İtalya’da çalışma amacıyla yurt dışından getirilecek bir işçi için “nulla osta” alınmış olması, vizenin artık otomatik olarak verileceği anlamına gelmez. Güncel düzenlemeye göre, vize sürecinin belirli bir aşamasında işverenin işe alma iradesini yeniden ve açıkça teyit etmesi gerekir. Bu teyit 15 gün içinde yapılmazsa nulla osta iptal edilebilir ve vize süreci durur.
Bu kural özellikle Türkiye’de bulunup İtalya’dan bir iş sözleşmesi veya iş teklifi alan kişiler açısından önemlidir. Uygulamada başvuru sahibi çoğu zaman yalnızca konsolosluk veya iDATA tarafındaki işlemlerine odaklanmakta, buna karşılık İtalya’daki işverenin aynı anda yerine getirmesi gereken yükümlülükleri takip etmemektedir. Oysa çalışma vizesinin sonuçlanması, artık yalnızca yabancı işçinin sunduğu belgelere değil, işverenin belirli bir süre içinde vereceği son teyide de bağlıdır.
Nulla osta tek başına yeterli değildir
İtalya’da bağımlı çalışma amacıyla yapılacak girişlerde temel aşama, işverenin yetkili Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden çalışma izni niteliğindeki nulla osta başvurusunu yapmasıdır. Nulla osta olumlu sonuçlandığında bilgi elektronik olarak ilgili İtalyan diplomatik veya konsolosluk makamına aktarılır ve yabancı işçi çalışma vizesi başvurusunu sunabilir.
Ancak yürürlükteki Testo Unico Immigrazione’nun 22. maddesinin 5-quinquies fıkrası, vize verilmeden önce ek bir kontrol mekanizması öngörmektedir. Vize başvurusuyla ilgili gerekli incelemelerin tamamlandığı aşamada, sistem İtalya’daki işverenden hâlâ söz konusu yabancı işçiyi işe almak isteyip istemediğini teyit etmesini talep eder. Bu talep işverene elektronik kanallardan, özellikle başvuruda belirtilen PEC adresi üzerinden iletilir.
2025 reformuyla süre 7 günden 15 güne çıkarıldı
3 Ekim 2025 tarihli 146 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, daha sonra 1 Aralık 2025 tarihli 179 sayılı Kanunla değiştirilerek yasalaştırılmış ve bu aşamadaki süreyi önceki 7 günden 15 güne çıkarmıştır. Güncel uygulamada işveren, yetkili makamın bildiriminden itibaren 15 gün içinde işe alma iradesini teyit etmelidir.
Bu süre basit bir idari hatırlatma değildir. İşveren gerekli teyidi vermezse nulla osta geri alınabilir. Böyle bir durumda konsolosluk makamı, çalışma vizesi prosedürünü olumlu şekilde tamamlayamaz. Dolayısıyla aylarca yürütülmüş bir Decreto Flussi veya başka bir çalışma giriş süreci, son aşamada işverenin hareketsiz kalması nedeniyle sonuçsuz kalabilir.
Türkiye’deki işçi ne yapmalı?
Vize başvurusunu Türkiye’den yapan kişinin, nulla osta çıktıktan sonra işverenle iletişimi kesmemesi gerekir. Özellikle vize başvurusu sunulduktan sonra işverenin PEC adresini ve Portale Servizi üzerindeki bildirimleri düzenli biçimde kontrol etmesi önem taşır. İşveren büyük bir şirket değilse veya göçmenlik işlemlerini bir danışman, işveren örgütü ya da yetkili profesyonel aracılığıyla yürütüyorsa, bu kişilerin de süreci aktif biçimde takip etmesi gerekir.
Mevzuat, teyidin yalnızca işveren tarafından doğrudan yapılmasını zorunlu tutmamaktadır. Şartları taşıyan yetkili profesyoneller veya işveren örgütleri de işveren adına bu işlemi gerçekleştirebilir. Ancak temsil ilişkisinin usulüne uygun şekilde kurulmuş olması ve elektronik prosedürün doğru yürütülmesi gerekir.
15 günlük ikinci süre: İtalya’ya girişten sonra
Aynı reform, çalışma vizesi alındıktan ve işçi İtalya’ya girdikten sonraki aşamayı da değiştirmiştir. İşçi ile işverenin “contratto di soggiorno” olarak adlandırılan ikamet sözleşmesini imzalayıp Sportello Unico per l’Immigrazione’ya iletmesi için öngörülen süre de 15 gündür. Önceden bu süre 8 gündü.
Bu nedenle iki ayrı 15 günlük süreyi birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi, vize verilmeden önce işverenin işe alma iradesini teyit etmesine ilişkindir. İkincisi ise işçi İtalya’ya girdikten sonra ikamet sözleşmesinin imzalanması ve sisteme yüklenmesiyle ilgilidir. Her iki aşamada da gecikme, çalışma ve oturum sürecinde ciddi idari sorunlara yol açabilir.
Pratik açıdan en önemli nokta
Çalışma vizesi dosyalarında yabancı işçinin yalnızca kendi konsolosluk işlemlerini takip etmesi yeterli değildir. İtalya’daki işverenin yükümlülükleri de aynı dosyanın ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle nulla osta çıktıktan sonra vize başvurusu, işverene gönderilen teyit talebi, teyidin zamanında verilmesi, vizenin düzenlenmesi, İtalya’ya giriş tarihi ve contratto di soggiorno’nun yüklenmesi tek bir hukuki ve idari süreç olarak izlenmelidir.
Özellikle Türkiye’den İtalya’ya çalışmak için gelecek kişiler bakımından, işverenin sürece gerçekten devam edip etmediğinin erken aşamada kontrol edilmesi önemlidir. Çünkü nulla osta alınmış olsa bile işverenin sonradan işe alma iradesinden vazgeçmesi veya 15 günlük teyit süresini kaçırması, yabancı işçi açısından vize başvurusunun fiilen sonuçsuz kalmasına neden olabilir.
Sonuç olarak, nulla osta çalışma vizesinin temel şartıdır; fakat artık sürecin son garantisi değildir. İşverenin zamanında verdiği teyit, vizenin ilerleyebilmesi için hukuken belirleyici bir aşamadır.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’Unione europea n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento