İtalya’da yabancı çalışanların oturum ve çalışma süreçlerinde 2026 yılında önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. 16 Nisan 2026 tarihli ve 83 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “tek çalışma izni” sistemine ilişkin kurallar yenilendi. Özellikle ilk izin, yenileme süreleri ve işverenin bilgilendirme yükümlülüğü bakımından artık daha açık zaman sınırları var.
“Tek çalışma izni” nedir?
İtalya’daki permesso unico lavoro, yabancı vatandaşın hem yasal olarak ülkede ikamet etmesini hem de çalışmasını sağlayan tek bir idari belge mantığına dayanır. Bu, ayrı bir “özel oturum türü” olmaktan çok, çalışma hakkı veren belirli oturum izinlerinin ortak hukuki çerçevesidir.
Yeni düzenleme ile elektronik oturum kartında “perm. unico lavoro” ibaresinin yanı sıra, çalışma koşulları ve yabancı işçinin haklarıyla ilgili daha ayrıntılı bilgilerin yer alması öngörülmektedir. Amaç, yabancı işçinin hangi haklara sahip olduğunu ve izin sürecinin hangi kurallara tabi olduğunu daha şeffaf hale getirmektir.
İlk izin için 30 günlük süre
En önemli yeniliklerden biri, İtalya’ya çalışma amacıyla giriş yaptıktan ve gerekli başvuruyu tamamladıktan sonra, Questura’nın tek çalışma iznini kural olarak 30 gün içinde vermesi gerektiğinin açıkça düzenlenmiş olmasıdır.
Bu süre özellikle Decreto Flussi veya diğer çalışma kanalları üzerinden nulla osta aldıktan sonra İtalya’ya gelen kişiler açısından önemlidir. Önceden uzun süren idari beklemeler çok sık görülüyordu. Yeni düzenleme, çalışma amacıyla ülkeye kabul edilmiş bir kişinin belgesiz veya belirsiz bir statüde uzun süre bekletilmesini azaltmayı hedeflemektedir.
Elbette 30 günlük sürenin dolması, izin kartının otomatik olarak oluştuğu anlamına gelmez. Ancak idarenin gecikmesi halinde başvuru sahibi açısından yazılı başvuru, hatırlatma, erişim talebi ve gerekli durumlarda yargısal koruma yollarının değerlendirilmesi için daha net bir hukuki dayanak sağlar.
Yenilemelerde süre 90 güne çıktı
2026 değişikliği yalnızca ilk izni hızlandırmadı. Yenileme işlemlerinde ise kanuni süre 60 günden 90 güne çıkarıldı. Bu nedenle, çalışma oturumunun yenilenmesinde Questura’nın dosyayı sonuçlandırması için öngörülen genel süre artık 90 gündür.
Buna paralel olarak yabancı vatandaşın da yenileme başvurusunu, mevcut oturum izninin bitiminden önceki 90 günlük dönem içinde yapabilmesi öngörülmektedir. Pratik açıdan bu değişiklik önemlidir: son haftayı beklemek yerine, belgeleri önceden hazırlayıp süreci daha erken başlatmak mümkündür.
Başvuru sürerken çalışma hakkı neden önemlidir?
Oturum izninin süresi dolmuş olsa bile yenileme başvurusu zamanında yapılmışsa, başvuru makbuzu kişinin hukuki durumunu belgeleyen temel evraktır. Özellikle çalışma ilişkilerinde işverenlerin yalnızca kartın üzerindeki son kullanma tarihine bakarak “artık çalışamazsın” sonucuna varmaması gerekir.
Başvurunun usulüne uygun şekilde yapılmış olması, yabancı çalışanın sürecin sonuçlanmasını beklerken hukuken korunması açısından belirleyicidir. Bu nedenle posta makbuzu, Questura randevu belgesi, eski oturum kartı, pasaport ve çalışma sözleşmesi birlikte saklanmalıdır.
İşveren artık süreci yabancı çalışandan gizleyemez
Yeni düzenleme işverene de açık bir yükümlülük getiriyor. İşveren, nulla osta süreciyle ilgili olarak idareden aldığı bildirimleri yabancı çalışana gecikmeden iletmek zorundadır. Bu yükümlülük, özellikle başvurunun eksik belge, ret riski veya başka bir idari sorun nedeniyle ilerlemediği durumlarda önem taşır.
Uygulamada yabancı işçilerin bazen başvurunun hangi aşamada olduğunu bilmeden aylarca beklediği görülmektedir. 2026 reformu, sürecin yalnızca işveren ile idare arasında yürütülen kapalı bir işlem olmamasını, yabancı çalışanın da kendi dosyasının durumundan haberdar edilmesini güçlendirmektedir.
Her çalışma hakkı veren oturum “tek çalışma izni” değildir
Burada önemli bir ayrım vardır. İtalya’da çalışma hakkı veren her oturum izni “permesso unico lavoro” sayılmaz. Örneğin serbest çalışma, yatırımcı vizesi, dijital göçebe ve uzaktan çalışan izinleri, bazı şirket içi transferler, eğitim ve öğrenci izinleri, özel koruma, bazı sağlık ve sosyal koruma izinleri ile aile veya farklı özel statülere dayanan bazı oturum türleri bu özel sistemin dışında kalabilir.
Bu nedenle bir oturum kartının çalışma hakkı verip vermediği ile “tek çalışma izni” rejimine tabi olup olmadığı aynı soru değildir. Her dosya, izin türüne ve başvurunun hukuki dayanağına göre ayrı değerlendirilmelidir.
Türk vatandaşları açısından pratik sonuç
Türkiye’den İtalya’ya iş sözleşmesiyle gelmeyi planlayan veya hâlihazırda İtalya’da çalışma oturumunu yenilemekte olan kişiler için 2026 değişikliklerinin üç pratik sonucu vardır: ilk çalışma izninin verilmesinde 30 günlük kanuni süre, yenileme işlemlerinde 90 günlük süre ve işverenin nulla osta sürecine ilişkin bildirimleri yabancı çalışana iletme zorunluluğu.
Bu kurallar, idarenin her zaman tam olarak bu sürelerde işlem yapacağı anlamına gelmez. Ancak gecikme veya iletişimsizlik halinde başvuru sahibinin elindeki hukuki araçları güçlendirir. Özellikle uzun süre cevap alınamayan Questura veya Sportello Unico dosyalarında, yazılı ve belgeli bir takip süreci önem taşır.
Sonuç olarak, 2026 reformu çalışma amacıyla İtalya’da bulunan yabancılar için yalnızca teknik bir değişiklik değildir. Sürelerin kanunda açıkça belirlenmesi, yabancı çalışanın dosyasını takip etmesini, gecikmelere karşı haklarını kullanmasını ve işverenle idare arasındaki süreçten haberdar olmasını kolaylaştıran somut bir güvencedir.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento