İtalya’da yaşayan bir İtalyan veya Avrupa Birliği vatandaşının Türk vatandaşı eşi ya da yakın aile üyesi, kalıcı olarak aile birleşimi amacıyla İtalya’ya taşınmak istiyorsa kısa süreli turistik vize ile uzun süreli yerleşme prosedürünü birbirinden ayırmalıdır. 1 Haziran 2024’ten beri kalıcı aile birleşimi için temel giriş aracı, aile nedenleriyle verilen ulusal D tipi vizedir. Bu prosedürün en önemli avantajlarından biri, klasik aile birleşiminden farklı olarak Sportello Unico per l’Immigrazione tarafından verilen bir “nulla osta”nın kural olarak aranmamasıdır.
Kimler bu aile vizesinden yararlanabilir?
İtalya’daki düzenleme, Avrupa Birliği vatandaşlarının serbest dolaşım hakkını düzenleyen 2004/38/CE sayılı Direktifin İtalya’daki uygulaması olan 6 Şubat 2007 tarihli ve 30 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanır. Kanunun 2. maddesi bakımından çekirdek aile üyeleri; eş, üye devlet mevzuatına göre tescilli partner, 21 yaşından küçük veya bakmakla yükümlü olunan doğrudan altsoy ile bakmakla yükümlü olunan doğrudan üstsoydur. Eşin veya kayıtlı partnerin aynı nitelikteki altsoy ve üstsoyu da belirli koşullarda kapsama girebilir.
Bu nedenle, Türkiye’de yaşayan bir Türk vatandaşının İtalya’da yerleşik İtalyan vatandaşı eşiyle birlikte yaşamak üzere İtalya’ya taşınması, klasik olarak bu prosedürün en sık görülen örneklerinden biridir. Aynı şekilde, şartları varsa çocuklar ve bakmakla yükümlü olunan anne-babalar için de bu yol kullanılabilir. Ancak özellikle 21 yaşını aşmış çocuklarda ve üstsoy bakımından “bakmakla yükümlü olma” koşulu ayrıca ispatlanmalıdır; yalnızca akrabalık bağının bulunması her durumda yeterli değildir.
Turistik vize ile kalıcı aile birleşimi aynı şey değildir
1 Haziran 2024’ten itibaren, İtalya’da kalıcı olarak yaşayan İtalyan veya diğer AB vatandaşlarının yabancı aile üyeleri, İtalya’ya aile birleşimi amacıyla yerleşmek istediklerinde kısa süreli Schengen turistik/aile ziyareti vizesi yerine aile nedenleriyle ulusal D tipi vize başvurusu yapmalıdır. Kısa süreli ziyaret ile kalıcı yerleşme arasındaki bu ayrım önemlidir: üç aydan kısa bir aile ziyareti başka bir hukuki rejime tabiyken, İtalya’da sürekli yaşam kurma amacı ulusal vize ve sonrasında oturum prosedürünü gerektirir.
Ulusal aile vizesi uzun süreli yerleşmeye yöneliktir, çok girişli olarak düzenlenebilir ve uygulamada 365 günlük geçerlilik süresi öngörülür. Bu vize, hak sahibi aile üyeleri bakımından ücretsizdir. Bu nedenle genel ulusal D vizesi için geçerli olan standart konsolosluk harcı, aile üyesinin Avrupa Birliği hukukundan kaynaklanan kolaylaştırılmış rejime girdiği durumlarda aynı şekilde uygulanmaz.
“Nulla osta” gerekli mi?
İtalyan veya AB vatandaşının aile üyesi olarak yapılan bu başvuruda, yabancı bir vatandaşın yabancı aile üyesini klasik aile birleşimi yoluyla İtalya’ya getirmesinde kullanılan Sportello Unico per l’Immigrazione nulla ostası kural olarak aranmaz. Bunun yerine konsolosluk makamı aile bağını ve başvurucunun ilgili hukuki kategoriye girip girmediğini doğrudan inceler.
Başvuruda özellikle geçerli pasaport, aile bağını kanıtlayan medeni hâl belgeleri ve İtalya’daki İtalyan veya AB vatandaşının aile birliğini İtalya’da gerçekleştirme iradesini gösteren belgeler önem taşır. Yabancı ülkede düzenlenen medeni hâl belgelerinin İtalya’da kullanılabilmesi için somut belge türüne göre apostil, tercüme veya başka bir doğrulama işlemi gerekebilir. Türkiye’den yapılan başvurularda bu nokta başvurudan önce dikkatle kontrol edilmelidir.
Türkiye’den başvuru yaparken yetkili temsilcilik
Başvuru, Türkiye’de ikamet edilen yere göre yetkili İtalyan diplomatik veya konsolosluk temsilciliğine yapılır. Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu kendi konsolosluk çevreleri için ayrı yetkiye sahiptir. Özellikle İtalyan, AB/AEA veya İsviçre vatandaşı aile üyelerinin başvuruları bakımından temsilcilikler, olağan vize başvurularından farklı randevu veya doğrudan başvuru kanalları öngörebilmektedir. Bu nedenle başvurudan hemen önce ikamet edilen ile göre yetkili temsilciliğin güncel talimatlarının kontrol edilmesi gerekir.
Ayrıca 11 Ocak 2025’ten itibaren ulusal D tipi vize başvurularında da parmak izi alınması genel kural hâline gelmiştir. Dolayısıyla daha önce yalnızca kısa süreli Schengen vizesi başvurularında karşılaşılan biyometrik işlem, bugün uzun süreli aile vizesi başvurusunda da gündeme gelebilir.
İtalya’ya girişten sonra hangi oturum belgesi alınır?
Vize, prosedürün son aşaması değildir. İtalya’ya girişten sonra aile üyesinin kendi durumuna uygun oturum belgesini talep etmesi gerekir. Burada sponsor olan kişinin İtalyan vatandaşı mı yoksa başka bir AB vatandaşı mı olduğu ve İtalyan vatandaşının Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım hakkını kullanıp kullanmadığı önem taşıyabilir.
Özellikle Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım hakkını kullanmamış bir İtalyan vatandaşının yabancı aile üyesi bakımından, 30/2007 sayılı düzenlemenin 23. maddesinin 1-bis fıkrası beş yıl geçerli aile nedenli oturum izni öngörmektedir. Bu izin süresi sonunda yenilenebilir ve kanundaki şartlar çerçevesinde çalışma amaçlı oturum iznine dönüştürülebilir. Buna karşılık başka bir AB vatandaşının veya serbest dolaşım hakkını kullanmış bir İtalyan vatandaşının aile üyesi bakımından Avrupa Birliği vatandaşlarının aile üyelerine özgü oturum kartı rejimi uygulanabilir.
Bu oturum hakkı çalışma hakkı da sağlar mı?
Aile birliği amacıyla verilen oturum statüsü yalnızca İtalya’da bulunma hakkından ibaret değildir. Aile nedenli oturum izni genel olarak çalışma hakkı da sağlar. Bu nedenle Türk vatandaşı eşin İtalya’ya yerleştikten sonra ayrıca bağımsız bir çalışma vizesi veya Decreto Flussi kotası elde etmesi gerekmez. Ancak fiilen işe başlama aşamasında oturum başvurusunun yapıldığını gösteren belge, vergi numarası ve iş ilişkisinin türüne göre gereken diğer idari belgeler ayrıca önem taşır.
En sık yapılan hata: yanlış vize türüyle yerleşmeye çalışmak
Uygulamada sorunların önemli bir bölümü, kısa süreli aile ziyareti ile gerçek aile birleşiminin birbirine karıştırılmasından doğar. Bir kişi İtalya’ya yalnızca birkaç haftalık ziyaret için gidiyorsa kısa süreli Schengen rejimi gündeme gelebilir. Buna karşılık amaç İtalya’da eşle birlikte sürekli yaşamak, ikamet kaydı yaptırmak, çalışmak ve aile hayatının merkezini İtalya’ya taşımak ise baştan doğru uzun süreli aile vizesi prosedürünün seçilmesi gerekir.
Aile bağının mevcut olması da tek başına her dosyanın otomatik olarak olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez. Belgelerin gerçekliği, aile ilişkisinin hukuki niteliği, bakmakla yükümlülük şartı gereken kişiler bakımından ekonomik bağımlılığın ispatı ve kamu düzenine ilişkin istisnai sınırlamalar somut olayda incelenebilir. Buna karşılık idarenin bu alandaki değerlendirmesi sınırsız değildir; aile birliği ve Avrupa Birliği hukukundan kaynaklanan serbest dolaşım hakları etkili biçimde korunmak zorundadır.
Türkiye’den İtalya’ya aile yanında kalıcı olarak yerleşmek isteyenler açısından temel mesele, “bir vize alıp İtalya’ya gitmek” değil, baştan itibaren doğru hukuki statüyü seçmektir. İtalyan veya AB vatandaşıyla aile bağı bulunan kişiler için ulusal aile vizesi, klasik yabancı-yabancı aile birleşiminden farklı ve çoğu durumda daha kolaylaştırılmış bir sistemdir; ancak girişten sonraki oturum işlemlerinin de süresi içinde ve doğru hukuki dayanakla tamamlanması gerekir.
Avv. Fabio Loscerbo
Avvocato Cassazionista
Iscritto nel Registro dei rappresentanti di interessi della Camera dei deputati – materia: Immigrazione
Registro per la Trasparenza UE n. 280782895721-36 – Migrazione e Asilo
ORCID 0009-0004-7030-0428
Articolo redatto con l’ausilio di strumenti di AI, sotto la direzione, revisione e responsabilità editoriale dell’autore.
Nessun commento:
Posta un commento