mercoledì 9 settembre 2026

İtalya’da vatandaşlık: Türk vatandaşları için 10 yıllık ikamet, gelir ve B1 şartı

İtalya’da uzun süredir yaşayan bir Türk vatandaşı için İtalyan vatandaşlığına başvuru, yalnızca “on yıldır burada bulunuyorum” demekle tamamlanan bir işlem değildir. İkametin hukuken kesintisiz olması, gelir yeterliliğinin son üç yıl bakımından ispatlanması, İtalyanca B1 şartının karşılanması ve Türkiye’den alınan belgelerin doğru biçimde hazırlanması gerekir. Özellikle ikamet kaydındaki boşluklar veya yabancı belgelerdeki şekil eksiklikleri, yıllarca beklenmiş bir başvurunun daha başında sorun yaratabilir.

Türk vatandaşları için temel süre: 10 yıl yasal ve kesintisiz ikamet

İtalyan Vatandaşlık Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin vatandaşları genel olarak İtalya’da en az on yıl yasal olarak ikamet ettikten sonra vatandaşlık için başvurabilir. Türkiye Avrupa Birliği üyesi olmadığı için, Türk vatandaşları bakımından genel kural da budur.

Burada önemli olan yalnızca fiziksel olarak İtalya’da bulunmak değildir. “Yasal ikamet” kavramı, hem yabancının ülkede hukuka uygun şekilde bulunmasını hem de belediye nüfus kayıtlarında, yani anagrafe’de, düzenli biçimde kayıtlı olmasını ifade eder. Bu nedenle başvurudan önce yalnızca oturum izinlerinin değil, geçmişe dönük ikamet kayıtlarının da kontrol edilmesi önemlidir.

Anagrafe kaydının irreperibilità nedeniyle silinmiş olması, yurtdışına taşınma kaydı veya başka bir nedenle ikamette oluşan bir kesinti, on yıllık sürenin hesabını ciddi biçimde etkileyebilir. İdari uygulamada kesintisiz ikamet şartı titizlikle incelenmektedir. Bu nedenle başvuru hazırlığında belediyeden alınacak storico di residenza belgesinin kontrol edilmesi, olası bir kayıt boşluğunun başvuru gönderilmeden önce tespit edilmesini sağlar.

Gelir şartı yalnızca başvuru gününde değil, süreç boyunca önemlidir

Vatandaşlık başvurusunda gelir yeterliliği de temel unsurlardan biridir. İdari uygulamada son üç yıldaki vergilendirilebilir gelir dikkate alınır. Tek başına yaşayan başvuru sahibi için yıllık asgari referans miktarı 8.263,31 avro; bakmakla yükümlü olduğu eşi bulunan kişi için 11.362,05 avro olarak uygulanmakta, bakmakla yükümlü olunan her çocuk için ayrıca 516 avro eklenmektedir.

Gerekli şartlar oluştuğunda aynı aile durumunda yer alan bazı yakın aile bireylerinin gelirleri de değerlendirmeye katılabilir. Ancak burada yalnızca toplam miktara bakmak yeterli değildir: gelirlerin vergi mevzuatına uygun biçimde beyan edilmiş olması, aile bağının ve aynı aile durumunda bulunmanın doğru şekilde belgelenmesi gerekir.

Daha da önemlisi, ekonomik yeterlilik yalnızca başvuru tarihinde aranan geçici bir şart değildir. Prefetture tarafından yayımlanan güncel uygulama bilgilerine göre gelir istikrarının vatandaşlık işlemi sonuçlanıncaya ve yemin aşamasına kadar korunması önem taşır. Başvuru sonrasında iş değişikliği, uzun süreli işsizlik veya aile yapısında önemli bir değişiklik yaşanırsa dosyanın yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

B1 İtalyanca şartı ve istisnalar

İkamet yoluyla vatandaşlık başvurularında kural olarak en az B1 seviyesinde İtalyanca bilgisi istenir. Bu yeterlilik, mevzuatta kabul edilen eğitim belgeleri veya yetkili sertifika kuruluşlarından alınan dil sertifikalarıyla gösterilebilir.

Bununla birlikte herkes ayrıca B1 sertifikası sunmak zorunda değildir. Örneğin AB uzun süreli oturum iznine sahip olanlar ile mevzuattaki şartları karşılayarak entegrasyon anlaşmasını tamamlamış kişiler bakımından istisnalar bulunmaktadır. Bu nedenle yıllardır İtalya’da yaşayan bir kişinin, yeni bir dil sınavına kaydolmadan önce sahip olduğu oturum statüsünün ve daha önce tamamladığı entegrasyon yükümlülüklerinin kontrol edilmesi faydalıdır.

Türkiye’den alınacak belgelerde özellikle dikkat edilmesi gerekenler

Türk vatandaşları açısından en sık karşılaşılan pratik sorunlardan biri, doğum ve adli sicil belgelerinin hangi biçimde sunulacağıdır. Türkiye ve İtalya uluslararası belge düzenlemeleri bakımından birden fazla sözleşmeye taraf olduğu için her belge için aynı yöntem uygulanmaz.

Türkiye’de düzenlenen çok dilli Formül A doğum belgesi, ilgili uluslararası düzenleme kapsamında İtalya’da kullanılmak üzere ayrıca apostil ve İtalyanca tercüme gerektirmeden kabul edilebilen belgeler arasındadır. Buna karşılık adli sicil belgesi bakımından apostil ve İtalyanca tercüme kurallarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Başvuru sahibi başka ülkelerde de uzun süre yaşamışsa, bu ülkelerden de adli sicil belgesi istenmesi söz konusu olabilir.

İsim, soyisim, doğum yeri veya anne-baba bilgileri bakımından Türk belgeleriyle İtalyan kayıtları arasında farklılık bulunması halinde başvuruyu göndermeden önce bu uyumsuzluğun açıklığa kavuşturulması gerekir. Özellikle evlilik sonrası soyadı değişiklikleri veya Türkçe karakterlerin İtalyan belgelerinde farklı yazılması, elektronik sistemde kimlik bilgilerinin eşleştirilmesini zorlaştırabilir.

Başvuru tamamen çevrimiçi yapılıyor

İtalya’da ikamet eden kişiler vatandaşlık başvurusunu İçişleri Bakanlığının çevrimiçi vatandaşlık portalı üzerinden yapar. Başvuru sırasında gerekli belgeler yüklenir, 250 avroluk zorunlu katkı payı ve 16 avroluk damga vergisi ödenir. Başvuru kabul edildiğinde dosyaya K10 ile başlayan bir numara verilir; bu numara daha sonraki tüm yazışmalarda ve dosyanın takibinde temel referanstır.

Başvuru gönderildikten sonra portalın düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Prefettura veya İçişleri Bakanlığı ek belge isteyebilir, açıklama talep edebilir veya dosyayla ilgili bildirim gönderebilir. Adres değişikliği, aile durumundaki değişiklik veya önemli bir belge yenilenmesi gibi gelişmelerin de gerektiğinde dosyaya bildirilmesi önemlidir.

İşlem süresi 24 ay, gerektiğinde 36 aya kadar uzayabilir

20 Aralık 2020’den sonra yapılan vatandaşlık başvuruları için genel işlem süresi 24 aydır ve kanunda öngörülen şartlarla en fazla 36 aya kadar uzatılabilir. Bu süre içinde dosyanın portal üzerinden izlenmesi gerekir. Sürenin aşılması halinde ise durum artık yalnızca “beklemek” olarak kabul edilmemelidir; dosyanın hangi aşamada olduğu, gerekli incelemelerin tamamlanıp tamamlanmadığı ve idareye yazılı başvuru veya hukuki girişim gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.

İkamet yoluyla vatandaşlık, şartlar sağlanınca otomatik olarak doğan bir hak değildir; idare başvuru sahibinin genel durumunu, kamu güvenliğiyle ilgili unsurları, vergi ve gelir durumunu ve başvurunun bütünlüğünü değerlendirir. Buna rağmen idarenin işlemi süresiz biçimde sonuçsuz bırakması da kabul edilemez. Yasal sürelerin sonunda dosyanın hukuki olarak takip edilmesi mümkündür.

Karar çıktıktan sonra altı aylık yemin süresi unutulmamalıdır

Vatandaşlık kararı olumlu olduğunda işlem henüz tamamen bitmiş sayılmaz. Kararın bildirilmesinden sonra başvuru sahibinin ikamet ettiği Comune nezdinde yemin etmesi gerekir. Yemin, bildirimin hukuken tamamlandığı tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır; aksi halde vatandaşlık kararı etkisini kaybedebilir. Vatandaşlık, kural olarak yeminin yapıldığı günün ertesi günü kazanılır.

Son yıllarda vatandaşlık kararlarının bildirimi giderek dijitalleşmiştir. Bu nedenle yalnızca posta kutusunu değil, vatandaşlık portalını ve dijital bildirim kanallarını da düzenli olarak kontrol etmek gerekir. Bir kararın sistemde görüntülenmesi veya bildirimin hukuken tamamlanması, altı aylık yemin süresini başlatabilir.

Başvuru öncesinde yapılacak kontrol yıllarca sürebilecek bir sorunu önleyebilir

Türk vatandaşları açısından en güvenli yaklaşım, on yıl dolduğu anda başvuruyu aceleyle göndermek yerine dosyayı baştan sona kontrol etmektir. İkamet geçmişinde boşluk bulunup bulunmadığı, son üç yıllık gelirlerin yeterli olup olmadığı, B1 şartının hangi belgeyle karşılandığı, Türkiye’den alınan belgelerin doğru formatta hazırlanıp hazırlanmadığı ve İtalyan kayıtlarındaki kişisel bilgilerin Türk belgeleriyle uyumlu olup olmadığı önceden incelenmelidir.

Vatandaşlık dosyalarında küçük görünen bir eksiklik, uzun bir idari sürecin sonunda ret gerekçesine dönüşebilir. Buna karşılık iyi hazırlanmış bir dosya, başvurunun yalnızca daha düzenli yürütülmesini değil, Prefettura veya İçişleri Bakanlığından gelebilecek ek belge taleplerine karşı daha güçlü bir hukuki konumda olunmasını sağlar.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da mevsimlik çalışma iznini sürekli işe dönüştürme: 2026’da kota yok, fakat süreyi kaçırmak riskli

İtalya’da mevsimlik çalışma iznini sürekli işe dönüştürme: 2026’da kota yok, fakat süreyi kaçırmak riskli İtalya’da tarım veya turizm sekt...