartı yalnızca çalışma açısından değil, aile birleşimi ve Avrupa Birliği içindeki hareketlilik bakımından da daha elverişli bir statü sunar. Mavi Kart sahibinin aile birleşimi, kartın süresinden bağımsız olarak mümkündür ve gerekli şartların gerçekleşmesi halinde aile üyelerine aile amaçlı oturum izni verilir.

Ayrıca başka bir AB üyesi devlet tarafından verilmiş geçerli bir Mavi Kartı bulunan kişiler için İtalya’ya kısa ve uzun süreli hareketlilik bakımından özel kurallar vardır. Bu nedenle hâlihazırda Almanya, Fransa, Hollanda veya başka bir üye devlette Mavi Kart sahibi olan bir Türk vatandaşı için İtalya’ya geçiş, Türkiye’den ilk kez yapılan bir çalışma başvurusundan farklı şekilde değerlendirilmelidir.

Pratik sonuç

2026’daki düzenlemeler, AB Mavi Kartını Türkiye’den İtalya’ya yüksek nitelikli iş için gelmek isteyen kişiler açısından daha güçlü bir seçenek haline getirmiştir. Kota dışı olması, nulla osta için yasal sürenin 30 güne indirilmesi ve sözleşme işlemlerinin dijitalleştirilmesi önemli avantajlardır. Buna karşılık başvurunun başarısı, işin gerçekten yüksek nitelikli sayılması, mesleki yeterliliğin doğru belgelenmesi, yabancı belgelerin usulüne uygun hazırlanması ve ücret şartının somut iş sözleşmesine göre doğru hesaplanmasına bağlıdır.

Özellikle Türkiye’de alınmış diploma veya mesleki deneyime dayanılan başvurularda, hangi yeterlilik yolunun kullanılacağı dosya hazırlanırken açıkça belirlenmelidir. Yanlış kategori üzerinden yapılan veya yalnızca iş unvanına dayanıp mesleki yeterliliği yeterince belgelemeyen başvurular, kota dışı ve hızlandırılmış bir sistem içinde olsa bile ret riski taşır.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

İtalya’da aile birleşimi 2026: iki yıllık yasal ikamet şartı, çocuk istisnası ve 150 günlük süre

2026 yılında İtalya’da aile birleşimi başvurularında iki önemli kural özellikle dikkat gerektiriyor: bazı aile üyeleri için başvuru sahibini...