venerdì 28 agosto 2026

İtalya’ya kısa süreli girişlerde yeni dönem: EES sistemi 90/180 gün kuralını artık otomatik takip ediyor

İtalya’ya kısa süreli girişlerde yeni dönem: EES sistemi 90/180 gün kuralını artık otomatik takip ediyor

10 Nisan 2026’dan itibaren Avrupa Birliği’nin Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System – EES) Schengen dış sınırlarında tam olarak uygulanıyor. Sistem, kısa süreli seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarını elektronik olarak kaydediyor. Bu değişiklik, özellikle Türkiye’den İtalya’ya kısa süreli ziyaret, aile ziyareti, turizm veya iş amacıyla gelen kişiler açısından 90/180 gün kuralının çok daha sıkı ve otomatik biçimde izlenmesi anlamına geliyor.

EES, yalnızca teknik bir sınır kontrol sistemi değildir. Uygulamada, bir kişinin Schengen bölgesinde ne kadar kaldığını, ne zaman giriş ve çıkış yaptığını ve izin verilen kalış süresini aşıp aşmadığını doğrudan etkileyen bir kayıt mekanizmasıdır. Bu nedenle İtalya’ya kısa süreli seyahat edenlerin artık yalnızca pasaportlarındaki mühürlere bakarak kendi sürelerini hesaplamaları yeterli değildir.

EES nedir ve hangi bilgileri kaydeder?

EES, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarının Schengen bölgesinin dış sınırlarından kısa süreli giriş ve çıkışlarını elektronik ortamda kaydeden ortak bir sistemdir. 10 Nisan 2026 itibarıyla sistem tam olarak devreye girmiş ve kısa süreli seyahatlerde pasaporta manuel giriş-çıkış damgası vurulması uygulamasının yerini esas olarak elektronik kayıt almıştır.

Sistem; seyahat belgesindeki kimlik bilgilerini, giriş ve çıkış tarihlerini ve yerlerini, yüz görüntüsünü, parmak izlerini ve varsa ülkeye girişin reddedildiğine ilişkin bilgileri kaydedebilir. Böylece bir kişinin Schengen bölgesine farklı ülkeler üzerinden yaptığı seyahatler tek bir elektronik kayıt sistemi içinde izlenebilir.

90/180 gün kuralı artık neden daha önemli?

Kısa süreli Schengen kalışlarında temel kural değişmemiştir: bir kişi, herhangi bir 180 günlük dönem içinde en fazla 90 gün Schengen bölgesinde kalabilir. Ancak bu 90 gün İtalya için ayrı, Fransa için ayrı veya Almanya için ayrı hesaplanmaz. Schengen ülkelerinde geçirilen kısa süreli kalışların tamamı birlikte dikkate alınır.

Örneğin bir kişi önce İtalya’da 40 gün, daha sonra Almanya’da 20 gün ve ardından Fransa’da 30 gün kalmışsa, toplamda 90 güne ulaşmış olur. Bu kişinin yeni bir 90 günlük hak kazanabilmesi için yalnızca Schengen bölgesinden çıkması yeterli değildir. Hesaplama, her gün geriye doğru 180 günlük dönem esas alınarak yapılır.

EES’in önemi burada ortaya çıkmaktadır. Önceden pasaport mühürlerinin eksik veya okunaksız olması, farklı sınır kapılarındaki kayıtların pratikte karşılaştırılmasını zorlaştırabiliyordu. Yeni sistemde ise giriş ve çıkış tarihleri elektronik olarak tutulduğu için izin verilen sürenin aşılması çok daha kolay tespit edilebilir.

Kısa süreli Schengen vizesi olanlar EES’e tabi mi?

Evet. Kısa süreli Schengen vizesiyle İtalya’ya gelen üçüncü ülke vatandaşları EES kapsamında kayıt altına alınır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açısından bu durum özellikle kısa süreli Schengen vizesiyle seyahat eden kişiler için önemlidir.

Burada iki farklı sınıra dikkat edilmelidir. Birincisi, vizenin üzerinde belirtilen geçerlilik tarihleri ve izin verilen kalış süresidir. İkincisi ise genel 90/180 gün kuralıdır. Vize üzerinde daha kısa bir kalış süresi verilmişse, kişi 90 günlük genel üst sınıra dayanarak daha uzun süre kalamaz.

İtalya’da oturum izni veya D tipi vizesi olanlar için durum farklı

EES esas olarak kısa süreli seyahatlere uygulanır. İtalya veya EES sistemini kullanan başka bir Avrupa ülkesi tarafından verilmiş geçerli bir oturum iznine sahip kişiler ile uzun süreli D tipi ulusal vize sahipleri, bu statüleriyle seyahat ettiklerinde EES kayıt sistemine tabi değildir.

Bu kişiler sınır kontrolünde pasaportlarının yanında geçerli oturum izinlerini veya uzun süreli vizelerini ibraz etmelidir. Dolayısıyla İtalya’da düzenli olarak ikamet eden bir yabancının durumu ile kısa süreli ziyaret amacıyla gelen bir kişinin durumu hukuken aynı değildir.

Aynı şekilde, bir AB vatandaşının üçüncü ülke vatandaşı aile üyesi geçerli bir oturum kartı veya oturum iznine sahipse, belirli koşullar altında EES kaydından muaf olabilir. Ancak yalnızca aile bağı bulunması, tek başına her durumda otomatik muafiyet anlamına gelmez; kişinin elindeki ikamet belgesinin türü önemlidir.

Süre aşımı artık daha kolay tespit edilecek

Bir kişinin izin verilen kısa süreli kalış süresini aşması, onu düzensiz bir hukuki duruma sokabilir. EES, izin verilen sürenin üzerinde kalan kişilerin elektronik olarak tespit edilmesini kolaylaştırmaktadır.

Süre aşımının sonucu her olayda otomatik olarak aynı değildir. Ancak durumun niteliğine göre geri dönüş prosedürleri, sınır kontrollerinde sorunlar, sonraki vize başvurularında olumsuz değerlendirmeler veya gelecekteki girişlerde ek incelemeler gündeme gelebilir. Bu nedenle birkaç günlük bir sürenin dahi önemsiz olduğu düşünülmemelidir.

Özellikle aile ziyareti amacıyla sık sık İtalya’ya gelen, yıl içinde birden fazla Schengen ülkesine seyahat eden veya giriş ve çıkışlarını farklı ülkelerden yapan kişilerin kalış günlerini dikkatle takip etmeleri gerekir.

EES kaydı yanlışsa ne yapılabilir?

Elektronik bir sistem kullanılması, hatanın imkânsız olduğu anlamına gelmez. Bir girişin çıkış olarak kaydedilmesi, çıkış bilgisinin eksik olması veya kişisel verilerde yanlışlık bulunması gibi durumlar ortaya çıkabilir.

EES’e tabi olan kişilerin kendi verilerine erişme, yanlış veya eksik bilgilerin düzeltilmesini isteme ve hukuka aykırı biçimde işlenen verilerin silinmesini talep etme hakları vardır. Bu nedenle sistemdeki yanlış bir kayıt nedeniyle kişinin süre aşımı yapmış gibi görünmesi halinde, sorun görmezden gelinmemeli ve mümkün olan en kısa sürede ilgili makamlar nezdinde düzeltme talebinde bulunulmalıdır.

Böyle bir durumda uçak biletleri, biniş kartları, pasaport kopyaları, diğer ülkelere yapılan girişleri gösteren belgeler ve kişinin fiilen Schengen bölgesi dışında bulunduğunu kanıtlayan her türlü belge önem kazanabilir.

Pratik olarak nelere dikkat edilmeli?

İtalya’ya kısa süreli seyahat eden kişiler, her giriş ve çıkış tarihini kendileri de düzenli biçimde kaydetmelidir. Farklı Schengen ülkelerinde geçirilen sürelerin birlikte hesaplandığı unutulmamalı, yalnızca vizenin son geçerlilik tarihine bakılmamalı ve 90/180 gün hesabı seyahatten önce yapılmalıdır.

İtalya’da oturum izni bulunanların ise özellikle yenileme dönemlerinde geçerli oturum kartını, yenileme başvurusuna ilişkin belgeleri ve pasaportlarını seyahat öncesinde kontrol etmeleri önemlidir. EES kısa süreli seyahatleri hedefleyen bir sistem olsa da sınırda hangi statüyle seyahat edildiğinin açık biçimde belgelenmesi uygulamada belirleyici olabilir.

2026 itibarıyla Schengen sınır yönetiminde temel değişiklik şudur: kısa süreli giriş ve çıkışlar artık büyük ölçüde dijital olarak izlenmektedir. Bu nedenle “pasaportta damga yoktu” veya “kaç gün kaldığımı tam hesaplamadım” şeklindeki açıklamaların hukuki riski ortadan kaldırması beklenmemelidir. Kısa süreli seyahat edenlerin kendi kalış sürelerini önceden hesaplamaları ve herhangi bir kayıt hatasında zaman kaybetmeden hukuki ve idari yollara başvurmaları gerekir.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista

Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione

Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’Unione europea n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo

ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da AB Mavi Kartı: 2026’da yüksek nitelikli çalışanlar için daha hızlı ve dijital süreç

İtalya’da yüksek nitelikli bir işte çalışmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için AB Mavi Kartı (Carta Blu UE), klasik Decreto Flus...