mercoledì 2 settembre 2026

İtalya’da vatandaşlık başvurusu gecikirse: 24–36 aylık süre, idari sessizlik ve doğru mahkeme

İtalya’da vatandaşlık başvurularının uzun sürmesi, başvurunun kendiliğinden reddedildiği anlamına gelmez. Ancak idarenin karar vermesi için kanunda öngörülen süreler vardır ve bu süreler aşıldığında başvurucunun hukuki olarak harekete geçmesi mümkündür. Özellikle ikamet yoluyla vatandaşlık ile evlilik yoluyla vatandaşlık arasında başvurulacak yargı mercii bakımından önemli bir fark bulunmaktadır.

Başvuru ne kadar sürede sonuçlandırılmalıdır?

İtalyan vatandaşlığına ilişkin 91/1992 sayılı Kanun uyarınca, 20 Aralık 2020 tarihinden sonra yapılan vatandaşlık başvurularında işlem süresi kural olarak 24 aydır. Bu süre, gerekli görülmesi halinde en fazla 36 aya kadar uzatılabilir. Dolayısıyla başvurunun 24 ayı aşması tek başına her durumda hukuka aykırılık sonucunu doğurmaz; ancak idarenin dosyayı süresiz şekilde bekletmesi de mümkün değildir.

Başvurucu, süreç boyunca İçişleri Bakanlığının vatandaşlık portalındaki dosya durumunu takip etmeli, K10 veya K10/C numarasını kullanarak yapılan bildirimleri kontrol etmeli ve özellikle ek belge taleplerine süresi içinde cevap vermelidir. Adres, aile durumu veya gelir koşullarındaki değişikliklerin zamanında bildirilmemesi işlemin uzamasına veya başvurunun olumsuz değerlendirilmesine yol açabilir.

36 ay geçtiğinde idare sessiz kalabilir mi?

İkamet nedeniyle vatandaşlık başvurularında, yani 91/1992 sayılı Kanunun 9. maddesine dayanan naturalizasyon işlemlerinde, idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi, karar vermeme yetkisi anlamına gelmez. Azami sürenin dolmasına rağmen Bakanlık açık bir karar vermemişse, başvurucu idarenin hareketsizliğine karşı hukuki koruma talep edebilir.

Bu konuda TAR Lazio’nun 7 Nisan 2026 tarihli ve 6233 sayılı kararı özellikle önemlidir. Mahkeme, vatandaşlık verilmesine ilişkin sürenin idarenin karar verme yetkisini ortadan kaldıran kesin bir süre olmadığını, fakat sürenin aşılmasının idari sessizliğe karşı dava açılmasına imkân verebileceğini açıkça belirtmiştir. Başka bir ifadeyle, 36 ayın geçmesi vatandaşlığın otomatik olarak kazanıldığı anlamına gelmez; ancak idarenin dosyayı sonuçlandırması için yargı yoluyla zorlanması mümkün hale gelir.

İkamet yoluyla vatandaşlıkta başvurulacak mahkeme

İkamet nedeniyle vatandaşlık başvurusunda idare süresi içinde karar vermezse, İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 ve 117. maddeleri uyarınca idari sessizliğe karşı dava gündeme gelebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda yetkili yargı mercii kural olarak idari yargıdır ve uygulamada İçişleri Bakanlığına karşı açılan davalar TAR Lazio önünde görülmektedir.

Bu davanın amacı mahkemenin doğrudan başvurucuya vatandaşlık vermesi değildir. Mahkeme, idarenin karar verme yükümlülüğünü tespit ederek Bakanlığın belirli bir süre içinde başvuruyu sonuçlandırmasına hükmedebilir. Sonuçta idare olumlu veya olumsuz açık bir karar vermek zorundadır; olumsuz karar verilirse bu karar ayrıca hukuka uygunluk denetimine tabi tutulabilir.

Evlilik yoluyla vatandaşlıkta durum farklıdır

İtalyan vatandaşıyla evlilik nedeniyle yapılan başvurularda ise yargı yolu farklıdır. Bu alanda başvurucunun hukuki konumu, ikamet nedeniyle naturalizasyondan farklı olarak bir sübjektif hak niteliği taşır. Bu nedenle idarenin sessiz kalmasına karşı TAR’a başvurmak doğru yol olmayabilir.

TAR Lazio’nun yerleşik içtihadına göre, evlilik nedeniyle vatandaşlık başvurusundaki uyuşmazlıklar adli yargının görev alanındadır. Nitekim TAR Lazio, 15 Mart 2024 tarihli ve 5258 sayılı kararında, evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda idari sessizliğe karşı açılan davayı görev yönünden kabul edilemez bulmuş ve uyuşmazlığın olağan mahkemede görülmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir. Aynı “vatandaşlık gecikmesi” sorunu söz konusu olsa bile, başvurunun hukuki dayanağı yanlış değerlendirilirse dava yanlış mahkemede açılabilir ve zaman kaybı ile ek masraf ortaya çıkabilir.

Gecikme halinde pratik olarak ne yapılmalı?

Öncelikle başvurunun hangi maddeye dayandığı, başvuru tarihi, dosya numarası, varsa 24 aylık sürenin uzatıldığına ilişkin bildirimler ve idarenin ek belge talepleri kontrol edilmelidir. Daha sonra Bakanlığa ve gerektiğinde ilgili Prefettura’ya yazılı bir hatırlatma veya ihtar gönderilmesi, dosyanın hangi aşamada bulunduğunun sorulması ve işlem dosyasına erişim talep edilmesi yararlı olabilir.

Azami sürenin dolmasına rağmen karar verilmemişse, artık yalnızca beklemek her zaman en uygun yol değildir. İkamet yoluyla vatandaşlıkta idari sessizlik davası; evlilik yoluyla vatandaşlıkta ise adli yargıda uygun hukuki başvuru değerlendirilmelidir. Her iki durumda da başvurunun türü ve dosyanın somut durumu belirleyicidir.

Vatandaşlık işlemlerinde uzun süre beklemek maalesef sık karşılaşılan bir durumdur. Bununla birlikte, kanunda öngörülen sürelerin aşılması başvurucuyu hukuki korumadan yoksun bırakmaz. Önemli olan, sürenin ne zaman başladığını, hangi aşamada bulunduğunu ve hangi yargı yolunun gerçekten uygulanabilir olduğunu doğru tespit etmektir.

Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista Registro UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da vatandaşlık başvurusu gecikirse: 24–36 aylık süre, idari sessizlik ve doğru mahkeme

İtalya’da vatandaşlık başvurularının uzun sürmesi, başvurunun kendiliğinden reddedildiği anlamına gelmez. Ancak idarenin karar vermesi için ...