İtalya’da geçerli bir oturum izninin sona erme tarihinin iş sözleşmesinden daha erken olması, tek başına yabancı bir adayın işe alınmaması veya sözleşmesinin daha kısa tutulması için yeterli değildir. Milano İş Mahkemesinin 15 Ocak 2026 tarihli ve 144 sayılı kararı, bu konuda işverenlerin ve yabancı çalışanların dikkat etmesi gereken önemli bir sınır çizmiştir.
Oturum kartının tarihi ile iş sözleşmesinin süresi aynı değildir
Oturum izninin sona erme tarihi ile iş sözleşmesinin süresi aynı şey değildir. Çalışan başvuru anında ve çalışma süresince yasal oturum koşullarını sağlıyorsa, yalnızca kartın üzerinde yazılı sona erme tarihine bakılarak iş fırsatından dışlanması hukuka aykırı bir ayrımcılık oluşturabilir.
Mahkeme, oturum izninin kalan süresi iş sözleşmesinden daha kısa olan üçüncü ülke vatandaşlarını otomatik olarak işe almayan ya da sözleşme süresini oturum kartının sona erme tarihine kadar kısaltan bir uygulamayı incelemiştir. İşveren tarafı, iznin ileride sona erecek olmasını ve olası cezai sorumluluk riskini gerekçe göstermiştir. Ancak mahkeme, işverenin yasal oturum durumunu kontrol etme yükümlülüğü ile yabancı çalışanı daha baştan dezavantajlı duruma sokan genel bir uygulama arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Yenileme makbuzu ne zaman önem kazanır?
Özellikle, oturum izninin süresi henüz dolmamışken ve yenileme başvurusunun yapılması için fiilen erken bir aşamadayken, adaydan gelecekteki yenilemeye ilişkin posta makbuzu veya Questura belgesi istenmesi ve bu belge yoksa işe alınmaması hukuken sorunlu olabilir.
İtalya Göç Kanunu’nun 5. maddesinin 9-bis fıkrası, oturum izninin verilmesi, yenilenmesi veya dönüştürülmesi için başvuru yapılmış olduğu sürece, başvuruyu kanıtlayan makbuzun yabancının yasal durumunu göstermede temel belge olduğunu kabul eder. Başvuru değerlendirilirken, ilgili izin türü çalışmaya imkân veriyorsa çalışma faaliyeti de kural olarak devam edebilir. Bu koruma, başvurunun reddedilmesi ve ret kararının hukuken etkili hale gelmesi durumunda sona erebilir.
Bu nedenle işveren açısından doğru kontrol, yalnızca oturum kartının üzerindeki tarihe bakmak değildir. İznin halen geçerli olup olmadığı, yenileme veya dönüşüm başvurusu yapılıp yapılmadığı ve başvuru makbuzunun bulunup bulunmadığı somut aşamaya göre değerlendirilmelidir.
Çalışan açısından pratik sonuç
Yabancı çalışan açısından da pratik sonuç açıktır. Bir iş görüşmesinde veya işe giriş sürecinde yalnızca oturum izninin birkaç ay sonra sona ereceği gerekçesiyle reddedilmek, özellikle İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşı adaylara uygulanmayan ek bir engel yaratıyorsa, hukuki incelemeye konu olabilir. Aynı şekilde, iş sözleşmesinin yalnızca oturum kartının sona erme tarihine kadar yapılabileceği yönünde otomatik bir kural yoktur.
Çalışanın yapması gereken, oturum izninin yenilenmesi gereken aşamaya gelindiğinde başvuruyu süresinde yapmak, başvuru makbuzunu dikkatle saklamak ve işverene gerektiğinde bu belgeyi ibraz etmektir. İşveren ise çalışanı yalnızca belgenin yaklaşan sona erme tarihine dayanarak dışlamak yerine, gerçek ve güncel yasal durumu kontrol etmelidir.
Milano İş Mahkemesinin 2026 tarihli kararı, oturum hukukunun çalışma hayatındaki etkisini önemli ölçüde netleştirmektedir: yabancı çalışanların idari işlemlerinin varlığı, iş piyasasına erişimde otomatik bir dezavantaj yaratmak için kullanılamaz. Yasal oturumun devam ettiği veya yenileme başvurusu ile korunduğu durumlarda, iş ilişkisi de yalnızca bürokratik kart tarihine indirgenemez.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati in materia di Immigrazione
Lobbista registrato presso il Registro per la Trasparenza dell’Unione europea n. 280782895721-36 in materia di Migrazione e Asilo
ORCID: 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento