Başlık: İtalya: Mahkeme, idari eksiklik gerekçesiyle oturma izni yenileme reddini iptal etti
İtalya’nın Marche Bölgesi İdare Mahkemesi tarafından verilen son karar, göç hukuku alanında çalışanlar açısından önemli bir mesaj veriyor: idari formaliteler, hukuken düzenli bir durumun özünü gölgede bırakamaz.
2 Nisan 2026 tarihli ve genel kayıt numarası 454/2025 olan kararda, mahkeme, bir yabancı işçinin oturma izni yenileme talebinin reddine ilişkin kararı iptal etti. Söz konusu işçi, yabancı bir şirket tarafından görevlendirilmiş olup İtalya’da yasal olarak çalışmaktaydı.
Olay, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan bir işçinin, yüksek nitelikli bir iş kapsamında İtalya’ya giriş yapması ve zamanla iş ilişkisinin kalıcı hale gelerek belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesiyle ilgilidir. Bu durum, işçinin İtalyan iş piyasasına güçlü bir şekilde entegre olduğunu göstermektedir.
Buna rağmen idare, oturma izni yenileme talebini yalnızca şekli bir gerekçeye dayanarak reddetmiştir: Göç için Tek Durak Ofisi tarafından verilen çalışma izninin uzatılmamış olması.
Mahkeme ise farklı bir yaklaşım benimsemiştir.
İdare hukukunun temel ilkelerine dayanan kararında mahkeme, bu reddin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Eksik olan belgenin işçinin kontrolü dışında olduğu ve ayrıca idari sistem içinde temin edilebileceği vurgulanmıştır.
Daha da önemlisi, işçinin durumu esas itibarıyla tamamen düzenlidir. Aynı işverenle kesintisiz çalışmış, belirsiz süreli sözleşmeye sahip olmuş, beş yıllık azami görevlendirme süresini aşmamış ve kamu düzeni veya güvenlik açısından herhangi bir risk oluşturmamıştır.
Bu çerçevede mahkeme, esaslı şartların mevcut olduğu durumlarda idarenin şekli eksikliklere dayanamayacağını açıkça ifade etmiştir. Karar ayrıca, kamu makamlarının işbirliği ve idari etkinlik ilkelerine uygun hareket etme yükümlülüğünü de vurgulamaktadır.
Karar, idari yargılamalarda sıkça karşılaşılan bir başka meseleye de değinmektedir.
Yargılama sırasında idare, işçinin niteliklerine ilişkin yeni gerekçeler ileri sürerek reddi savunmaya çalışmıştır. Mahkeme bu yaklaşımı kesin bir şekilde reddetmiş ve idari işlemin hukuka uygunluğunun yalnızca ilk gerekçeye göre değerlendirilebileceğini, sonradan gerekçe eklenemeyeceğini belirtmiştir.
Sonuç olarak, dava kabul edilmiş, idari işlem iptal edilmiş ve idareye oturma iznini verme yükümlülüğü getirilmiştir.
Bu kararın daha geniş etkileri olabilir.
Göç hukukunda, şekilden ziyade esasın öncelikli olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Ayrıca idari gecikmelerin veya eksikliklerin bireylerin aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.calameo.com/books/008079775c3fae5c6fc91
Avv. Fabio Loscerbo
https://orcid.org/0009-0004-7030-0428
Nessun commento:
Posta un commento