domenica 6 settembre 2026

İtalya’da şiddet ve iş sömürüsü mağdurları için özel durum oturum izni: 2026’da bir yıllık izin ve yeni sosyal destek

İtalya’da şiddet, ağır sömürü, aile içi şiddet veya yasadışı iş aracılığına maruz kalan yabancılar için oturum hakkı yalnızca klasik çalışma, aile birleşimi ya da uluslararası koruma yollarına bağlı değildir. İtalyan Göç Kanunu’nun 18, 18-bis ve 18-ter maddeleri, mağdurun korunmasını ve bağımsız bir yaşam kurabilmesini amaçlayan “casi speciali” yani özel durumlar için oturum izinleri öngörür. 2026 yılında bu izinlerin süresi ve sosyal desteklere erişimi bakımından önemli yenilikler yürürlüktedir.

Üç farklı koruma yolu

İtalyan Göç Kanunu’nun 18. maddesi, şiddet veya ağır sömürü durumlarında ve kişinin güvenliği açısından somut bir tehlike bulunduğunda sosyal koruma amacıyla özel bir oturum izni verilmesini mümkün kılar. Bu mekanizma, özellikle insan ticareti, suç örgütlerinin baskısı veya ağır sömürü gibi durumlarda mağdurun tehlikeli ortamdan uzaklaşmasına ve sosyal entegrasyon programına katılmasına hizmet eder.

18-bis maddesi ise aile içi şiddet mağdurlarına yöneliktir. Fiziksel şiddetin yanı sıra cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet de hukuken önem taşıyabilir. Koruma ihtiyacının yalnızca kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyetiyle ortaya çıkması gerekmez. Şiddet veya istismar, polis işlemleri, ceza soruşturması, savcılık faaliyeti, şiddet karşıtı merkezlerin müdahalesi ya da sosyal hizmetler aracılığıyla da tespit edilebilir.

18-ter maddesi, özellikle işyerinde yasadışı aracılık ve ağır emek sömürüsünün mağduru olan yabancı işçileri korur. Çok düşük ücret, sistematik olarak aşırı çalışma, dinlenme sürelerinin ihlali, güvenlik kurallarının ciddi biçimde çiğnenmesi, aşağılayıcı barınma koşulları veya işçinin ihtiyaç ve kırılganlığından yararlanılması, olayın bütünlüğü içinde sömürü göstergeleri oluşturabilir. Bu düzenleme, düzensiz durumda bulunan bir işçinin sömürüyü bildirmesi halinde yalnızca işini kaybetme ya da sınır dışı edilme korkusuyla sessiz kalmaması için özel bir koruma mekanizması sağlar.

2026’da izinlerin süresi bir yıl

3 Ekim 2025 tarihli 146 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 Aralık 2025 tarihli 179 sayılı Kanunla dönüştürülmesinden sonra, özel durumlar için verilen bu izinlerin süreleri uyumlaştırıldı. 18. madde kapsamındaki sosyal koruma izni ile 18-ter kapsamındaki emek sömürüsü mağdurlarına verilen izin, önceki altı aylık süreden bir yıla çıkarıldı. Böylece 18-bis kapsamındaki aile içi şiddet izniyle aynı temel süre esas alınmış oldu.

Kanun, özellikle 18 ve 18-ter kapsamındaki izinlerin koşulların devam etmesi halinde bir yıl daha yenilenebilmesini ve sosyal-çalışma entegrasyonunun tamamlanması veya adli sürecin gerektirdiği daha uzun bir dönem için uzatılabilmesini de öngörür. Bu nedenle “özel durum” izni geçici bir koruma belgesi olmakla birlikte, mağdurun yeniden bağımsız bir hayat kurabilmesi için çalışma ve entegrasyon sürecine bağlanan somut bir hukuki statüdür.

Çalışma hakkı ve sonrasında daha istikrarlı bir statü

Bu izinlerin önemli özelliklerinden biri çalışma hakkı sağlamalarıdır. Koruma mekanizmasının amacı yalnızca kişiyi tehlikeden uzaklaştırmak değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık kazanmasına imkân vermektir.

Özellikle 18-ter kapsamında emek sömürüsü mağduruna verilen izin, gerekli şartlar mevcutsa çalışma kotalarına bağlı olmadan ücretli çalışma veya bağımsız çalışma iznine dönüştürülebilir. Düzenli bir eğitim programına kayıtlı olunması halinde eğitim amaçlı oturum iznine dönüşüm de mümkündür. Bu nokta önemlidir: mağduriyet temelinde verilen ilk izin, belirli koşullarda daha kalıcı bir göçmenlik statüsüne geçiş için hukuki bir köprü oluşturabilir.

2026’da Assegno di Inclusione hakkı genişledi

2026’daki önemli yeniliklerden biri de ekonomik ve sosyal destek alanında gerçekleşti. INPS’in 20 Mayıs 2026 tarihli 58 sayılı genelgesiyle, 18, 18-bis ve 18-ter maddeleri uyarınca “casi speciali” oturum iznine sahip kişilerin Assegno di Inclusione (ADI) yardımına erişimine ilişkin uygulama kuralları açıklandı.

Bu kişiler bakımından ADI’nin olağan sisteminde aranan bazı vatandaşlık, oturum, ikamet ve ekonomik koşullar uygulanmaz. Bununla birlikte yardım otomatik değildir; özel düzenlemede öngörülen diğer şartlar, kontroller ve sosyal-çalışma entegrasyonuna ilişkin yükümlülükler devam eder. Başvuru INPS üzerinden dijital kimlikle yapılabileceği gibi patronato veya yetkili yardım merkezleri aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.

ADI alan kişinin SIISL sistemine kaydolması ve dijital aktivasyon anlaşmasını tamamlaması gerekir. Genel kural olarak sosyal hizmetlerle ilk görüşmenin de öngörülen süre içinde yapılması gerekir. Ayrıca yardımın süresi, özel durum oturum izninin geçerlilik süresini aşamaz.

Düzensiz durumda olmak koruma talep etmeye engel değildir

Bu düzenlemelerin en önemli işlevlerinden biri, kişinin hâlihazırda geçerli bir oturum iznine sahip olmamasının koruma ihtiyacını ortadan kaldırmamasıdır. Özellikle sömürü ve şiddet vakalarında, mağdurun düzensiz statüsü fail veya işveren tarafından bir baskı aracı olarak kullanılabilir. İtalyan hukukunun özel izin sistemi tam da bu bağımlılığı kırmayı amaçlar.

Ancak izin kendiliğinden verilmez. Olayın niteliği, tehlikenin somutluğu, sömürü veya şiddetin özellikleri ve ilgili makamlarca yapılan tespitler önem taşır. Bu nedenle ücret bordroları, banka hareketleri, çalışma saatlerine ilişkin kayıtlar, mesajlar, sağlık belgeleri, polis veya savcılık tutanakları, sosyal hizmet kayıtları ve tanık anlatımları gibi mevcut delillerin korunması büyük önem taşır.

Koruma ile göçmenlik statüsü birlikte değerlendirilmelidir

Şiddet veya sömürü vakalarında yalnızca ceza hukuku açısından şikâyet sürecine odaklanmak yeterli olmayabilir. Mağdurun oturum statüsü, çalışma hakkı, sosyal yardım imkanları ve daha sonra başka bir oturum iznine geçiş ihtimali aynı anda değerlendirilmelidir. Özellikle işverenine, eşine veya birlikte yaşadığı kişiye hukuken ya da ekonomik olarak bağımlı olan yabancılar açısından doğru oturum izninin zamanında talep edilmesi, korumanın gerçek hayatta etkili olabilmesi için belirleyicidir.

Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista – Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428

Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.

Nessun commento:

Posta un commento

İtalya’da şiddet ve iş sömürüsü mağdurları için özel durum oturum izni: 2026’da bir yıllık izin ve yeni sosyal destek

İtalya’da şiddet, ağır sömürü, aile içi şiddet veya yasadışı iş aracılığına maruz kalan yabancılar için oturum hakkı yalnızca klasik çalışma...