mercoledì 7 gennaio 2026

Floransa Mahkemesi Tamamlayıcı Korumanın Devamını Teyit Etti: 2023 Reformundan Sonra da Entegrasyon Belirleyici Olmaya Devam Ediyor

 Floransa Mahkemesi Tamamlayıcı Korumanın Devamını Teyit Etti: 2023 Reformundan Sonra da Entegrasyon Belirleyici Olmaya Devam Ediyor

Floransa Asliye Mahkemesi tarafından 24 Aralık 2025 tarihinde verilen karar, İtalya’daki göç ve iltica hukukuna ilişkin güncel tartışmalarda önemli bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. 2023 yılında yürürlüğe giren ve daha kısıtlayıcı olarak değerlendirilen yasal değişikliklere rağmen, mahkeme tamamlayıcı korumanın anayasal ilkeler ve uluslararası insan hakları yükümlülükleri temelinde varlığını sürdürdüğünü açık biçimde ortaya koymuştur.

Dava, mülteci statüsü ve ikincil koruma talepleri Bölgesel Komisyon tarafından reddedilen Fas vatandaşı bir kişiyle ilgilidir. Yargılamanın ilerleyen aşamasında başvurucu yalnızca tamamlayıcı koruma talebinde bulunmuş ve İtalya’da kurduğu özel hayatın korunması gerektiğini ileri sürmüştür. Floransa Mahkemesi bu talebi kabul ederek, özel koruma kapsamında oturma izni verilmesine hükmetmiştir.

Kararın önemi, özellikle hukuki bağlamında ortaya çıkmaktadır. 2023 reformu, ilk bakışta özel ve aile hayatına dayalı koruma alanını daraltmayı amaçlıyormuş gibi yorumlanmıştı. Ancak Floransa Mahkemesi farklı bir yaklaşım benimsemiş; söz konusu reformun bu korumayı ortadan kaldırmadığını, yalnızca katı yasal kriterleri kaldırarak somut olay bazında değerlendirme yetkisini yeniden hâkime bıraktığını vurgulamıştır.

Mahkeme, başvurucunun İtalya’daki entegrasyon sürecine özel önem atfetmiştir. Sürekli ve düzenli bir işte çalışması, yasal konut edinmesi, mesleki eğitimlere katılması ve sağlam bir sosyal çevre oluşturması, bütüncül biçimde değerlendirilmiştir. Bu unsurların tamamı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi kapsamında korunan “yerleşik özel hayat”ın varlığını ortaya koymaktadır. Mahkemeye göre, bu koşullarda yapılacak bir sınır dışı işlemi, söz konusu hakka ciddi ve orantısız bir müdahale teşkil edecektir.

Dikkat çekici bir diğer nokta, iltica başvurularının incelenmesini beklerken kazanılan entegrasyonun hukuken değersiz sayılamayacağı yönündeki açık tespittir. Hukuki belirsizlik içinde geçen süre de gerçek bir yaşam süresidir ve bu süreçte kurulan sosyal ve mesleki bağlar göz ardı edilemez.

Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, karar tamamlayıcı korumanın göç sistemindeki yapısal rolünü net biçimde ortaya koymaktadır. Bu koruma türü, geçici ya da istisnai bir önlem değil; gerçekten entegre olmuş bireylerle entegrasyon sağlamamış olanlar arasında ayrım yapılmasını mümkün kılan bir denge mekanizmasıdır. Böylece geri dönüş politikaları da temel haklara aykırı sonuçlar doğurmadan uygulanabilir.

Floransa Mahkemesi’nin mesajı açıktır: Entegrasyon, ülkede kalma hakkının temel hukuki ölçütü olmaya devam etmektedir. Buna karşılık, entegrasyonun bulunmadığı durumlarda geri dönüş politikaları meşrudur; yeter ki insan onuru ve temel haklar gözetilsin. Duygusal değil, olgulara dayalı, dengeli bir yaklaşım söz konusudur.

Kararın tam metni Calameo’daki resmi yayında yer almaktadır:
https://www.calameo.com/books/0080797758860c0b59694

Avv. Fabio Loscerbo

Nessun commento:

Posta un commento

Çalışma izninin reddi: Yabancı işçi itiraz hakkına sahip değildir İtalyan mahkemesinden, çalışma temelli göç prosedürlerinde kimin dava açabileceğine dair netlik

  Çalışma izninin reddi: Yabancı işçi itiraz hakkına sahip değildir İtalyan mahkemesinden, çalışma temelli göç prosedürlerinde kimin dava aç...