sabato 7 novembre 2026

Milano İdare Mahkemesine göre yabancı işçi getirecek şirketin mali gücü nasıl incelenir?

Milano İdare Mahkemesine göre yabancı işçi getirecek şirketin mali gücü nasıl incelenir?

İtalya'da decreto flussi kapsamında yabancı işçi çalıştırmak isteyen bir şirketin başvurusu yalnızca iş sözleşmesinin hazırlanmasından ibaret değildir. Yetkili makamlar, işverenin ücret, sigorta ve diğer istihdam yükümlülüklerini gerçekten karşılayabilecek durumda olup olmadığını inceler. Lombardia Bölge İdare Mahkemesi, Dördüncü Daire, 9 Ocak 2026 tarihli 102 sayılı kararında, bu denetimin kapsamını ve sınırlarını açıklamıştır.

Beş çalışma izni başvurusunun reddi

Davacı şirket, 2020 yılı işçi alım kotaları kapsamında beş yabancı işçi için nulla osta talep etmişti. Milano Prefettura'sı başvuruları reddetti. Şirket, idarenin yalnızca gelir yetersizliğine dayandığını, oysa işletmelerin ekonomik kapasitesinin net kâr dışında ciro, alınan siparişler, işletmenin mali sağlamlığı ve gelecekteki istihdam maliyetlerini karşılama imkânıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.

Şirket ayrıca kararların geç verildiğini, idarenin çalışma makamının olumsuz görüşünü yeterince incelemeden benimsediğini ve meşru beklentisinin zedelendiğini savundu. Mahkeme, dosyadaki olguları ve ilgili mevzuatı inceleyerek davayı reddetti.

Mahkemenin belirlediği değerlendirme yöntemi

İtalyan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 394/1999'un 30-bis maddesi, işverenin sunduğu belgelerin uygunluğunun ve aynı dönemde talep ettiği işçi sayısının ekonomik kapasitesiyle uyumunun incelenmesine imkân verir. Mahkemeye göre bir şirketin işçi çalıştırma gücü yalnızca bilançosundaki net sonuçla ölçülmez. Ciro, mevcut işler, sözleşmeler, mali sağlamlık ve gelecekteki ücret ile sigorta yükümlülüklerini karşılayabilme durumu birlikte ele alınmalıdır.

Bu ilke şirketler lehine otomatik izin anlamına gelmez. Somut dosyada mahkeme, şirketin çok sayıda çalışma izni başvurusu yaptığını, kararlar verildiği sırada sigorta ve prim yükümlülükleri bakımından eksiklikler bulunduğunu ve şirket temsilcisinin başka şirketler üzerinden iki yüzü aşkın başvuru yapmış olmasının da idarenin değerlendirmesinde yer aldığını belirtti. Temsilcinin kendisine ulaşılamadığı da dosyada belirtilmişti. Mahkeme, bu olguların genel bir güvenilirlik sorunu oluşturduğunu ve ret kararlarının yeterince gerekçelendirildiğini kabul etti.

İşverenin hazırlaması gereken belgeler

Decreto flussi başvurusundan önce şirketin mali tablolarını, vergi belgelerini, mevcut ticari sözleşmelerini, iş hacmini ve işçi sayısına göre ücret ile sosyal güvenlik giderlerini karşılayabileceğini gösteren belgeleri düzenli tutması önemlidir. Çok sayıda işçi için başvuru yapılması tek başına hukuka aykırı değildir; ancak idare, istenen işçi sayısı ile şirketin fiili faaliyetleri arasındaki ilişkiyi inceleyebilir.

İşverenin geçmiş prim ve sigorta yükümlülükleri de önem taşır. Bu nedenle yalnızca gelecekte iş alınacağına ilişkin genel vaatler yerine doğrulanabilir ticari ve mali veriler sunulmalıdır. Belgelerin niteliği ve başvurunun yapıldığı tarihteki hukuki şartlar ayrıca kontrol edilmelidir.

Yabancı işçi açısından sonuçları

İşçinin yurtdışında olması ve bir işverenin kendisine iş teklif etmesi, giriş izninin kesinlikle verileceği anlamına gelmez. Nulla osta aşamasında işverenin uygunluğu ayrıca değerlendirilir. Başvuru reddedildiğinde, işçi ve işveren ret gerekçesini, idarenin dayandığı belgeleri ve uygun itiraz yollarını incelemelidir. Gerekli olduğunda idari dosyaya erişim talebi yapılabilir.

İşçinin, doğrulanmamış bir iş teklifine güvenerek para ödemesi veya seyahat planlarını kesinleştirmesi ciddi riskler doğurabilir. Bu karar, işçi alım prosedüründe gerçek ve sürdürülebilir bir istihdam ilişkisinin önemini göstermektedir.

Gecikmiş karar kendiliğinden geçersiz olur mu?

Mahkeme, idarenin karar verme süresini aşmış olmasının, açık bir yasal hüküm bulunmadıkça, karar verme yetkisini kendiliğinden ortadan kaldırmadığını da açıkladı. Dolayısıyla başvurunun uzun süre beklemiş olması, daha sonra verilen ret kararını otomatik olarak hukuka aykırı kılmaz. Gecikme nedeniyle başvurulabilecek hukuki yollar ile ret kararının esasına yönelik itiraz ayrı değerlendirilmelidir.

102/2026 sayılı kararın önemli yanı iki taraflıdır: idare yalnızca tek bir mali göstergeye dayanarak yüzeysel inceleme yapmamalıdır; buna karşılık şirketin genel ekonomik güvenilirliğini ortaya koyan somut olumsuz olgular varsa başvuruyu reddedebilir. Mahkeme bu olayda idarenin bir bütün olarak değerlendirme yaptığını kabul etmiş ve davayı reddetmiştir.

İncelenen karar: TAR Lombardia, Milano, IV. Daire, 9 Ocak 2026, no. 102; Başkan ve raportör Cozzi. İtalyanca tam metin.


Avv. Fabio Loscerbo
İtalya Yargıtayı nezdinde dava takip etmeye yetkili avukat
İtalya Temsilciler Meclisinin göç alanındaki çıkar temsilcileri siciline kayıtlı
Avrupa Birliği Şeffaflık Sicilinde Göç ve İltica alanında kayıtlı çıkar temsilcisi, no. 280782895721-36
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Bu makale, yazarın yönetimi, incelemesi ve editoryal sorumluluğu altında yapay zekâ araçlarının yardımıyla hazırlanmıştır.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalyan Lazio İdare Mahkemesine göre: SIS kaydı başka bir kişiye aitse çalışma vizesi reddedilemez

İtalyan Lazio İdare Mahkemesine göre: SIS kaydı başka bir kişiye aitse çalışma vizesi reddedilemez İtalya göç hukuku – 7 Kasım 2026. Sche...