sabato 5 settembre 2026

İtalya’da uzun süreli oturum izni olmadan sosyal yardım aylığı alınabilir mi? 2026 Anayasa Mahkemesi kararı ne değiştirdi?

İtalya’da uzun yıllardır yasal olarak yaşayan bir yabancı, yalnızca düzenli oturum iznine sahip olduğu için “assegno sociale” adı verilen sosyal yardım aylığını alamaz. 2026 yılında İtalyan Anayasa Mahkemesi bu konuda çok önemli bir karar verdi ve üçüncü ülke vatandaşları bakımından AB uzun süreli oturum izni şartının Anayasa’ya ve Avrupa Birliği hukukuna aykırı olmadığına hükmetti. Bu karar, özellikle çalışma, aile veya başka bir nedenle uzun süredir İtalya’da yaşayan ancak henüz “permesso di soggiorno UE per soggiornanti di lungo periodo” almamış kişiler açısından doğrudan pratik sonuçlar doğuruyor.

Assegno sociale nedir?

Assegno sociale, yeterli geliri bulunmayan ve belirli yaş ile ikamet koşullarını sağlayan kişilere INPS tarafından ödenen sosyal nitelikli bir yardımdır. Bu ödeme, geçmişte ödenmiş primlere dayanan klasik bir emeklilik maaşı değildir; ekonomik yetersizlik içinde bulunan ve İtalya ile istikrarlı bir bağ kurmuş kişilere yönelik sosyal yardım mekanizmasıdır.

2026 yılı için yardımın tam aylık tutarı 546,24 avro olup yılda 13 kez ödenmektedir. Geliri bulunmayan evli olmayan kişiler tam tutardan yararlanabilir; geliri olanlarda ise ödeme, kanunda belirlenen gelir sınırlarına göre azaltılabilir. Evli kişilerde eşin gelirinin de değerlendirmeye alınması mümkündür.

Türk vatandaşları için hangi şartlar aranıyor?

Türkiye vatandaşı, Avrupa Birliği vatandaşı olmadığından, genel kural olarak üçüncü ülke vatandaşı sayılır. Bu nedenle assegno sociale başvurusu bakımından yalnızca geçerli bir oturum iznine sahip olmak yeterli değildir.

INPS’nin güncel uygulamasına göre, üçüncü ülke vatandaşının başlıca şu koşulları sağlaması gerekir: 67 yaşını doldurmuş olmak, ekonomik ihtiyaç içinde bulunmak, İtalya’da fiilen ikamet etmek, en az on yıl boyunca İtalya’da yasal ve kesintisiz şekilde yaşamış olmak ve ayrıca AB uzun süreli oturum iznine sahip olmak.

Burada özellikle iki farklı süreyi birbirinden ayırmak gerekir. AB uzun süreli oturum izni için genel olarak en az beş yıllık düzenli ikamet geçmişi aranırken, assegno sociale bakımından ayrıca on yıllık yasal ve kesintisiz ikamet koşulu bulunmaktadır. Dolayısıyla bir kişinin uzun süreli oturum iznini elde etmiş olması, tek başına sosyal yardım aylığı için gereken on yıllık süreyi otomatik olarak tamamladığı anlamına gelmez.

2026 Anayasa Mahkemesi kararı neden önemli?

İtalyan Anayasa Mahkemesi, 20 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 141 sayılı kararıyla, üçüncü ülke vatandaşlarından assegno sociale için AB uzun süreli oturum izni istenmesini hukuka uygun buldu. Mahkeme, bu şartın eşitlik ilkesini veya Avrupa Birliği hukukunda sosyal güvenlik alanında öngörülen eşit muamele güvencelerini ihlal etmediği sonucuna vardı.

Dava bakımından tartışılan temel mesele şuydu: Bir yabancı İtalya’da on yıldan uzun süredir yasal olarak yaşıyor, gelir düzeyi son derece düşük ve ülkede kalmaya devam etme hakkına sahip olsa bile, uzun süreli AB oturum izni yoksa sosyal yardım aylığından mahrum bırakılabilir mi?

Anayasa Mahkemesi bu soruya, mevcut mevzuat açısından olumlu cevap verdi. Başka bir ifadeyle, kişinin İtalya’da uzun süredir bulunması ve ekonomik ihtiyaç içinde olması, uzun süreli oturum izni şartının yerine geçmiyor.

Çalışma veya aile oturum izni yeterli mi?

Genel kural bakımından hayır. Örneğin bir Türk vatandaşı on iki yıldır İtalya’da yaşıyor, geçerli çalışma oturum iznine sahip ve artık 67 yaşını doldurmuş olsa bile, uzun süreli AB oturum iznini almamışsa assegno sociale başvurusu reddedilebilir.

Aynı şekilde aile nedenli oturum izni, serbest meslek oturum izni veya başka bir düzenli oturum türü de, kural olarak, sosyal yardım aylığı bakımından uzun süreli oturum izninin yerine geçmez. Bununla birlikte, AB vatandaşı aile ferdi statüsü veya başka özel Avrupa hukuku rejimleri gibi istisnai durumlarda hukuki değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.

Uzun süreli oturum izni neden stratejik önem taşıyor?

Bu karar, özellikle uzun yıllardır İtalya’da yaşayan yabancılar açısından önemli bir planlama sorununu ortaya koyuyor. Bir kişi çalışma veya aile oturum iznini yıllarca yenileyerek İtalya’da kalabilir; ancak ileride sosyal haklara erişim bakımından uzun süreli oturum izninin eksikliği ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle beş yıllık yasal ikamet süresini dolduran ve gerekli şartları sağlayan kişilerin, uzun süreli AB oturum izni başvurusunu gereksiz yere ertelememesi önemlidir. Bu izin süresiz niteliktedir ve yalnızca sosyal yardım açısından değil, kişinin İtalya’daki hukuki statüsünün istikrarı bakımından da daha güçlü bir koruma sağlar.

Başvuruda genel olarak düzenli ikamet süresi, yeterli gelir, uygun konut şartı ve İtalyanca dil bilgisi gibi unsurlar önem taşır. Somut dosyada geçmiş oturum izinlerinde kesinti, uzun süreli yurtdışı kalışları veya gelir sürekliliğine ilişkin sorunlar varsa başvurudan önce durumun dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

On yıllık ikamet nasıl ispatlanır?

Assegno sociale bakımından yalnızca nüfus kayıt tarihi her zaman yeterli olmayabilir. INPS, yasal ve kesintisiz ikametin gerçekten mevcut olup olmadığını inceleyebilir. Uzun süreli oturum izinlerinin sürekliliği, belediye kayıtları, önceki oturum izinleri ve gerektiğinde Questura tarafından verilen ikamet veya düzenli kalış bilgileri önem kazanabilir.

Özellikle geçmiş yıllarda adres değişiklikleri, anagrafe kaydında boşluklar veya eski oturum kartlarının kaybolmuş olması durumunda, başvuru yapılmadan önce on yıllık sürenin hangi belgelerle ispatlanabileceğinin hazırlanması gerekir.

İtalya dışında uzun süre kalmak da sorun yaratabilir

Assegno sociale, İtalya’da fiili ikamete bağlı bir yardımdır. INPS’nin güncel kurallarına göre, yardım alan kişinin İtalya dışında kesintisiz olarak 29 günden fazla kalması halinde ödeme askıya alınabilir. Askıya alma durumunun bir yıldan uzun sürmesi halinde yardımın kaldırılması söz konusu olabilir.

Bu nedenle özellikle Türkiye’de uzun süre kalmayı planlayan kişilerin, yalnızca oturum izni bakımından değil, sosyal yardımın devamı bakımından da yurtdışı sürelerini dikkatle değerlendirmeleri gerekir.

Pratik sonuç

2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı, uzun süreli AB oturum izninin yalnızca “daha güçlü bir oturum kartı” olmadığını açık biçimde gösteriyor. Bu statü, belirli sosyal haklara erişimde doğrudan belirleyici olabiliyor.

İtalya’da uzun yıllardır yaşayan Türk vatandaşları açısından doğru yaklaşım, emeklilik yaşına gelindiğinde hangi yardımların alınabileceğini araştırmaya başlamak değil, çok daha erken bir aşamada oturum statüsünü planlamaktır. Beş yıllık yasal ikamet süresi tamamlandıktan sonra uzun süreli oturum izni şartları mevcutsa, bu statünün zamanında elde edilmesi ileride ortaya çıkabilecek hak kayıplarını önleyebilir.

Somut durumda başvurunun reddedilmesi halinde ise yalnızca ret gerekçesine bakmak yeterli değildir. Kişinin oturum statüsü, İtalya’daki ikamet geçmişi, olası AB aile ferdi statüsü, gelir durumu ve uzun süreli oturum iznine erişim imkânı birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü sosyal yardım alanındaki uyuşmazlıklar çoğu zaman yalnızca sosyal güvenlik hukukuna değil, doğrudan göçmenlik statüsüne de bağlıdır.


Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da uzun süreli oturum izni olmadan sosyal yardım aylığı alınabilir mi? 2026 Anayasa Mahkemesi kararı ne değiştirdi?

İtalya’da uzun yıllardır yasal olarak yaşayan bir yabancı, yalnızca düzenli oturum iznine sahip olduğu için “assegno sociale” adı verilen so...