İtalya’da yaşayan bir İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşının Türkiye’deki aile üyesi onun yanına kalıcı olarak taşınmak istiyorsa, uygulanacak prosedür İtalya’da oturum izni bulunan yabancıların aile birleşimi prosedürüyle aynı değildir. En önemli farklardan biri şudur: İtalyan veya AB vatandaşıyla aile birleşiminde, kural olarak Sportello Unico per l’Immigrazione’dan “nulla osta” alınması gerekmez; Türkiye’den doğrudan aile nedenli ulusal vize başvurusu yapılır.
İki farklı aile birleşimi prosedürü birbirine karıştırılmamalı
İtalya’daki aile birleşimi uygulamasında en sık yapılan hatalardan biri, aile üyesinin kimin yanına geleceğine bakılmadan bütün başvuruların aynı kurallara tabi olduğunun düşünülmesidir. Oysa İtalya’da yasal olarak yaşayan bir Türk veya başka bir üçüncü ülke vatandaşının eşini, çocuğunu ya da diğer uygun aile ferdini getirmesi ile İtalyan veya AB vatandaşının aile ferdinin İtalya’ya yerleşmesi hukuken farklı düzenlemelere dayanır.
İtalya’da oturum izniyle yaşayan üçüncü ülke vatandaşlarının klasik aile birleşiminde esas düzenleme Göç Kanunu’nun, yani D.Lgs. 286/1998’in 29. maddesidir. Bu durumda başvurunun ilk aşaması genellikle Prefettura bünyesindeki Sportello Unico per l’Immigrazione üzerinden yürütülür ve aile üyesinin vizeye başvurabilmesi için önce “nulla osta al ricongiungimento familiare” alınması gerekir.
İtalyan veya başka bir AB vatandaşının aile ferdinin onun yanına yerleşmesi ise ağırlıklı olarak D.Lgs. 30/2007 çerçevesinde değerlendirilir. Bu prosedürde amaç, Avrupa Birliği vatandaşının aile birliği ve serbest dolaşım hakkının korunmasıdır. Bu nedenle klasik aile birleşiminde görülen Sportello Unico aşaması uygulanmaz ve aile üyesi, şartları mevcutsa doğrudan ulusal “motivi familiari” vizesine başvurur.
Türkiye’den hangi vizeye başvurulur?
İtalyan veya AB vatandaşı aile ferdinin İtalya’da sürekli olarak yaşayan yakınının yanına yerleşmek isteyen Türk vatandaşı bakımından doğru vize, uzun süreli ulusal D tipi “motivi familiari” vizesidir. Bu vize, kısa süreli aile ziyareti veya turistik vizeyle karıştırılmamalıdır. İtalya’ya birkaç haftalık ya da üç aydan kısa bir ziyaret amacıyla gidilmesi ile aile hayatını İtalya’da sürekli biçimde kurma amacı hukuken aynı değildir.
1 Haziran 2024’ten itibaren İtalyan veya AB vatandaşlarının yabancı aile fertlerinin kalıcı aile birleşimi amacıyla İtalya’ya gitmelerinde ulusal aile vizesi yeniden temel prosedür haline getirilmiştir. Dolayısıyla gerçek amaç İtalya’da yerleşmekse, sırf daha kolay olduğu düşüncesiyle turistik vize yolunun tercih edilmesi ilerleyen aşamalarda gereksiz sorunlara yol açabilir.
Kimler bu prosedürden yararlanabilir?
D.Lgs. 30/2007’nin 2. maddesi bakımından aile ferdi kavramı sınırsız değildir. Eş bu kapsamın içindedir. Bir AB üyesi devletin hukukuna göre tescil edilmiş ve evlilikle eşdeğer kabul edilen kayıtlı birliktelikteki partner de belirli şartlarla bu rejimden yararlanabilir. Yirmi bir yaşından küçük doğrudan çocuklar ile yirmi bir yaşından büyük olmakla birlikte ekonomik olarak aile ferdine bağımlı çocuklar kapsamdadır; aynı koruma eşin veya kayıtlı partnerin çocukları için de uygulanabilir. Ayrıca ekonomik olarak bağımlı anne ve babalar ile belirli şartlarda kayınvalide ve kayınpeder de bu kategoriye girebilir.
Burada özellikle “a carico”, yani ekonomik olarak bakmakla yükümlü olma şartına dikkat etmek gerekir. Yirmi bir yaşını aşmış bir çocuğun ya da bir anne-babanın sadece akrabalık bağını göstermesi yeterli değildir. Başvuru sahibinin temel ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayan, gerçek ve süreklilik gösteren bir ekonomik desteğin bulunduğunun belgelenmesi gerekir.
2026’da Türkiye’de istenen belgeler
İtalya’nın Türkiye’deki diplomatik-konsolosluk ağı tarafından 2026 için yayımlanan güncel belge listesi, aile birleşimi başvurusunun pratikte nasıl hazırlanması gerektiğini açık biçimde gösteriyor. Başvuru sahibi ulusal vize formunu eksiksiz doldurmalı ve imzalamalı; güncel biyometrik fotoğrafını, yeterli geçerlilik süresine sahip pasaportunu ve Türk kimlik kartının kopyasını sunmalıdır. Türkiye’de yaşayan farklı ülke vatandaşları bakımından ayrıca Türkiye’deki yasal ikamet belgesi istenir.
Türkiye bakımından dikkat çeken belgelerden biri e-Devlet üzerinden barkodlu olarak alınabilen tarihçeli yerleşim yeri belgesidir. Bunun yanında barkodlu aile nüfus kayıt belgesi de dosyanın temel parçalarından biridir. Başvuru sahibinin aile bağını kanıtlayan medeni hal belgelerinin de doğru biçimde hazırlanması gerekir. Evlilik bakımından Formül B gibi uluslararası nitelikteki belgeler önemli bir pratik araçtır; belgenin üçüncü bir ülkeden gelmesi halinde ise İtalyancaya tercüme ve gerekli tasdik işlemleri gündeme gelebilir.
İtalya’da yaşayan İtalyan veya AB vatandaşı da aile birliğini gerçekleştirme iradesini gösteren bir davet yazısı sunmalı ve buna geçerli kimlik belgesini eklemelidir. Ekonomik bağımlılığın kanıtlanmasının gerektiği durumlarda ise para transferleri veya benzeri belgeler aracılığıyla düzenli ve yapısal ekonomik desteğin gösterilmesi önem taşır.
2026 tarihli Türkiye belge listesi ayrıca gidiş yolculuğuna ilişkin rezervasyonun sunulmasını, özel araçla kara yolundan seyahat edilecekse güzergâhın açıklanmasını öngörmektedir. En önemli kolaylıklardan biri ise bu kategorideki vizenin ücretsiz olarak verilmesidir.
“Aileme para gönderiyorum” demek her zaman yeterli olmaz
Özellikle anne-baba veya yirmi bir yaşından büyük çocuklar bakımından dosyanın en hassas bölümü ekonomik bağımlılığın kanıtlanmasıdır. Konsolosluk sadece tek bir para transferinin bulunup bulunmadığına bakmak zorunda değildir. İncelenen husus, desteğin başvuru sahibinin temel ihtiyaçlarını karşılaması bakımından gerçek, düzenli ve yapısal nitelik taşıyıp taşımadığıdır.
Bu nedenle birkaç gün önce yapılmış tek bir havale ile uzun süredir devam eden ekonomik bağımlılığın kanıtlanmaya çalışılması zayıf bir dosya ortaya çıkarabilir. Başvurudan önceki döneme yayılan banka transferleri, başvuru sahibinin gelir ve ekonomik durumuna ilişkin belgeler ve desteğin neden gerekli olduğunu ortaya koyan diğer kayıtlar daha güçlü bir hukuki çerçeve oluşturur. Her olayın kendi somut koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
İtalya’ya girişten sonra işlem bitmiş sayılmaz
Ulusal aile vizesinin alınması, İtalya’daki ikamet prosedürünün sonu değildir. İtalya’ya girdikten sonra aile ferdinin yasal ikamet statüsünü tamamlamak üzere yetkili Questura nezdinde gerekli oturum belgesi başvurusunu yapması gerekir. Genel konsolosluk uygulamasında girişten itibaren sekiz iş günü içinde başvurunun yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Bununla birlikte uygulamadaki başvuru kanalı il bazında farklılaşabilir. Bazı Questura’lar posta kiti üzerinden işlem yürütürken bazıları aile ferdinin durumuna göre doğrudan randevu veya PrenotaFacile sistemi üzerinden “carta di soggiorno per familiare di cittadino UE” prosedürünü kullanmaktadır. Bu nedenle İtalya’ya geldikten sonra, ikamet edilecek ilin Questura’sının güncel uygulamasının kontrol edilmesi önemlidir.
Kısa ziyaret ile kalıcı yerleşim arasındaki fark önemlidir
İtalyan veya AB vatandaşı aile ferdini üç aydan kısa süreyle ziyaret etmek isteyen kişi ile İtalya’ya yerleşerek aile hayatını orada sürdürecek kişi aynı vize kategorisine girmez. Kısa süreli ziyaretlerde Schengen kısa süreli vize rejimi devam ederken, kalıcı aile birleşiminde ulusal D tipi aile vizesi esastır.
Başvurunun daha ilk aşamasında gerçek seyahat amacının doğru belirlenmesi bu nedenle önemlidir. Aile ferdinin İtalya’da yaşayacağı açıkken turistik vize başvurusu yapılması, daha sonra oturum aşamasında hukuki ve idari güçlükler yaratabilir. Tersine, yalnızca kısa bir aile ziyareti söz konusuysa kalıcı yerleşime özgü prosedürün kullanılması da doğru değildir.
Pratik sonuç
Türkiye’de yaşayan ve İtalya’daki İtalyan veya AB vatandaşı eşinin, çocuğunun ya da diğer uygun aile ferdinin yanına kalıcı biçimde yerleşmek isteyen kişi için ilk kontrol edilmesi gereken soru “nulla osta nasıl alınır?” değildir. Çoğu durumda doğru soru, kişinin D.Lgs. 30/2007 kapsamındaki aile ferdi olup olmadığı ve Türkiye’de ulusal aile vizesi dosyasının nasıl hazırlanacağıdır.
Bu ayrım, aylara varabilecek yanlış prosedürleri önleyebilir. Özellikle ekonomik bağımlılık şartının bulunduğu dosyalarda, başvuru sadece akrabalık belgesine indirgenmemeli; bağımlılığın geçmişten beri gerçek ve sürekli olduğunu gösteren belgeler baştan hazırlanmalıdır. Aile birleşimi hukukunda güçlü dosya, yalnızca çok sayıda belge içeren dosya değil, doğru hukuki rejime göre hazırlanmış ve her şartı somut delille açıklayan dosyadır.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’UE n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento