İtalyan İdare Mahkemesine göre SIS kaydı, 2020 işçi affı başvurusunun otomatik reddi için yeterli değildir
Schengen Bilgi Sistemi (SIS), üye ülkelerin giriş yasağı ve güvenlik gibi konularda bilgi paylaşmasını sağlar. Ancak sistemde kayıt bulunması, kaydın nedenini incelemeden her oturum başvurusunun reddedilebileceği anlamına gelmez. İtalyan idari yargısının 3 Mart 2025 tarihli 330 sayılı kararında ele alınan temel sorun, SIS kaydının 2020 yılında düzensiz çalışma ilişkilerinin yasallaştırılması amacıyla başlatılan emersione prosedürüne etkisidir.
Mahkemenin değerlendirdiği hukuki sorun
İdare, başvuru sahibinin Schengen sisteminde girişe kabul edilmeme amacıyla işaretlendiğini tespit ettiğinde, kaydın hangi somut olaya dayandığını araştırmalıdır. 2018/1861 sayılı AB Tüzüğü'nün 24. maddesi uyarınca işaretlemelerin dayanakları birbirinden farklı olabilir. Bazıları kamu güvenliğini ilgilendiren ciddi olaylara, bazıları ise yalnızca giriş ve kalış kurallarının ihlaline dayanabilir. Bu farklılık, başvurunun değerlendirilmesinde önemlidir.
3 Mart 2025 tarihli 330 sayılı kararın, İtalyan idari yargısının 2026 tarihli resmî içtihat derlemesinde aktarılan ilkesine göre, SIS kaydı tek başına yasallaştırma başvurusuna otomatik engel oluşturmaz. İdare, kaydın gerçek gerekçelerini öğrenmeli ve ilgili kişinin kamu düzeni veya güvenliği bakımından somut risk teşkil edip etmediğini değerlendirmelidir. Bu, her SIS kaydının geçersiz olduğu veya her başvurunun kabul edileceği anlamına gelmez.
Giriş yasağı ile kamu güvenliği riski aynı şey midir?
Hayır. Bir Schengen ülkesinin düzensiz giriş veya kalış nedeniyle verdiği karar ile ciddi güvenlik gerekçelerine dayanan bir işaretleme hukuken aynı olgulara dayanmayabilir. İdarenin hangi nedenle kayıt girildiğini bilmesi, başvuru sahibinin durumunun bireysel değerlendirilmesine yardımcı olur. Kayıt hakkında bilgi eksikse, gerekli uluslararası bilgi alışverişi mekanizmalarının kullanılması gündeme gelebilir.
İşçi affı gibi özel bir prosedürdeki sonuç, bütün vize ve oturum türlerine otomatik olarak aktarılamaz. Her başvuru için ilgili mevzuat, kaydın türü, amacı ve mevcut idari işlem ayrı incelenmelidir. Özellikle giriş yasağı bulunan kişinin sınırdan geçişi, vize verilmesi ve ülkede oturum izni düzenlenmesi farklı hukuki sorular doğurabilir.
SIS kaydı olan kişi ne yapmalı?
İlk adım, mümkünse hangi ülkenin hangi amaçla işaretleme yaptığını ve bu kaydın hangi karara dayandığını öğrenmektir. Kişi, geçerli veri koruma kuralları kapsamında kendisiyle ilgili bilgilere erişim, hatalı verilerin düzeltilmesi veya hukuka aykırı kayıtların silinmesi için yetkili makamlara başvurmayı değerlendirebilir. Ancak her erişim talebi sınırsız değildir; güvenlik ve kanuni istisnalar bulunabilir.
İkinci adım, İtalya'daki ret kararının gerekçesini incelemektir. Kararda yalnızca “SIS kaydı mevcuttur” deniliyorsa, idarenin kaydın somut nedenlerini araştırıp araştırmadığı ve bunların başvuruya nasıl etki ettiğini açıkladığı önem kazanır. İdari dosyaya erişim talebi, yetkili makamlarla yazışmaların görülmesine yardımcı olabilir.
Üçüncü adım, süreleri kaçırmadan uygun hukuki yolu belirlemektir. İtalyan makamının oturum veya yasallaştırma kararına karşı başvuru ile kaydı oluşturan yabancı devletin işleminin düzeltilmesi veya silinmesi birbirinden farklı süreçler olabilir. İtalya'daki bir mahkeme, her durumda yabancı makamın kaydını doğrudan silemez.
2026 anayasal gelişmesiyle bağlantı
İtalyan Anayasa Mahkemesi'nin 22 Ocak 2026 tarihli 6 sayılı kararı, 2020 yasallaştırma düzenlemesindeki otomatik engelin, yalnızca giriş veya kalış kurallarına uyulmaması nedeniyle SIS kaydı bulunan yabancılar yönünden anayasaya aykırı olduğunu açıklamıştır. Bu gelişme, somut gerekçelerin incelenmesinin önemini daha da belirginleştirir. Bununla birlikte güvenlik risklerine dayanan kayıtlar için ayrı değerlendirme yapılması gerekliliği devam eder.
Sonuç olarak SIS, karar veren makamların kullanacağı önemli bir bilgi sistemidir; fakat işaretlemenin hukuki anlamı, gerekçesi ve ilgili prosedürün kuralları anlaşılmadan salt veri tabanındaki kayda dayanmak yeterli olmayabilir. Etkili savunma, kaydın içeriğinin ve başvuruya uygulanan normun birlikte incelenmesini gerektirir.
İncelenen karar: İtalyan idari yargısının 3 Mart 2025 tarihli 330 sayılı kararı; 2026 tarihli resmî içtihat derlemesinde “Schengen kaydının düzensiz çalışmadan çıkış başvurusuna otomatik engel oluşturmaması” başlığı altında özetlenmiştir. Resmî kaynak. Kararın mahkeme dairesi ve tam metni bu kaynakta açıkça belirlenmediğinden burada ayrıca atfedilmemiştir.
Avv. Fabio Loscerbo
İtalya Yargıtayı nezdinde dava takip etmeye yetkili avukat
İtalya Temsilciler Meclisinin göç alanındaki çıkar temsilcileri siciline kayıtlı
Avrupa Birliği Şeffaflık Sicilinde Göç ve İltica alanında kayıtlı çıkar temsilcisi, no. 280782895721-36
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Bu makale, yazarın yönetimi, incelemesi ve editoryal sorumluluğu altında yapay zekâ araçlarının yardımıyla hazırlanmıştır.
Nessun commento:
Posta un commento