İtalya’da çalışma oturumunda yeni süreler: ilk izin için 30 gün, yenileme için 90 gün
İtalya’da üçüncü ülke vatandaşlarına verilen “tek çalışma izni” bakımından 2026 yılında önemli usul değişiklikleri yürürlüğe girdi. Özellikle ilk çalışma oturum izninin verilme süresi kısalırken, yenileme başvuruları için öngörülen süreler yeniden düzenlendi. Bu değişiklikler, Türkiye’den çalışma amacıyla İtalya’ya gelen kişiler açısından Questura ve işverenle yürütülen işlemlerin zamanlamasını doğrudan etkiliyor.
16 Nisan 2026 tarihli ve 83 sayılı Yasama Kararnamesi, Avrupa Birliği’nin 2024/1233 sayılı “tek izin” Direktifini İtalyan hukukuna aktardı. Düzenleme 20 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı ve 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
İlk çalışma oturum izni için 30 günlük süre
Yeni düzenlemeye göre, “permesso unico lavoro” niteliğindeki ilk oturum izni, başvurunun tamamlanmasından itibaren Questura tarafından 30 gün içinde verilmelidir. Buradaki süre, kişinin İtalya’ya giriş yaptığı tarihten otomatik olarak başlamaz; hukuken önemli olan, izin başvurusunun gerekli işlemler ve belgeler bakımından tamamlanmış olmasıdır.
Bu nedenle Türkiye’den çalışma vizesiyle İtalya’ya gelen bir kişinin yalnızca giriş yapmış olması yeterli değildir. Nulla osta, vize, iş sözleşmesine ilişkin işlemler ve oturum izni başvurusunun usulüne uygun biçimde tamamlanması gerekir. Yeni 30 günlük süre, bu aşamadan sonraki Questura işlemini hızlandırmayı amaçlamaktadır.
Yenileme başvurularında 90 günlük kural
2026 reformu, yenileme bakımından da süreleri değiştirdi. Kanun artık oturum izninin yenilenmesi için başvurunun, kural olarak, iznin sona ermesinden en az 90 gün önce yapılmasını öngörüyor. Aynı zamanda yenileme, dönüştürme ve kanunda belirtilen diğer olağan oturum işlemlerinin sonuçlandırılması için idareye tanınan genel süre de 90 gün olarak düzenlendi.
Bu değişiklik özellikle önemlidir çünkü eski düzenlemede 60 günlük süre esas alınıyordu. Çalışma oturum izni sahibi olan kişinin, kartın son geçerlilik tarihini beklemeden yenileme hazırlığına başlaması artık daha da önem kazanmıştır. Pasaport, iş ilişkisi, ikamet adresi ve diğer gerekli belgelerde eksiklik bulunması, işlemin uzamasına yol açabilir.
Bununla birlikte, 90 günlük ön süreyi kaçırmak tek başına oturum izninin otomatik olarak kaybedildiği anlamına gelmez. Somut durumda geç başvurunun nedenleri ve kişinin hâlen sahip olduğu hukuki durum ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle süresi yaklaşmış bir izin varsa başvuruyu geciktirmek yerine derhal işlem yapılması en güvenli yoldur.
İşveren artık nulla osta sürecindeki bildirimleri çalışana aktarmalı
Yeni düzenlemenin pratik açıdan önemli bir başka yönü işverenin bilgi verme yükümlülüğüdür. İşveren, çalışma için nulla osta sürecinde idareden aldığı her türlü bildirimi ilgili yabancı çalışana zamanında iletmek zorundadır. Buna başvuruyla ilgili ek belge talepleri, prosedürel bildirimler ve olumsuz sonuçlar da dahildir.
Bu hüküm, özellikle Türkiye’de bulunurken bir İtalyan işveren üzerinden çalışma izni süreci başlatan kişiler açısından önemlidir. Çalışanın işlemin yalnızca işveren tarafından takip edildiğini düşünerek pasif kalması doğru değildir. İdari bildirimlerin içeriğini öğrenmek, varsa eksiklikleri zamanında tamamlamak ve ret halinde hukuki yolları değerlendirmek gerekir.
Her çalışmaya izin veren oturum kartı “tek çalışma izni” değildir
Yeni kurallar bütün oturum izinlerine aynı şekilde uygulanmaz. İtalya’da çalışma hakkı sağlayabilen bazı izin türleri “permesso unico lavoro” rejiminin dışında bırakılmıştır. Örneğin öğrenim ve mesleki eğitim izinleri, özel koruma kapsamında verilen bazı izinler ve belirli özel koruma veya insani durumlara ilişkin oturum izinleri bu rejimin dışında olabilir.
Bu nedenle bir kişinin İtalya’da çalışabiliyor olması, elindeki oturum kartına otomatik olarak “tek çalışma izni” hükümlerinin uygulanacağı anlamına gelmez. Hangi sürenin geçerli olduğunu belirlemek için kartın hukuki dayanağı ve üzerinde yer alan izin türü kontrol edilmelidir.
Pratik olarak ne yapılmalı?
Çalışma amacıyla İtalya’da bulunan veya Türkiye’den yeni gelecek kişiler bakımından en önemli nokta, izin sürecinin hangi aşamada olduğunu belgelemektir. Nulla osta, vize, giriş tarihi, Questura başvurusu, parmak izi randevusu, posta makbuzu ve işverenin aldığı bildirimler saklanmalıdır. Özellikle 30 veya 90 günlük sürelerin aşılması halinde, işlemin ne zaman tamamlandığını gösteren belgeler olası bir idari veya yargısal başvuruda belirleyici olabilir.
2026 reformunun amacı çalışma amaçlı göçte daha öngörülebilir süreler ve daha fazla şeffaflık sağlamaktır. Ancak sürelerin kanunda yazılı olması, uygulamada gecikme yaşanmayacağı anlamına gelmez. Questura veya diğer makamlar kanuni süreleri aşarsa, dosyanın durumuna göre yazılı hatırlatma, resmi ihtar veya yargısal koruma yolları değerlendirilebilir.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’Unione europea n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento