İtalya’da oturum izni başvurusunun sonuçlanmasını beklemek, çoğu durumda çalışmayı bırakmak anlamına gelmez. 2026 yılında yürürlükte olan kurallar, oturum izninin ilk kez verilmesi, yenilenmesi veya başka bir izin türüne dönüştürülmesi sürecinde başvuru sahibinin yasal konumunu ve çalışma hakkını açık biçimde koruyor. Bu nedenle, kartın henüz basılmamış olması tek başına iş sözleşmesi yapılmasına veya mevcut işin devamına engel değildir.
Başvuru makbuzu neden önemlidir?
İtalyan Göç Kanunu’nun (D.Lgs. 286/1998) 5. maddesinin 9-bis fıkrası, özellikle 2025 sonunda yapılan değişikliklerden sonra, oturum izninin verilmesi, yenilenmesi veya dönüştürülmesi için usulüne uygun başvuru yapan yabancının, idari işlem devam ettiği sürece İtalya’daki kalışının hukuka uygun olduğunu kabul ediyor. Bu koruma yalnızca ülkede kalma hakkıyla sınırlı değil; ilgili izin türünün tanıdığı hakların, çalışma hakkı dâhil, işlem sonuçlanıncaya kadar kullanılabilmesini de kapsıyor.
Bu noktada en önemli belge, başvurunun gerçekten yapılmış olduğunu gösteren makbuzdur. Mevzuat belirli bir makbuz türünü mutlak şart olarak göstermiyor; esas olan, belgenin oturum izni başvurusunun, yenileme talebinin veya dönüşüm işleminin usulüne uygun biçimde sunulduğunu kanıtlamasıdır. Bu nedenle işverenin yalnızca plastik oturum kartını görmek istemesi, her durumda güncel hukuki çerçeveyle uyumlu değildir.
Yeni bir işe başlamak mümkün mü?
Evet. Oturum izninin verilmesini veya yenilenmesini bekleyen yabancı, şartlar mevcutsa yeni bir iş sözleşmesiyle de çalışmaya başlayabilir. İşveren veya yetkili aracı, işe girişten önce zorunlu UNILAV bildirimini yapar. Bildirim sisteminde oturum belgesinin durumu için “in attesa di rilascio” veya “in rinnovo” seçenekleri kullanılabilir. Böylece çalışma ilişkisinin, nihai oturum kartı henüz teslim edilmemiş olsa bile, resmî ve kayıtlı biçimde kurulması mümkündür.
Aynı ilke ev hizmetlerinde de uygulanır. Ev işçisi veya bakıcı olarak çalışacak kişinin işe alınması, INPS’ye yapılacak zorunlu bildirimle gerçekleştirilebilir. İzin henüz verilmemişse sistemde başvurunun beklemede olduğu belirtilir; henüz mevcut olmayan bir kart için hayalî bir son kullanma tarihi yazılması gerekmez.
Makbuzun üzerinde yazan süre dolarsa ne olur?
Bu konu pratikte çok sayıda yanlış anlamaya yol açıyor. Elektronik oturum izni başvurusunda verilen bazı makbuzlarda, idari işlemin tahmini süresine bağlı olarak bir son tarih yer alabiliyor. 11 Kasım 2024’ten itibaren uygulanan sistemde bu süre başvurunun kabulünden itibaren en fazla dokuz ay olarak hesaplanabiliyor.
Ancak makbuz üzerinde görünen bu tarihin geçmesi, Questura henüz karar vermemişse çalışma hakkının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Resmî idari açıklamalara göre, gecikme başvuru sahibinden kaynaklanmıyorsa ve işlem hâlâ devam ediyorsa çalışma ilişkisi düzenli biçimde sürdürülebilir. Yabancının yapması gereken, Questura tarafından çağrıldığında hazır bulunmak ve nihai oturum belgesi verildiğinde bunu işverene sunmaktır.
Dönüşüm başvurularında da çalışma hakkı var
Koruma yalnızca yenileme işlemleriyle sınırlı değildir. Örneğin mevsimlik çalışma iznini normal süreli bağımlı çalışma iznine dönüştürmek için başvuru yapılmışsa, idarenin dönüşüm işlemini tamamlaması beklenirken yeni ve mevsimlik olmayan iş faaliyetine başlanması mümkündür. Bu durumda da gerekli çalışma bildirimlerinin usulüne uygun yapılması gerekir.
Dolayısıyla “önce yeni kart çıksın, sonra çalışırsın” yaklaşımı her somut olay için doğru değildir. Oturum izni dönüşüm başvurusu usulüne uygun yapılmışsa ve hukuken çalışma imkânı bulunan bir kategori söz konusuysa, idarenin işlem süresinin yabancıyı fiilen işsiz bırakması amaçlanmamıştır.
2026’da işlem süreleri de yeniden düzenlendi
22 Mayıs 2026’dan itibaren yürürlüğe giren D.Lgs. 16 Nisan 2026, n. 83 ile “tek çalışma izni” alanında önemli usul değişiklikleri yapıldı. İlk giriş sonrasında tek çalışma izninin, başvurunun tamamlanmasından itibaren 30 gün içinde verilmesi öngörülüyor. Yenileme işlemleri ve nulla osta gerektirmeyen olağan izin işlemleri için ise genel işlem süresi 90 gün olarak düzenlendi. Aynı reform, yabancıya da yenileme başvurusunu izin süresinin bitiminden önceki 90 günlük dönemde yapabilme imkânı tanıyor.
Bu sürelerin mevzuatta belirlenmiş olması önemlidir; fakat uygulamada Questura işlemlerinin daha uzun sürmesi ihtimali ortadan kalkmış değildir. Tam da bu nedenle, başvuru makbuzuna bağlanan geçici hukuki koruma çok önemlidir. İdarenin gecikmesi, başvuru sahibinin düzenli çalışma hayatını tek başına kesintiye uğratmamalıdır.
Hangi durumda çalışma hakkı sona erer?
Bekleme süresindeki koruma sınırsız değildir. Oturum izni başvurusu kesin olarak reddedildiğinde ve kişinin ülkede kalmasını veya çalışmasını sağlayan başka bir hukuki dayanak bulunmadığında, bu başvuruya bağlı çalışma hakkı da sona erer. Bu nedenle ret kararı tebliğ edildiğinde yalnızca iş ilişkisini değil, karara karşı başvurulabilecek hukuki yolları ve varsa yürütmenin durdurulması imkânını da derhal değerlendirmek gerekir.
Aynı şekilde, yalnızca bir randevu talebi yapmış olmak ile oturum izni başvurusunun hukuken sunulmuş olması her zaman aynı şey değildir. Çalışma hakkının devam edip etmediği incelenirken kişinin elindeki belgenin gerçekten hangi başvuruyu kanıtladığı, başvurunun hangi izin türüne ilişkin olduğu ve işlemde bir ret kararı bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Pratik sonuç
İtalya’da oturum kartının fiziksel olarak elde bulunmaması, kişinin otomatik olarak düzensiz durumda olduğu veya çalışamayacağı anlamına gelmez. Usulüne uygun verilmiş bir başvuru, yenileme veya dönüşüm talebi varsa, makbuz çoğu durumda hem yasal kalışın hem de çalışma hakkının devam ettiğini gösteren temel belgedir.
Bu nedenle işverenin, muhasebecinin veya danışmanın yalnızca eski kartın son kullanma tarihine bakarak çalışma ilişkisini durdurması doğru olmayabilir. Özellikle uzun Questura beklemelerinde, kişinin mevcut makbuzu ve başvuru türü üzerinden hukuki durumun somut olarak incelenmesi gerekir.
Avv. Fabio Loscerbo – Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento