lunedì 7 settembre 2026

İtalya’da iltica başvurusu yapanlar için çalışma hakkı değişti: 60 gün yerine 90 gün ve 31 Ekim 2026’ya kadar geçiş kuralı

İtalya’da iltica başvurusu yapanlar için çalışma hakkı değişti: 60 gün yerine 90 gün ve 31 Ekim 2026’ya kadar geçiş kuralı

2026 reformu, uluslararası koruma başvurusu yapan yabancıların İtalya’da ne zaman yasal olarak çalışmaya başlayabileceği konusunda önemli bir değişiklik getirdi. 12 Haziran 2026’dan sonra başlayan yeni prosedürlerde eski 60 günlük süre artık geçerli değil; çalışma hakkı, kural olarak, başvurunun resmen tamamlanmasından itibaren 90 gün sonra doğuyor. Üstelik 31 Ekim 2026’ya kadar süren geçiş döneminde başvurunun bildirilmesi, kaydedilmesi ve resmileştirilmesi yine Questura veya sınır polisi tarafından yürütülüyor. Bu nedenle özellikle 2026 yazı ve sonbaharında başvuru yapan kişiler açısından hangi tarihin esas alınacağı somut olarak önem taşıyor.

2026 reformu neyi değiştirdi?

12 Haziran 2026 tarihli 100 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Avrupa Birliği Göç ve İltica Paktı’nın uygulanması amacıyla İtalyan iltica sisteminde kapsamlı değişiklikler yaptı. Düzenleme, 7 Ağustos 2026 tarihli 145 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan kanuna dönüştürüldü.

D.Lgs. 142/2015’in 22. maddesinin yeni metnine göre, uluslararası koruma başvurusunu resmileştiren kişiye verilen belge, başvurunun incelenmesi henüz sonuçlanmamışsa ve gecikme başvurucuya yüklenemiyorsa, başvurunun resmileştirilmesinden 90 gün sonra çalışma hakkı sağlar. Önceki sistemde ise süre başvurunun sunulmasından itibaren 60 gündü.

Bu değişiklik yalnızca sürenin 60 günden 90 güne çıkarılması anlamına gelmiyor. Sürenin başlangıç noktası da artık hukuken daha belirgin biçimde formalizzazione della domanda, yani başvurunun resmen tamamlanması aşamasına bağlanmış durumda.

Başvurunun bildirilmesi, kaydı ve resmileştirilmesi aynı şey değildir

Yeni sistem uluslararası koruma prosedürünü birkaç aşamaya ayırıyor. İlk aşamada kişi koruma talep etmek istediğini yetkili makama bildiriyor. Daha sonra başvuru sistemde kaydediliyor ve son aşamada başvuru resmileştiriliyor. Kayıt sırasında kişiye fotoğrafını, beyan edilen kimlik bilgilerini ve tekil kimlik kodunu içeren bir belge veriliyor. Resmileştirme aşamasından sonra ise D.Lgs. 142/2015’in 4. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen belge düzenleniyor.

Bu ayrım teorik değildir. Çünkü çalışma hakkının başlangıcı, yeni kurallara göre, doğrudan resmileştirme tarihine bağlıdır. Bir işverenin de yalnızca kişinin “iltica başvurusu yaptığını” söylemesine değil, resmi belgelerdeki tarihlere bakması gerekir.

31 Ekim 2026’ya kadar özel geçiş kuralı

Reformun belki de bugün için en önemli pratik yönü geçiş hükmüdür. Kanunun 17. maddesine göre 31 Ekim 2026’ya kadar uluslararası koruma talebinin alınması, kaydedilmesi ve resmileştirilmesi bütün başvurucular bakımından Questura ve sınır polisi tarafından yapılmaya devam eder.

Dahası, 12 Haziran 2026’dan itibaren teknik sistemler yeni modele tamamen uyarlanana kadar başvurunun, Questura veya sınır polisi nezdinde yapılan kayıt anında resmileştirilmiş sayılması öngörülmüştür. Bunun sonucu olarak geçiş döneminde 90 günlük sürenin hesaplanması bakımından kayıt tarihi son derece önemlidir.

Örneğin bir kişi 1 Ağustos 2026 tarihinde Questura’da başvurusunu kaydettirmiş ve aynı tarih itibarıyla başvuru resmileştirilmiş sayılmışsa, diğer şartların da bulunması halinde çalışma hakkı 90 günlük sürenin sonunda değerlendirilecektir. Burada belirleyici olan, yalnızca ilk kez polis merkezine gidildiği gün değil, dosyada resmî kayıt ve resmileştirme olarak görünen tarihtir.

12 Haziran 2026’dan önce başvuru yapanlar için durum farklı

Kanun, 12 Haziran 2026’dan önce sunulmuş uluslararası koruma başvurularından doğan idari ve yargısal işlemler bakımından eski düzenlemenin uygulanmaya devam edeceğini açıkça belirtmektedir. Bu nedenle eski başvurulara yeni 90 günlük kuralı otomatik olarak uygulamak doğru değildir.

Başvurunun hangi tarihte yapıldığı, hangi rejimin uygulanacağını belirleyebilir. Özellikle 2026 ilkbaharında veya haziran ayının ilk günlerinde başvuru yapan kişiler açısından dosyanın başlangıç tarihinin resmi kayıtlardan kontrol edilmesi gerekir.

90 gün dolunca ayrıca çalışma izni almak gerekir mi?

Kanun, belirtilen şartlar gerçekleştiğinde uluslararası koruma başvurucusuna verilen belgenin çalışma faaliyetini yürütmeye imkân sağladığını düzenlemektedir. Dolayısıyla çalışma hakkının doğması için ayrıca klasik anlamda bir lavoro subordinato oturum izninin çıkarılmasını beklemek gerekmez.

Bununla birlikte iş ilişkisinin normal İtalyan iş hukuku kurallarına uygun biçimde kurulması gerekir. İşverenin işe giriş bildirimi yapması, sosyal güvenlik ve vergi yükümlülüklerini yerine getirmesi ve çalışanın kimlik ile başvuru belgelerinin geçerliliğini kontrol etmesi zorunludur. Başvurucunun da özellikle kayıt ve resmileştirme tarihini gösteren belgeleri saklaması önemlidir.

“Gecikme başvurucuya yüklenemiyorsa” şartı neden önemlidir?

Yeni 22. madde, 90 gün geçmesinin yanında başvurunun hâlâ sonuçlanmamış olmasını ve gecikmenin başvurucuya yüklenememesini şart koşuyor. Bu nedenle randevulara mazeretsiz gitmemek, kimlik tespitine ilişkin yükümlülüklere uymamak veya prosedürü bilerek geciktiren davranışlarda bulunmak çalışma hakkı bakımından da sorun yaratabilir.

Buna karşılık idarenin iş yükü, randevu gecikmeleri veya Komisyonun dosyayı henüz karara bağlamamış olması gibi başvurucunun kontrolü dışındaki durumlar farklı değerlendirilmelidir. Somut olayda gecikmenin gerçekten kime yüklenebileceği gerektiğinde hukuki inceleme gerektirir.

İşverenler açısından da dikkat edilmesi gereken bir değişiklik

Bu reform yalnızca iltica başvurucularını değil, onları işe almak isteyen işletmeleri de ilgilendiriyor. Eski 60 günlük süreyi esas alan bir değerlendirme artık 12 Haziran 2026’dan sonra başlayan yeni prosedürler açısından hatalı olabilir. Buna karşılık kişinin elinde henüz klasik elektronik oturum kartının bulunmaması da tek başına çalışma hakkının olmadığı anlamına gelmez.

İşverenin yapması gereken, başvurucunun sahip olduğu belgenin türünü, başvurunun hangi tarihte kaydedilip resmileştirildiğini ve 90 günlük sürenin gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmektir. Yanlış değerlendirme, hem çalışanı kayıt dışı çalışmaya itebilir hem de işveren açısından gereksiz hukuki riskler doğurabilir.

Pratik sonuç

2026 reformundan sonra “iltica başvurusu yaptım, ne zaman çalışabilirim?” sorusuna artık tek cümlelik eski cevap verilemez. Öncelikle başvurunun 12 Haziran 2026’dan önce mi sonra mı yapıldığı belirlenmeli; yeni rejime tabi başvurularda resmileştirme tarihi tespit edilmeli; 90 günlük süre bu tarihten itibaren hesaplanmalı; son olarak prosedürün hâlâ devam edip etmediği ve gecikmenin başvurucuya yüklenebilir olup olmadığı kontrol edilmelidir.

31 Ekim 2026’ya kadar devam eden geçiş düzeni nedeniyle, bu aylarda verilen belgelerin üzerindeki tarihler özellikle dikkatle incelenmelidir. İtalya’da göç hukuku bakımından en sık karşılaşılan sorunlardan biri, hakkın kanunda mevcut olmasına rağmen belgenin veya prosedürün yanlış yorumlanması nedeniyle fiilen kullanılamamasıdır. Çalışma hakkı konusunda da artık eski 60 günlük kuralın ezbere uygulanması yerine, 2026’da yürürlüğe giren yeni sistem esas alınmalıdır.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da oturum izni süresi dolmuş Türk vatandaşları için aile birliği: Cassazione 6535/2026 neden önemli?

İtalya’da oturum izninin süresinin dolmuş olması, aile birliği amacıyla yeni bir oturum izni talebini her durumda imkânsız hale getirmez. İt...